Esas No
E. 2022/210
Karar No
K. 2023/273
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/210
KARAR NO: 2023/273
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

(Markanın Hükümsüzlüğü)

DAVA TARİHİ: 13/09/2022
KARAR TARİHİ: 08/12/2023

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Dava konusu ----no.lu davalıya ait “-----” markası, davacıya ait “------” markasının taklit edilmesi suretiyle oluşturulmuş olduğunu, davalının davacının markasının neredeyse birebir aynısını asli unsur olarak ihtiva ettiğini, davaya konu markanın asli unsur konumundaki “-----” ibaresi, tıpkı davacının markasında olduğu gibi tüketici nezdinde en çok dikkat çeken kısmı olan başlangıcındaki harflerinde birebir şekilde ayırt edilemeyecek seviyede benzer olduğu, davacının markasının ayırt edici karakterini de zedelemekte ve markayı sulandırmakta olduğunu, bunun da ötesinde esas unsur olarak kullanıldığı, davacının marka tescillerine ve aktif kullanımlarına yakınlaşır şekilde benzer font ile oluşturularak markasını aktif olarak kullandığı ürünler üzerinde hem de benzer ambalaj tasarımlarıyla kullanıldığını, dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen ----- markası, davacının sektörel tanınmışlığı haiz -----” markasının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olup, markalarının tescilli olduğu ve ana faaliyet alanı kapsamındaki 32. sınıfta aynı ve/veya benzer mallar için kötü niyetli olarak tescil edildiği, davalının dava konusu markayı her an 3. kişilere devretme riski bulunma olduğunu, söz konusu devir karşısında, davacı şirketin ileride telafisi imkânsız zararlara maruz kalacağı ve mağdur duruma düşeceği, davacının “------” markasının Türkiye çapındaki satış rakamları ile sabit olduğu üzere bilinen bir marka olduğundan davalının ürünleri ile iltibas yaratacak düzeyde benzer tasarladığı, davalı şirkete ait ----- internet sitesi üzerinde yapılan----- Noterliği’nin ----- yevmiye no.lu ve 01.08.2022 tarihli e-tespit tutanağı sabit olduğu, davacı şirketin kalite algısından haksız şekilde faydalanmakta ve bu şekilde rakiplerinin ticarette önüne geçtiği, davalının TTK uyarınca basiretli tacir gibi davranmadığı, davacı şirketin prestij ve kazanç kaybına uğradığı, tüketiciler nezdinde geliştirdiği kalite ve güven imajını kaybetme ve/veya imajının ciddi anlamda zarar görmesi tehlikesi altında olduğu, Davada hükümsüzlüğü talep edilen ----- no.lu “ ” markasının 3. kişilere olası devrinin hüküm kesinleşinceye dek önlenmesi ve işbu hususun sicile kaydı için Türk Patent ve Marka Kurumu’na bildirilmesi, davalının tescilli “-----” ve türevi marka haklarına tecavüz eden ve haksız rekabet yaratarak bu yolla iltibas teşkil ettiği, davaya konu “-----” markasının ve bu markanın davalının marka ve ambalaj tasarımlarını taklit eder nitelikteki içecek ürünleri üzerinde kullanımlarının derhal durdurması, bu kapsamda davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş dava konusu ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine ve araçlara el koyulması ile bu ürünlerin tanıtımlarının ve satışının engellenmesi hususlarında Sınai Mülkiyet Kanunu’nun m. 159 ve devamı, Türk Ticaret Kanunu’nun m. 61 ve devamı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 ve devamı uyarınca, yargılama neticesinde verilecek hüküm kesinleşinceye kadar durdurulması ve önlenmesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati kararı verilmesi, ----- no.lu “ ” marka tescilinin SMK’nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının TÜRKPATENT nezdinde “-----” ve türevi marka tescillerinden doğan haklarına karşı meydana gelen marka tecavüzü fiilinin tespiti, durdurulması, tecavüzün giderilmesine, davalı tarafından üretilen ve satışa arz edilen dava konusu ürünlerden kaynaklı gerçekleştirilen TTK’nın 54 vd hükümleri uyarınca haksız rekabet fiillerin tespiti, men’i, ref’i ve haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz ve haksız rekabet sonuçlarının ortadan kaldırılması kapsamda davacıya ait dava konusu “------” ve türevi markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzeyen üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallerin, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü ürünün imha edilmesine, davacının marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin devamını önlemek üzere gerekli önlemlerin alınarak davacıya ait markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzeyen marka ve kompozisyonların, davalı tarafından mal veya ambalaj üzerine konulmasının yasaklanmasına, bu ürünlerin piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ilgili markaların iş evrakı ve reklamlarda kullanımı dahil her türlü kullanımının SMK’nın 7 ve 29. maddeleri ile TTK’nın 56. maddesi uyarınca yasaklanmasına, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının Türkiye’nin bütününde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere 15 gün ara ile iki kere yayınlanmasına, yargılama masrafları ve ücret-i vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi davacı tarafından talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı ----- tarafından verilen cevap dilekçesinde iltibas yaratılarak müşterilerin yanıltıldığı ve haksız rekabet iddiasının doğru olmadığını, marka üzerinde tescilleri olması sebebiyle kullanım haklarının ve tescilin kendilerine ait olduğunu, davacı tarafından itiraz süresi geçmesine rağmen yasal haklarını kullanmadıklarını, yasal itiraz haklarını yayından itibaren 3 ay içerisinde yapmadıklarını, YİDK kararı tebliğinden itibaren iki ay içerisinde dava açılmadığından, TPMK tarafından verilen karar karşı itiraz süresi içerisinde YİDK nezdinden incelenmek üzere itiraz edilmediğinden mahkemede iptal davası açılamayacağı sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiği, davalı markanın ----ve “-----” kelimelerinin birleşiminden oluşan -----” olduğu ve ----- kelimesinin ticari unvan olması sebebiyle TTK 52. Uyarınca ticaret unvanının ticaret sicil ile birlikte sicilden terkin edilinceye kadar korunması gerektiği, sadece 3 harfin benzerlik taşıdığı ve dolayısıyla iltibas koşullarının oluşmadığı, davalı ----markasının ----- kodla sadece 32 numaralı sınıfta tescil olduğu fakat davacının “----- markasının 05, 29, 30, 31 numaralarda tescilli oldığı ve dolayısıyla konu farklılığı bulunduğu, markaların müşteride bıraktığı izlenimlerin farklı olduğu, benzerlik olmadığından dolayı tanınmış davacı marka sahibi korunmaya çalışırken davalının iktisadi özgürlüğünün elinden alınmış olacağı, hükümsüzlüğü talep edilen davalı ----- markasının 2 yıldır kesintisiz kullanılmakta olduğu ve bu süreçte davacının zarara uğramamış olduğu belirtilerek bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve heyetten yeni rapor alınarak ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----tescil numaralı -----+ Şekil" markasının davacı adına ilki 1998 yılında tescil edilen----- esas unsurlu markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davacının----- ibaresi üzerinde öncelik hakkının bulunup bulunmadığı, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığı, davalının markasının kötü niyetli tescil edilip edilmediği, bu nedenlerle davalının markasının SMK'nun 25 ve 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, davalının bu markayı kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davacının----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, 06/06/2001 tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.Davalının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, 12/06/2000 tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;----tescil numaralı markasının(Emtia:29,30,32) davacı adına tescili olduğu, 11/12/2018 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.

Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı markasının(Emtia:29,30,32) davacı adına tescili olduğu, 06/05/2019 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.02.11.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda;

Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmelere istinaden -----adreslerinde yapılan incelemede davalı tarafça yapılan marka kullanımının davacının tescilli markaları ile iltibas yaratacak şekilde olduğu, aynı sınıf ve hizmette yer alan davalı tarafa ait markanın davacı markalarına benzerlik ve iltibas sebebi ile 32.sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” hükümsüzlük şartlarının oluştuğu takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaate varılmıştır. 02/11/2023 tarihli Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;

1.----- tescil numaralı----- markasının 32. Sınıfta, ---- tescil numaralı ---- markasının 32. Sınıfta,----- tescil numaralı------ şekil markasının 32. Sınıfta,---- tescil numaralı---- markasının 30. Sınıfta----- tescil numaralı ----- markasının 05 / 29 / 30 / 32. Sınıfta,---- tescil numaralı---- markasının 29 / 30 / 32. Sınıfta,---- tescil numaralı-----şekil markasının 32. Sınıfta---- tescil numaralı ---- şekil markasının 32. Sınıfta,---- tescil numaralı ----şekil markasının 32. Sınıfta, ----- tescil numaralı ----- şekil markasının 32. Sınıfta,----- tescil numaralı---- markasının 29 / 30 / 32. Sınıfta, ----- tescil numaralı ------ markasının 29 / 30 / 32. Sınıfta, ----tescil numaralı ----- markasının 29 / 30 / 32. Sınıfta, -----tescil numaralı ----markasının 29 / 30/ 32. Sınıfta, ---- tescil numaralı -----markasının 29 / 30 / 31 / 32. Sınıfta,-----tescil numaralı ---- markasının 29 / 30 / 32. Sınıfta, tescilli olduğu, Davalı adına ---- tescil numaralı ŞEKİL ----- markasının 32. Sınıfta tescilli olduğu,

