3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2010/6265 E. , 2010/11596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi, olmadığında dairenin rayiç değerinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; mirasbırakanın 1.12.1989 tarihli Beyoğlu Noterliğinin düzenleme şeklindeki vasiyetnamesinde, Beyoğlu İlçesi Kocatepe Mahallesi ... Sokakta kain taşınmazdaki hak ve hissesinin tamamını davacıya vasiyet ettiğinden; vasiyetnamenin tenfizine, bu mümkün olmazsa ilgilisinden dairenin rayiç bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilemçesinde; davacının zorlaması sonucu vasiyetnamenin düzenlendiğini, ölümünden 3 sene sonra böyle bir dava ikame edilmesinin de doğru olmadığını; ayrıca, miras hukuku kuralları çerçevesinde, saklı payın ihlali söz konusu olamayacağından davalı bakımından bunun nazara alınması gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile Beyoğlu 19.Noterliğinin 1.12.1989 tarih ve 31905 yevmiye nolu vasiyetnamenin tenfizi nedeniyle (taşınmazın 3.kişiye satıldığı anlaşıldığından) bilirkişi marifetiyle belirlenen taşınmazın değeri olan 55.298 TL'nin dava tarihi 2.3.2007 den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davalı vekili cevap dilekçesinde; saklı payın nazara alınmasını isteyerek, tenkis def'inde bulunmuştur.
TMK'nun 571/son maddesi uyarınca; tenkis iddiası def'i yoluyla (süreye tabi olmaksızın) herzaman ileri sürülebilir. Öyle ise, davalının ileri sürdüğü tenkis def'inin incelenmesi; sonucu uyarınca, hüküm tesis olunması gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeden, vasiyet konusu taşınmazın belirlenen bedelinin tahisiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.