3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2010/9887 E. , 2010/11574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... Müdürlüğünün yol bakım ve onarım çalışması yaptığı sırada çift şeritli yolun tek şerite indirilmesi sonucunda önceden görülebilir işaretin bulunmaması nedeniyle kaza geçirdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zarar bedeli 1.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davada hizmet kusurunun bulunması nedeniyle idare mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. HUMK.nun 4/2 maddesi gereğince, alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise alacağın tamamı çekişmeli demektir. Alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Davada davacının almaya hak kazandığı zarar bedelinin tamamı araştırılmadan ve miktar itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olup olmadığı tespit edilmeden idari yargının görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa Sulh Hukuk Mahkemeleri kendi görevine girmeyen davalarda, davanın idari yargı yerinde görülecek dava olarak kabul edilerek, yargı yolu uyuşmazlığı meydana getirecek biçimde görevsizlik kararı veremez. Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözönünde tutulması gereken bir yöndür. Çünkü görev dava şartlarındandır. Bu durumda, mahkemece; dava konusu alacağın tamamının tesbit edilmesinden sonra görevli mahkemenin belirlenmesini sağlayıp, oluşacak sonuca göre görev hususunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca Avukatlık Asgari Ücrte Tarifesinin 7/2 . maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi halinde davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.