6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/2299 E. , 2014/12963 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/10/2013
NUMARASI : 2013/487-2013/678
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davada duruşma pulları bulunmadığından duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne,4.848 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacılar vekili,dava dilekçesinde,davalının, davacılardan O.. M.. ile düzenlenen 20.9.2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu,davalının taşınmazı tahliyesinden sonra kiralanan iş yerindeki hasar ve zarar miktarının belirlenmesi amacıyla İstanbul Anadolu 1.Sulh Mahkemesinin 2013/10D.iş sayılı tespit dosyasında hasar tespiti yapıldığını,tespit raporunda kiralanandaki hasar ve zarar miktarının 4.848 TL olarak belirlendiğini belirterek hasar ve zarar bedeli olarak 4.848 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. Mahkemece davanın kabulüne,4.848 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanun'unun 334. Maddesi uyarınca kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma nedeniyle kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiralananın kötü (hor) kullanılması nedeniyle uğradığı zarar için kiralayan, giderim isteminde bulunabilir. Hasar miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmekte olup, tek yanlı yapılan ve itiraza uğrayan delil tespitine ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Öte yandan HMK'nın 400 ve devamı maddelerine dayanılarak yaptırılan delil tespitine ilişkin bilirkişi raporları aynı kanunun 405.maddesi hükmü uyarınca asıl dava dosyasının eki sayılmakla birlikte, söz konusu raporlara karşı belirli sürede itiraz edilmemesi halinde kesinleşeceği veya aleyhine tespit yaptırılan kişi hakkında kesin delil niteliği kazanacağına dair yasal bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Bu nedenle delil tespiti yolu ile alının bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olan taraf bu itirazını hüküm verilinceye kadar mahkemeye bildirebilir. Kaldı ki tespit raporunun iddiayı ve savunmayı karşılayıp karşılamadığı, hüküm kurmaya yeterli olup olmadığını denetleme işi Hakime aittir.
Olayımızda; Taraflar arasında 20.9.2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği ve kiralanan taşınmazın tahliye edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 19.maddesinde “...kiracının kiralananı boşaltırken aldığı gibi temiz ve bakımlı olarak teslim edeceği,yapılacak boya ve badana işleminin profesyonel bir ekip tarafından aslına uygun olarak yapılacağı...” kararlaştırılmıştır. Kiralananın tahliyesini müteakip davacı tarafından 11.2.2013 tarihinde tespit yaptırıldığı ve o tespit sonucu verilen bilirkişi raporuna dayanılarak bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. . Mahkemece tespite ilişkin bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş ise de, söz konusu tespitin davalının yokluğunda yapıldığı,tespit raporunun davalıya tebliği üzerine davalı vekili tarafından tespit raporuna itiraz edilerek, tespitin gerçek durumu yansıtmadığını,ilk kiralama anında boya badana olmadığını,su basmasının davalının kiralamasından önce olduğunu,kiralama sırasında parkelerin kabarmış olduğunu öne sürmüştür. Bu durumda, tek yanlı olarak yaptırılan tespit ve bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda mümkün ise mahallinde uzman bilirkişi ya da bilirkişilerce keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak,kiralanandaki hasar durumunun ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde tespit edilerek kiralananın olağan kullanımından mı yoksa hor kullanımından mı kaynaklandığının tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmuştur. SONUÇ;Yukarıda 2 nolu bentde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA , istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.