6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/16094 E. , 2014/8295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/09/2013
NUMARASI : 2012/338-2013/367
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin feshedilmesi ve kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiralananların iade edilmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL alacağın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Davadaki uyuşmazlık da, davalının 26.07.2011 tarihli kira sözleşmesi ve 25.08.2011 tarihli ek sözleşme gereğince kira sözleşmesinin feshedilmesi ve kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiralananların iade edilmesi ve kiralananların nakli için gereken bedelden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin tahsiline ilişkin olup, dava 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra 28.11.2012 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açılmıştır. Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli sulh hukuk mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir