6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/9653 E. , 2014/14600 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2013/207-2013/670
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 01/03/2013 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 4.000 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkilinin murisi H.. R.. ile yapılan 01/03/2006 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, kiralayanın ölümü ile davanın 1/4 pay sahibi haline geldiğini belirterek 01/03/2013 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 4.500 TL olarak tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmaz hakkında davacı tarafından aynı zamanda ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01/03/2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini kiralayan sıfatıyla imzalayan H.. R.'nın 18/04/2012 tarihinde öldüğü, davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu ve taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olduğu dosyaya ibraz edilen miracçılık belgesi ile tapu kaydından anlaşılmıştır. Elbirliği halindeki taşınmazda her mirasçının hakkı, o şeyin tamamına sari ve şamil olup, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin mirasçılık belgesini esas alıp, kendini belli bir payın sahibi olarak kabul etmesi ve buna dayanak kira parasının tespitini talep etmesi mümkün değildir. Bu durumda taşınmazın tamamının kira parasının tespitinin talep edildiğinin anlaşılması halinde tüm mirasçıların iştiraki sağlanarak davaya devam olunması, dava açan mirasçının kendi payına ilişkin olarak kira parasının tespitini istediğinin anlaşılması halinde ise, belirli bir payda tasarruf mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.