6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/4410 E. , 2014/5362 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2013/648-2014/64
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 01.01.2013 tarihinde başlayan dönem için brüt 591,66 TL olarak ödenen kira parasının 793,75 TL olarak tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne denilerek kira parasının 591,66 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca kira parasının tespitine karar verilirken öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hâkimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan hak ve nesafet ilkesine göre belirlenen kira parasının ekonomik kıstaslar uyarınca hesaplanan kira parasından daha düşük olmaması gerekir.
Davacı vekili aynı iş merkezinde bulunan 2 adet büroya ait kira sözleşmelerini emsal olarak bildirmiş, mahkemece talimat yoluyla yapılan keşifte emsal olarak bu 2 büronun gezilmediği gibi bilirkişilerce de sunulan kira sözleşmelerinin emsal olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hakkında hiçbir açıklama yapılmamıştır. Bu haliyle karara esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece yeniden bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.