9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/5802 E. , 2023/5806 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın çelişkili beyanları, CD inceleme tutanağı, uzman raporu, sanığın sabıka kaydı ile resen dikkate alınacak gerekçeler ile temyiz isteğinin kabulü ile usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin Kabulü
Mahkemece; "Sanığın 05/01/2014 günü saat 15.00 sularında daha önceden şahsen tanıdığı mağdur ...’yü Bursa/... ilçesi ... meydanı yakınındaki yeşil alana götürüp kendisine ait cep telefonundaki cinsel görüntüleri izlettikten sonra mağdurun elbiselerinin üzerinden mağdurun bacaklarını okşadığı, elini poposunun olduğu yerden mağdurun elbiselerinin içerisine sokarak poposunu okşadığı ve sıktığı, mağdurun anüsüne parmağını soktuğu iddiası ile sanık hakkında "çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak" suçlarından mahkememize kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında toplanan deliller incelendiğinde olayın herhangi bir görgü tanığının bulunmadığı, bu nedenle sanık savunması, mağdurun beyan ve iddiaları doğrultusunda olayın oluş şekli tespit edilerek toplanan diğer kanıtlarla birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği açıktır. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; olay günü de mağdurun kendisini cep telefonundan arayarak kendisi ile görüşmek istediğini söylediğini,, ... meydanında buluşmaya karar verdiklerini, buluştuklarında dolmuş duraklarının bulunduğu bankların orada bir süre orda oturduklarını, yaklaşık beş dakika birlikte oturup sohbet ettiklerini, daha sonra yanından ayrıldığını, yaklaşık beş dakika sonra aynı yere mağdurun geri geldiğini, kendisine "ben telefonumu düşürmüşüm" diye söylediğini, birlikte baktıklarını, telefonunda kontür olmadığı için arayamadığını, birlikte oturdukları yere baktıktıklarını ancak bulamadıklarını, mağdurun yanından ayrıldıktan sonra kendisinin telefonu bulduğunu, aynı gün telefonu metro istasyonu dolum merkezine bıraktığını, mağdura yönelik cinsel yönden bir davranışının olmadığını savunduğu, mağdur aşamalarda alınan beyanlarında ise; sanık ile olay yerine birlikte gittiklerinde sanığın bir tane birayı içtiğini, bir tanesini de olay yerinde bıraktığını, bir ara elini pantolonunun içerisine sokarak poposunu ellediğini, daha sonra da parmağını da anüsüne soktuğunu, biraz canının acıdığını, onun haricinde herhangi bir şey olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdur olay tarihinde, sanığın Bursa/... ilçesi ... meydanı yakınındaki yeşil alanda kendi elbiselerinin üzerinden mağdurun bacaklarını okşamak, elini poposunun olduğu yerden elbiselerinin içerisine sokarak poposunu okşamak ve sıkmak, mağdurun anüsüne parmağını sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu beyan etmiş ise de; mağdurun annesinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma uyarınca mağdurun iddialarının tıbbi delillerle desteklenmemiş olması, kolluk görevlilerince düzenlenmiş 18/01/2014 tarihli CD izleme tutanağının sanığın savunmaları ile uyumlu olması, olayın gerekleştiği iddia edilen yerin açık alan olup herkes tarafından görülme veye görülebilme imkanının bulunması, mağdurun iddialarının başka kanıtlarla desteklenmemiş olması karşısında; iddiaya konu olayın şüpheli kaldığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Ceza yargılamasında sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu itibarla, sanığın atılı "çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak" suçlarını işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede, olağan şüphe sınırlarını aşan bir kanıtın elde edilmemiş olması nedeniyle beraatine" şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan mağdur vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/299 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.