20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davadışı ... Ltd. şirketinden ithal etmiş olduğu toplamda 76.500,00 USD değerindeki malları satın aldığını, 22.12.2017 tarihinde bu malların satım alımına ilişkin anlaştıklarını, müvekkili şirket ile davalı ... Ltd.Şti. arasında akdedilen sözleşme ile davalı ... müvekkil şirket adına ithal malların tahmil, tahliye, teslim işlemleri yapmaya, eşyayı sevk ve nakle, tüm gümrük işlemlerini yapmaya yetkili kılındığını, ithal edilen ürünler gümrük aşamasında 21.02.2018 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğü'ne gümrük vergileri, nakliye bedeli, sigorta bedeli, gümrük müşavirliği hizmet bedeli, ardiye ve diğer ücretlerin tamamı müvekkili şirket hesabından karşılanarak davalı ... tarafından ödendiğini, ithal edilen ürünlerin davalı ... tarafından müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bunun üzerine davalı ... şirketine keşide edilen ... Noterliği'nin 26.04.2018 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarname ile söz konusu malların müvekkili şirkete teslim edilmediği, malların hakkında hakkında bilgi verilmediği, bu mallara ilişkin bilgi ve belgelerin müvekkili şirkete ivedi bir şekilde iletilmesi gerektiği, oluşacak maddi zararlara ilişkin her türlü yasal yola müracaat edileceği hususlarının ihtar edildiğini, davalı ... tarafından ... .Noterliği 07.05.2018 Tarih ve ... Yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile söz konusu malların müvekkil şirket yetkilisi ... ...'ye teslim edildiğinin bildirildiğini, ancak söz konusu malların ... ...'ye teslim edildiğine ilişkin belgeler tüm taleplerine rağmen müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davalı ... ... bu durumda müvekkili şirkete ait malları temsil yetkilisi olmamasına rağmen teslim alarak ve sonrasında aradan uzun bir süre geçmesine rağmen müvekkili şirkete teslim etmeyerek büyük bir maddi zarara sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zararlardan davalı ... ve davalı ... kusurlu ve kötü niyetli eylemlerinden kaynaklı olarak sorumlu olduğunu iddia ederek; müvekkili şirketin uğradığı zararın tespiti ile şimdilik 10.000 TL'nin işlemiş ve işleyecek faiziyle davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Ltd. Şti. müşterilerine gümrük işlemleri hizmeti verdiğini, davacı şirketin ithalat-ihracat yapan bir şirket olarak işlerinin yürütülmesi amacıyla, müvekkili şirkete 08.01.2008 takip eden süre de 31/01/2017 tarihli vekâletname verdiğini, davaya esas olan konuda davacı şirket; yurt dışından yapılacak ithalatla ilgili olarak, malın Tayvan'dan alınarak Türkiye' ye getirilmesi talimatı üzerine, müvekkili şirket orada bulunan nakliyeci firma ile sağladığı mutabakat sonucu malların gemiye yüklendiğini ve m06.02.2018 tarihinde ...
