11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, müvekkillerinin davalı şirketin 17/11/2022 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısına iştirak ettiklerini; davalı şirketin 2020 ve 2021 dönemlerine ilişkin faaliyet raporlarının usule ve hukuka aykırı hazırlandığını, davalı şirketin 2020 ve 2021 dönemlerine ilişkin finansal tabloların açık ve anlaşılır olmadığını, grup şirketleriyle arasındaki borç ilişkilerini ortaya koymadığını, dürüst resim ilkesine uygun olmadığını; şirketin faaliyet raporları ve finansal tabloları usulüne uygun hazırlanmadığından Yönetim Kurul Üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin finansal durumunun pay sahiplerinden kasıtlı olarak gizlendiğini; Yönetim Kuruluna TTK 395 ve 396.md gereği verilen izinlerin yoklukla malul olduğunu, izinlerin verilmesinden oydan yoksun olanların oy kullandığını ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle davalı şirketin 17/11/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3 ve 4 nolu kararların butlanla malul olduklarının tespitine; 7 nolu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine; aksi halde tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 17/11/2022 tarihli genel kurul toplantısında faaliyet raporunun okunmasına ve müzakere edilmesine ilişkin gündemin 2.maddesiyle herhangi bir karar alınmadığını, faaliyet raporunun mevzuata uygun olduğunu; şirketin faaliyet raporunun ve finansal tablolarının açık ve anlaşılır şekilde mevzuata uygun olduğunu, herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, Yönetim Kurulunun ibrasına ilişkin kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, Yönetim Kurulu üyelerine TTK 395 ve 396.md gereğince verilen izinlerin oyçokluğu ile alındığını; kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; davalı şirketin 17/11/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3 ve 4 nolu kararların butlanla malul olduklarının, 7 nolu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti veya 2, 3, 4 ve 7 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.
Olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 445.maddesi; "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmünü içermekte olup;
Aynı yasanın 446.maddesi gereğince iptal davası açabilmek için toplantıda hazır bulunan ilgilinin karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi veya divan başkanlığına vermesi yasal zorunluluktur. Bu bağlamda, davacıların, davalı şirketin 17/11/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında iştirak ettikleri ve butlan/yokluk/iptali istenen 3, 4 ve 7 nolu kararlara olumsuz oy kullandıkları ve kararlara muhalefet şerhi yazdırdıkları dolayısı ile bu maddeler yönünden dava açmaya hak ve sıfatlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı şirketin merkez adresi itibariyle iş bu davaya bakmaya TTK'nın 445.maddesi gereğince mahkememiz yetkilidir. Toplantının yapıldığı tarih ve dava tarihi itibari ile davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı da görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin 17/11/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan dava konusu kararların butlan, yokluk veya TTK'nın 445.maddesi gereğince iptal koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İddia ve savunmaların ileri sürülüş biçimine göre, uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden dava konusu yapılan genel kurul kararlarının butlan, yokluk veya iptal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilerek, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi SMMM Prof. Dr. ... ve ticaret hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Doç. Dr. Salih ...'ye tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 25/09/2023 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu okunmasına ilişkin gündemin 2.maddesinin, 2020 ve 2021 yıllarına ait YK faaliyet raporlarının okunması ve müzakeresine ilişkin olduğu, gündemin bu maddesiyle alınan kararın bulunmadığı, geçersizliğe konu bir karar içermediği; Finansal Tabloların onaylanmasına ilişkin gündemin 3.maddesiyle alınan karar yönünden; faaliyet raporunun usulüne uygun tanzim edildiği, geçersizliğe yol açacak bir usulsüzlük bulunmadığı, dürüst resim ilkesini ihlal etmediği;
Yönetim Kurulu Üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 5.maddesiyle alınan karar yönünden; YK Üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacakları, bu bakımdan yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibrasının oylamasında oy kullanmadıkları, kararın dürüstlük kuralına ve iyiniyete aykırılığının saptanmadığı, bu nedenle anılan kararın geçersizliğine yönelik iddianın kabul edilemeyeceği;
Yönetim Kuruluna TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin gündemin 5.maddesiyle alınan kararla, YK üyeleri için şirketle işlem yapma ve rekabet etme yasaklarının kaldırıldığı, kararın toplantı ve karar nisaplarına uygun şekilde alındığı, bu nedenle yokluk ile malul olduğu iddiasının yerinde olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Alınan bilirkişi kurulu raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, raporlara yönelik davacı tarafın itirazları yerinde görülmemiş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacıların, hissedarı oldukları davalı şirketin 17/11/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısına iştirak ettikleri, gündemin 3, 4 ve 7 nolu kararlara olumsuz oy kullandıkları ve alınan dava konusu kararlara muhalefet şerhi yazdırdıkları, davacıların alınan bu kararların iptaline ilişkin dava açma koşullarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu yapılan gündemin 2.maddesine ilişkin olarak;
Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun Okunmasına ve Müzakere edilmesine ilişkin gündemin 2.maddesinin iptali istenmiş ise de; benimsenen bilirkişi kurulu raporunda açıklandığı üzere, yönetim kurulu faaliyet raporunun okunup müzakere edildiği; bu gündem maddesine ilişkin herhangi bir karar alınmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu yapılan gündemin 3.maddesine ilişkin olarak;
Finansal Tabloların Onaylanmasına ilişkin gündemin 4.maddesiyle alınan kararın kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; davalı şirket finansal tabloların usulüne ve kanuna uygun olarak düzenlendiği; kaldı ki anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesi gereği genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı, kararın yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu yapılan gündemin 4.maddesine ilişkin olarak; 6102 sayılı TTK'nın 436.maddesi "Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacağı düzenlenmiştir.
Buna göre; Yönetim Kurulu Üyelerinin ibralarına ilişkin gündemin 5.maddesiyle alınan kararın oyçokluğuyla alındığı, benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, genel kurul toplantısında Yönetim Kurulu Üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararda oy kullanmadıkları, dolayısıyla alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, bu yöndeki istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu yapılan gündemin 7.maddesine ilişkin olarak;
Genel Kurul ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395.maddesiyle yönetim kurulu üyelerine anonim şirketle ticari işlem yapma yasağı, 396.maddesiyle de şirketin konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir. Bu düzenlemeler, mutlak emredici nitelikte hükümler değildir. Her iki maddede getirilen yasağın genel kurul kararı ile kaldırılması mümkündür. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı veya biri veyahut birkaçı için bu yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak,
TTK'nın 395. Ve 396.maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda aynı yasanın 436/1.madde gereğince hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi veya üyeleri kendi lehine oy kullanamaz, diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilirler.
Somut olayda, YK Üyeleri için şirketle işlem yapma ve rekabet etme yasaklarının kaldırılmasına ilişkin alınan kararla verilen iznin TTK'nın 395.ve 396.madde gereğince yetkili organ olan genel kurulca verildiği, bu yöndeki genel kurul kararının oy çokluğu ile alındığı ve gerekli nisabın sağlandığı; dolayısıyla alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, bu yöndeki isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcından 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 98,95-TL harcın davacılardan alınıp maliyeye gelir kaydına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5.Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 28/12/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ..
(e-imzalıdır)