Esas No
E. 2014/11986
Karar No
K. 2014/13475
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2014/11986 E.  ,  2014/13475 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Muğla İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 25/06/2014

NUMARASI : 2013/320-2014/175

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı F.. Ö.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, ödenmediği iddia olunan kira borcu nedeniyle davalı kiracı ve kefil aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece tahliye davasının reddine, her iki borçlu davalılar yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalılardan kefil F.. Ö.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.11.2012 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı tarafından 28.08.2013 tarihinde başlatılan icra takibinde ödenmeyen Mayıs 2013 ile Ağustos 2013 ayları arası kira parası toplamı 16.000 TL'nin tahsili istenilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu kefil süresinde takibe itiraz etmiştir. Kira sözleşmesi davacı kiraya veren ile davalı kiracı şirket arasında düzenlenmiş, bu sözleşmeyi F.. Ö.. kefil olarak imzalamıştır. Sözleşmenin özel şartlar 18. maddesinde ''Kefilin kefaleti müşterek ve müteselsil olup, kefil kontratın ilk yapıldığındaki kira dönemi ve belirlenen süre için kefaletin mevcudiyetinin devamını beyan ve imzası ile kabul ve taahhüt eder'' düzenlemesi bulunmaktadır.

Ne var ki 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesinde ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz'' düzenlemesi bulunmakta olup, bu yasa hükmüne göre kefaletin geçerli olması için kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla ve bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu öngörmüştür. Dayanak kira sözleşmesinde ise düzenlemeye uygun bir kefaletin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. O halde kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı gözetilerek davanın davalı kefil F.. Ö.. yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı F.. Ö..'nın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın davalı F.. Ö.. yönünden itirazın kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.