Gümrük Müdürlüğüne geldiğinin bildirildiğini, bunun üzerine davacıya “Mal Geliş İhbarnamesi” gönderildiğini, Gümrük işlemleri ile ilgili olarak istenen meblağın şirket tarafından müvekkil hesabına havalesi sonucunda da işlemler tamamlanmasına müteakiben de belge asıllarının birerer sureti, Gümrük İdaresince; şirket kaşesi altında imzası alınmak suretiyle şirketin yetkilisi olan ... ...' ye teslim edildiğini, ithal edilen mal limanda nakliye işiyle iştigal eden firmanın arabası ile şirketin fabrikasına gönderildiğini, şirket yetkilisi tarafından mal teslim alındığını, nakliye bedeli de yine şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirketin vekil eden davacının iradesine ve yararına hareket ettiğini, üstlendiği işi başından sonuna kadar özenle müvekkili yararına takip ve intaç ettiğini, yapılan işlemlerde kendisine bir kusur izafe edilemeyeceğini savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ithalat ve ihracat işlemleri uzun yıllardır müvekkili ... ... tarafından davacı şirketin yetkilisi olarak tek başına yapıldığını, müvekkili ... ...'nin diğer davalı ... Şti'ne tek başına ... Şt'ni temsilen verdiği 2008 tarihli vekaletname ile sabit olduğunu, dosya içeriğinde bulunan banka dekontundan görüleceği üzere 63.000-TL diğer davalı ... Şti hesabına ödeme kaydediliğini, bunun üzerine mallar gümrükte nakliye firmasına teslim edilerek davacı şirketin adresine gönderildiğini ve davacı şirket adresinde her zamanki gibi davacı şirketi temsilen müvekkili ... ... tarafından teslim alındığını, bu doğrultu da davacı şirket tarafından söz konusu malların akibetini bilmediğinin yönündeki iddiaların kabulü mümkün olmadığını, söz konusu mallara ilişkin gümrük ödemesi bizzat davacı şirket resmi hesabından yapılmış olup akabinde davacı şirketin adresine nakliye firması tarafından teslim edildiğini, malların teslim edildiği tarihte davacı şirketin kayyum tarafından yönetildiği iddiaları yerinde olmadığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/ ... esas sayılı dosyasında 21.02.2018 tarihinde şirkete resmi olarak atanan bir kayyum bulunmadığını,davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olarak davacı şirket adına ithalat ve ihracat işlemlerini yürütmüş olan müvekkiline davacı şirket adına ithal edilen malları teslim aldığı iddiası ile sorumluluk atfedilmeye çalışılması hukuken mümkün olmadığını savunarak; davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesi hukuken mümkün olmadığından harcın tamamlattırılması mümkün olmadığı takdirde esasa girilmeden usulden reddine, davalı müvekkile husumet yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığından husumet yokluğu nedeni ile esasa girilmeden usulden reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Noterliği'nin 26.04.2018 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... Noterliği 07.05.2018 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyası, ödeme dekontları, ... Noterliği'nin 16.01.2018 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Gümrük beyannameleri, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyası, ... İflas Müdürlüğünün 2020/... İflas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı şirket ile davalı ... Ltd Şti arasında düzenlenen vekalet sözleşmesi gereğince yurtdışından ithal edilen malların davacı şirkete teslim edilip edilmediği ve davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı şirketten ithal etmiş olduğu malların gümrük sahasına getirilmesi ve teslimine ilişkin olarak müvekkili şirket ile davalı ... Ltd Şti arasında sözleşme bulunduğunu, söz konusu malların gümrük sahasına geldiğini, gümrük beyannamesi ile beyan edildiğini, ödemelerinin müvekkili hesabından yapıldığını ancak ithal edilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı ... Ltd Şti tarafından malların ... ...'ye teslim edildiği belirtilse de ... ...'nin davacı şirketi temsile tek başına yetkili olmadığı, müvekkili şirkete 12/02/2018 tarihinde yönetim kayyumu atandığını, ... ... tarafından malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, malların müvekkili şirkete teslim edilmemesinden kaynaklı olarak davalıların sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 10.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ithalat ve ihracat işlemlerinin uzun yıllardır müvekkili şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin davacı şirketin hissesine sahip ortak ve yetkilisi olduğunu, 2008 yılından beri davalı ... Ltd Şti tarafından vekalet ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin davalı ... Ltd Şti'ne verilen vekaletnamesinin bulunduğunu, malların davacı şirketin fabrika adresinde teslim alındığını, malların teslim alındığı tarihte şirketin kayyum tarafından yönetilmediğini, söz konusu davanın diğer ortak ... tarafından müvekkiline zarar verme kastı ile açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının müvekkiline 2017 yılında vekaletname verdiğini, yurtdışından yapılan ithalat ile malın Türkiye'ye getirildiğini, davacıya mal geliş ihbarnamesinin gönderildiğini, gümrük işlemlerine ilişkin ödemenin davacı şirket tarafından yapıldığını ve malların ve belge asıllarının davacı şirket yetkilisi ... ...'ye teslim edildiğini bu nedenle vekalet ilişkisine aykırı bir durumun olmadığını, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd Şti vekili yetki itirazında bulunmuşsa da diğer davalı ... ...'nin adresi ve sözleşmeden kaynaklı alacak olması nedeniyle davacı şirketin adresi itibariyle Mahkememizin yetki alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla davalı ... Ltd Şti vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalıların davanın kısmı olarak açılamayacağına ilişkin itirazının davacının zarar miktarının dava açarken belli olmaması yargılama aşamasında zarar miktarının varsa belli olacağı anlaşıldığından reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/...
