6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/1974 E. , 2014/13385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2012/1680-2013/1869
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava “hukuki ayıp” sebebiyle kullanılamayan taşınmaz için ödenen kira bedeli ile sözleşmenin feshi gerekçesiyle nakde çevrildiği için ödemek zorunda kalınan teminat bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte iadesi, karşı dava ise, ödenmeyen kira alacağının AATUHK. Md. 51'de belirtilen gecikme zammı uygulanarak yasal faizle birlikte tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl Davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 50.307,90 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
HMK.nun 297/2.maddesi (HUMK.nun 388/son) gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen harç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, asıl ve birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması, her bir dava yönünden kurulan hükümde de o dava ile ilgili yargılama gideri ve vekalet ücretinin ayrı ayrı hüküm kısmında gösterilmesi gerekir. Somut olayda asıl ve birleşen dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. Bu hali ile verilen karar HMK.nun 297/2. (HUMK.nun 388/son) maddesine uygun olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; Karşı dava yönünden talep edilen gecikme zammı isteği üzerinde olumlu olumsuz karar verilmemiş olması ve asıl davanın reddine karar verildiği halde davalı-karşı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.