Esas No
E. 2013/15488
Karar No
K. 2014/6477
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2013/15488 E.  ,  2014/6477 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 11/09/2013

NUMARASI : 2013/75-2013/954

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait arsada 01/07/2006 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, kira bedelinin emsal kiralara göre düşük kaldığını belirterek 01/07/2012 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin brüt 6.250 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taşınmazın arsa niteliğinde kiraya verildiği, arsa üzerinde yapılacak tesis konusunda taraflar arasındaki sözleşmede hiçbir kayıt bulunmadığı, bu nedenle arsa olarak kiraya verilen taşınmazın üzerine kiracı tarafından bina yapılmış olmasının kiralama vasfının değişmeyeceği, musakkaf olmayan taşınmazlar hakkında kira tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerinin mi yoksa konut ve çatılı iş yeri kiralarına ilişkin hükümlerinin mi uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; kira parası, Borçlar Kanunu'nun 248. (TBK 299) maddesinde yer alan, kira akdinin esaslı unsurlarındandır. Yine, kiralanan taşınmazın, niteliği itibarı ile 6570 sayılı Yasanın uygulama alanı içinde bulunması durumunda (TBK konut ve çatılı işyeri kirası) asıl olan, kira müddetinin sonunda da kira akdinin devam etmesidir. Ancak, kira parasına ilişkin olarak, tarafların ihtilafa düşmeleri halinde sözleşmede doğan bu boşluk, 18/11/1964 tarih 2/4 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı uyarınca hakim tarafından doldurulur. Borçlar Kanununa tabi olan yerlerde ise, akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz etme olanağı yoktur. Ortada devam ettiğinden söz edilebilecek bir kira akdi bulunmadığına göre musakkaf olmayan kiralananlara yönelik açılan kira tespit davasında görev genel kurala göre belirlenir. Mahkemece taşınmazın konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olmadığı kabul edildiği halde Hukuk Genel Kurulunun ilgili kararında da belirtildiği üzere davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.