E. Sayılı dosyasında12/02/2018 tarihinde davacı şirkete yönetim kayyumu olarak Prof.
Dr. ...'nın tayin edildiği, söz konusu kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 19/03/2018 tarihinde ilan edildiği anlaşılmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E. 2020/...
K. Sayılı ilamı ile davacı şirketin 24/12/2020 tarihi 15:20 itibariyle iflasına karar verildiği, ...
İflas Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyasında davacı şirketin iflas işlemlerinin yürütüldüğü, iflasın basit tasfiye usulü ile yürütüldüğü, iflasın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2022/ ... E. 2023/ ...
K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve iflas kararının 25/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir. (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir. ... İflas Müdürlüğü tarafından iflasın basit tasfiye usulü ile yürütüldüğü, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı, davayı iflas müdürlüğünün takip ettiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... Ltd Şti tarafından davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından ... Noterliğinin 31/01/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı süresiz vekaletnamesi ile davacı adına ithalat, ihracat, gümrük işlemlerinin yerine getirildiği, dava konusu edilen malların yine söz konusu vekaletnameye istinaden yurtdışından ithal edilerek gümrük sahasından Türkiye'ye getirildiği ve ödemelerin bizzat davacı şirket hesabından yapıldığı ve davacı şirketin adresi olan "... Mah. ... cad. No: ... " adresinde davacı şirketin ortağı, yönetim kurulu başkan yardımcısı ve bizzat davalı ... Ltd Şti'ye vekaletnameyi veren davacı şirket yetkilisi ... ...'ye 21/02/2018 tarihinde teslim edildiği, davacı tarafça şirkete yönetim kayyumu atandığı bu nedenle şirkete teslim edilmediği itirazında bulunmuşsa da .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/...
E. Sayılı dosyasında tayin edilen yönetim kayyumuna ilişkin kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 19/03/2018 tarihinde ilan edildiği, kararın ilanı ile birlikte üçüncü kişiler için hüküm ifade edeceği, teslim tarihinden sonra kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği ve davalı ... Ltd Şti tarafından davacı şirketin adresi olan "... Mah. ... cad. No: ... İstanbul" adresinde davacı şirketin ortağı, yönetim kurulu başkan yardımcısı ve bizzat davalı ... Ltd Şti'ye vekaletnameyi veren davacı şirket yetkilisi ... ...'ye malların teslim edildiği anlaşılmakla vekalet sözleşmesine aykırı bir durumun olmadığı, vekalet sözleşmesine uygun olarak davalı ... Ltd Şti'nin hizmeti yerine getirdiği anlaşılmıştır. Davalı ... ... yönünden malların teslim alındığı tarihte şirketin ortağı ve şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, bu nedenle malların teslim alınmasında hukuka aykırı bir durumun olmadığı, davacı şirket tarafından yönetim kurulu üyesi olan davalı ... ...'ye karşı TTK 553. Maddesine dayalı olarak açılmış olan yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan kaynaklı olarak dava açılmamış olduğu da gözetilerek davalı ... ...'nin de sorumluluğu bulunmadığından her iki davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 170,78-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 99,07-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re'sen iadesine,
6.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)