2.Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı markanın davacı adına 1998 yılından bu yana koruma altında olan ----- esas unsurlu markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, SMK'nun 6/1 maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin mevcut olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede; Davalı markasında yer alan ----ibaresinin büyük yazı karakteri ile yazıldığı ve---- ibaresinin markanın genel imajında çok küçük yer işgal ettiği, Davalı markasında renk unsuru bulunmakla beraber ----ibaresinin ön planda olduğu, avalı adına tescilli markanın bir bütün olarak ve markayı oluşturan ---- ibareleri arasında tek ses farkı bulunması, ---- kelimesinin yaygın bilinen bir anlamı olmaması ve geniş halk kitleleri nezdinde davacı tarafın markası ile karıştırılmaya elverişli olması nedeniyle markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği,

3.Davacının ----- ibaresi üzerinde öncelik hakkının bulunup bulunmadığı, SMK'nun 6/3 maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin mevcut olup olmadığı Hususunda yapılan değerlendirmede;

Davacı tarafın ----- ibaresini ihdas ettiği ve 1998 den bu yana tesciller ve uzun süreli kullanım ile marka üzerinde üstün hakka ve öncelik hakkına sahip olduğu, ----- markasının seri marka olarak tescille korunan bir marka olması nedeniyle SMK /3 anlamında evleviyetle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu,

4.Davacının markasının SMK'nun 6/4 maddesi uyarınca tanınmış marka olup olmadığı, SMK'nun 6/4 maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin mevcut olup olmadığı huşunda yapılan değerlendirmede; WIPO kriterlerinin veya Yargıtay içtihatlarının öngördüğü kıstasları karşılayacak kemiyette delil sunulmadığı, TPMK nezdinde davacı markası lehinde alınmış bir tanınmışlık kararı bulunmadığı, Bu nedenle davacı adına tescilli ---- markasının Paris Sözleşmesi ve SMK 5/G ve SMK 6/4 maddeleri kapsamında tanınmış marka olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılamayacağı,

5.Davacının markasının SMK'nun 6/5 maddesi uyarınca tanınmış marka olup olmadığı, SMK'nun 6/5 maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin mevcut olup olmadığı hususunda yapılan incelemede;---- markasının davacı adına 1998 yılından bu yana tescilli olduğu ve markanın belirli emtialar bakımından bilinirliği haiz olduğu özellikle 32. Sınıfta yer alan “Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” bakımından SMK 6/5 anlamında tanınmış marka olduğu, 32. Sınıfta yer alan “Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” bakımından davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ----- markasının hükümsüz kılınabileceği,

6.Davalının markasının kötü niyetli tescil edilip edilmediği, SMK'nun 6/9 maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin mevcut olup olmadığı hususunda yapılan incelemede;

Davacı taraf markasının 1998 yılından bu yana tescillere konu edilmesi, markanın ciddi şekilde kullanılıyor olması ve geniş halk kitlelerine hitap eden mecralarda marka ile ilgili bilgilerin kamuya sunulmuş olması ve dalanın davacı markalarını bilebilecek durumda nedeniyle davalı markasının SMK 6/9 anlamında hükümsüzlüğünün istenebileceği,7. SMK'nun 6/6 maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin mevcut olup olmadığı hususunda yapılan incelemede; davacı tarafın ticaret unvanında esaslı unsurun----- olduğu, davalı markasında bu ibareye ilişkin hiçbir atıf bulunmadığı, tescilli marka dışında sair hakka ilişkin ispatlanabilir bir beyan bulunmadığı, bu nedenle SMK 6/6 Anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı,

8.Davalının markasını kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği hususunda yapılan incelemede; Yargıtay ----- Hukuk Dairesi 14.03.2022 tarih, ----. sayılı kararı ile, markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı SMK (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunduğu, markaların SMK kapsamında korunması sebebiyle bunların bir kez de yeni TTK’nin haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, kesinleşen bu kararın değerlendirmesinin muhterem mahkemeye ait olduğu, Davacı ----çok özgün, ayırt edilebilen ve bilinen bir tasarım olması nedeniyle salt bu nedenle haksız rekabet şartlarının oluştuğunun söylenemeyeceği," yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.

Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir

Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/3. Maddesinde " Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.

