6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/6844 E. , 2014/8571 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2013/317-2013/658
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, eski malik ile davalı arasında düzenlenmiş 01.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayalı olarak 15.02.2013 tarihinde yapmış olduğu icra takibi ile aylık 600 TL den 2012 yılı Kasım, Aralık ve 2013 yılı Ocak Şubat ayları kira alacakları toplamı 2400 TL ile 34,48 TL işlemiş yasal faiz alacağının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresi içinde icra takibine itiraz ederek alacaklıya borcu olmadığını, aralarında yapılmış bir kira sözleşmesinin bulunmadığını taraflar arasında hukuki ilişkinin olmadığını belirtmiştir. Alacaklının icra takip talebine ekli olan ihtarname incelendiğinde davacı alacaklı tarafından davalı borçluya gönderilen 21/11/2012 tarih ve 34182 nolu ihtarname ile taşınmazı 14/11/2012 tarihinde iktisap ettiğini, işleyecek aylık kira bedellerini banka hesabına ödemesini bildirdiği, ihtarnamenin davalı borçluya 24/11/2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı borçlunun icra takibine itiraz dilekçesinde icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi altındaki imzasını açık ve kesin olarak reddetmediği anlaşılmakla, borçlunun bu şekildeki itirazı borca itiraz niteliğindedir.
İİK.nun 269/2. maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzasına ve alacağın miktarına karşı çıkmadığına göre, kira ilişkisi ve takip konusu miktar kesinleşmiştir. Bu durumda alacaklı davacının itiraz üzerine icra takibinde dayandığı kira sözleşmesine istinaden itirazın kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemesinde bir usulsüzlük yoktur. Bu itibarla mahkemece, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kira sözleşmesinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.