Esas No
E. 2023/506
Karar No
K. 2023/1744
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

DİYARBAKIR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/506

KARAR NO: 2023/1744

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/11/2022

DAVANIN KONUSU : Alacak

KARAR TARİHİ: 30/11/2023

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. Gereği düşünüldü. A) DAVACI VEKİLİNİN İSTEMİNİN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Diyarbakır'da faaliyet gösteren ... Merkezi'nin %50 hissesinin müvekkili Süleyman Bayram'a, %50'sinin ise davalı şirkete ait olduğuna yönelik taraflar arasında protokol bulunduğunu, ... Klinik'in ilk olarak 2019 yılının Ekim ayında müvekkili tarafından kurulduğunu ve bu tarihte dava dışı ....eğitim almak amacıyla torununu kliniğe getirdiğini, 2020 yılında ise ...ı'nın teklifi üzerine davaya konu protokolün imzalandığını, davalı şirketin temsilcisi ....iken 2020 yılı Eylül ayında yetkilerinin iptal edilerek oğlu ....'ya devredildiğini ancak ....ı'nın Rehabilitasyon Merkezi üzerindeki yetkisinin gayrı resmi şekilde devam ettiğini, 25.12.2021 tarihinde ....nın yetkisi olmamasına rağmen müvekkilini yapılan iş dolayısıyla tehdit ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 6284 Sayılı Yasa kapsamında önleyici koruma ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu ve Diyarbakır .... Aile Mahkemesinin ....D.İş sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkili lehine koruyucu ve önleyici tedbirin uygulanmasına hükmedildiğini, gerek kendisinin ve gerekse ailesinin can ve mal güvenliği bulunmayan müvekkilinin gelişen olumsuz olaylar sebebiyle Diyarbakır'ı ailesi ile birlikte terk etmek zorunda kaldığını ve tayin ile Ankara'ya gittiğini, protokolün müvekkili tarafından tek taraflı ve haklı nedenle feshedildiğini, fesihten sonra ikili ilişkiler ile gerek kar payı ve gerekse kliniğin demirbaşları ile özellikle ... Klinik'in ruhsat hakkı için talepte bulunulmasına rağmen davalı şirket tarafından oyalandığını, kurulduğu 2020 yılı Eylül ayından protokolün haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedildiği tarihe kadar kurumun hiç kar etmediğini ve müvekkilinin aylık en az 20 otizmli öğrenciye ekstra burs verdiğini, yaklaşık 15 ay boyunca maaş almadan çalıştığı gibi bu süre zarfında kendi parasını dahi kullandığını, son gelinen noktada kliniğin kar etmeye başladığı aşamada yaşanan olaylar nedeniyle müvekkilinin protokolü feshetmek zorunda kaldığını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ve dinlenecek tanıkların anlatımlarıyla da saptanacağı üzere kurumun inşaatı dışındaki bütün iş ve işlemlerin müvekkili tarafından yapıldığını, demirbaşların da müvekkiline ait olduğunu, müvekkili tarafından kurulan ve marka değeri haline gelen merkezin ruhsat değeri, kar payı ve demirbaşları toplamından oluşan bedelin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 250.000,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

B) DAVALI CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ : Usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararıyla ; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

3.6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, karar verilmiştir. D) İSTİNAF SEBEPLERİ : Hükme karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı tarafın istinaf başvurusunun olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; Yerel mahkemenin görevsizlik kararı ve davanın usulden reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusunun, taraflar arasında bir işletmeye ait hisse devrinden kaynaklanan alacak davası olduğunu, davacının davasında müvekkili firmaya ait bir işletmenin %50 hissesini satın aldığını iddia ettiğini, Ticaret Kanununun 4/C bendine göre bu tür davaların ticari dava olduğunu ve ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek kararı istinaf etmiştir. E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Adi ortaklık sözleşmesinin tek taraflı feshi nedeniyle açılmış alacak davasıdır. İstinaf incelemesi, Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355'inci maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Davacının, Aba Klinik isimli otizmli çocukların eğitim gördüğü rehabilitasyon merkezini 2019 yılında kurduğu, daha sonra 2020 yılında davalıyı ortak ederek %50 hissesini protokol karşılığında davalıya verecek şekilde adi ortaklık kurulduğu,, sonrasında ortaklar arasında anlaşmazlıklar çıktığından davacının, sözleşmeyi tek taraflı feshederek kliniğe yaptığı bir kısım yatırımların, demirbaşların ve kârın bedelini istediği, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince, davanın TBK'nın 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığa ilişkin olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ve kararı davalı tarafın istinaf etmiş olduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekili istinafında, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmektedir. "...Dava, taraflar arasında düzenlenmiş adi ortaklık sözleşmesi kapsamında sözleşmenin haksız feshine dayanan tazminat istemine ilişkindir.

Gaziantep ... Asliye Hukuk Mahkemesi; her ne kadar bu dava mahkememizde açılmış ise de gerek davacı vekilinin dava dilekçesi gerekse de taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin içeriğinden de anlaşıldığı üzere taraflar arasında lokanta işletmesi için yapılan bir sözleşmenin bulunduğu, dava konusunun ticari lokanta işletmesi sözleşmesi olduğu bu nedenle mahkememize açılan bu davaya 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesinde bakılmasının gerektiği, eldeki davanın mahkememizin görevi alanına girmediği gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir. Gaziantep ... Asliye Ticaret Mahkemesince tarafların tacir olmadığı, adi ortaklık sözleşmesinin TBK'da düzenlendiği ve davaya bakma görevinin mahkemesi görevi dışında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının ticari işletme için 15/09/2012 tarihinde 5 yıllık adi ortaklık sözleşmesi imzaladığını, ancak davalının hiç bir neden yokken sözleşmeyi tek taraflı fesh ettiğini, fesih nedeni ile davacının zararının meydana geldiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000 TL yoksun kalınan kâr ile 1.000 USD (2.000 TL) cezai şartın fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve müsbet zararın karşılanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.

Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda taraflar tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Gaziantep .... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi...." (Yargıtay 20. HD'nin 2020/1409 Esas, 2020/1604 Karar sayılı ve 04/06/2020 tarihli ilamı)

Somut olayda,taraflar arasında imzalanan bila tarihli protokolün tipik bir adi ortaklık sözleşmesi olduğu, adi ortaklığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlendiği,adi ortaklığın 6102 sayılı TTK kapsamında yer alan ortaklıklardan farklı olarak tüzel kişiliğe haiz olmadığı,davacının da tacir olmadığı ,davanın ticari dava olmaması nedeniyle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince,uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu yönündeki kararın yerinde olduğu bu itibarla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda,dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 89,95-TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı Kanunun 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

6.Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, kararın kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c. maddesi gereğince; KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 30/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.