GEREKÇE

Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, meni ve refi davasıdır.Davacı tarafça adına tescilli bulunan ----tescil numaralı ---- markasına davalı tarafın adına tescilli ---- tescil numaralı------şekil" markasının kullanımı dolaysıyla davacının marka hakkına tecavüzde bulunulduğunun iddia edildiği ve yine davalı tarafın adına tescilli ---- tescil numaralı"-----şekil" markasının SMK'nın 6/1. Maddesi gereği aynı ve benzerlik dolayısıyla hükümsüz kılınması talebinde bulunulmuştur.

TPMK kayıtları incelendiğinde davacı tarafın "-----" ana unsurlu seri markaların sahibi olduğu, 5,29,30,31 ve 32. Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu,----- tescil numaralı"-----şekil" markasının 32. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu sabittir.Bu tespitten sonra davacı tarafa ait marka tescilleri, davalı adına marka tescili ve her iki tarafın ticari tescil kayıtları ve ürünleri dikkate alınarak konunun uzmanlık gerektirmesi dolayısıyla alınan bilirkişi raporlarında, davacı tescilli markaları değerlendirildiğinde 32.sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. , enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu İçecekleri.” alanında tanınmışlık sağladığı ve uzun yıllardır kullanıldığı, davalı tarafa adına tescilli ----- numaralı tescilinin;32. sınıfta yer alan: Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. Alanında tescilli olduğu her iki markanın da aynı mal ve hizmetler sınıfında tescilli oldukları, mevcut olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede; davalı markasında yer alan ----- ibaresinin büyük yazı karakteri ile yazıldığı ve ----ibaresinin markanın genel imajında çok küçük yer işgal ettiği, davalı markasında renk unsuru bulunmakla beraber----- ibaresinin ön planda olduğu, avalı adına tescilli markanın bir bütün olarak ve markayı oluşturan ----- ibareleri arasında tek ses farkı bulunması,---- kelimesinin yaygın bilinen bir anlamı olmaması ve geniş halk kitleleri nezdinde davacı tarafın markası ile karıştırılmaya elverişli olduğu, alınan raporda da belirlendiği üzere davalının ürünlerinin davacı ürünleri ile aynı çeşit ürünler olduğu, ürünler üzerinde ki marka kullanımlarının davacının markası ile şekil ve font olarak ve ağa eğik biçimde aynı şekilde kullanıldığı, bu haliyle markalar arasında iltibasın oluştuğu dikkate alınarak davacının SMK'nın 29. Maddesi gereği marka hakkına tecavüz edildiği hususunun ispat edildiği kabul edilmiş, ayrıca davalı kullanımları ve markası yönünden davacının marka tescilinin önceki tarihli tescil olduğu ve tanınmışlık sağladığı, markaların birbirine benzerlikleri dikkate alındığında SMK'nın 6/1,6/3,6/5 ve 6/9. Maddeleri gereği hükümsüzlük şartlarının da oluştuğu kabul edilerek hükümsüzlük taleplerinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir.

Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarihli---- Esas,----- Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markalarla iltibas yaratan ürünleri üretmesi ve satması eylemlerinin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,

1.Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı-----şekil markasının SMK'nın 25. Maddesi gereği HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,

2.Davacı tarafın -----unsurlu kullanımları dolaysıyla davacı adına tescilli, "-----" ana unsurlu marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE, Davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN GİDERİLMESİNE, Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait ürünlerin MUHAFAZA ALTINA ALINMALARINA,

Davacı tarafa ait dava konusu ---- ve türevi markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzeyen üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallerin, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü ürünün imha edilmesine, davacının marka haklarına tecavüzü önlemek üzere gerekli önlemlerin alınarak davacı tarafa ait markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzeyen marka ve kompozisyonların, davalı tarafından mal veya ambalaj üzerine konulmasının yasaklanmasına, bu ürünlerin piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ilgili markaların iş evrakı ve reklamlarda kullanımı dahi her türlü kullanımına SMK'nın 7 ve 29. maddeleri uyarınca yasaklanmasına,

3.Davacı tarafın haksız rekabetin tespiti taleplerinin reddine,

4.Karar kesinleştiğinde hüküm özetini Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle bir kez ilanına,

5.Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,

6.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7.Davacı vekiline kabul edilen hükümsüzlük ve markaya tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,

8.Davalı vekiline reddedilen haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

9.Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 269,25 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.361,45TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre, (%50) 6.680,72 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacının üzerinde bırakılmasına,

10.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

11.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu TTK md.52 K556 md.9 K5769 md.29 TTK md.56 K6762 md.57/5 TTK md.57/5 K6102 md.4 TTK md.55/1 TTK md.54
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog