9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/8059 E. , 2023/6950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli 2011/327 Esas 2015/138 Karar sayılı kararı ile;
a)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 01.08.1995 olan doğum tarihinin 01.08.1992 olarak düzeltilmesine, çocuğun cinsel istismarı suçundan lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayıl Kanunu'nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2019 tarihli Tebliğnamesinde suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümlerin "onanması" yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyete yeter delil olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun yaşının büyütülmesinin hukuka aykırı olmasına, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, 2007 yılı Nisan - Mayıs ayı içerisinde mağdurenin amcasının oğlu olan suça sürüklenen çocuk ... ile gayri resmî birlikte yaşamaya başladıkları ve birden çok kez cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra mağdurenin suça sürüklenen çocuk ...'den ayrıldığı ve 2007 yılı Kasım ayında da diğer suça sürüklenen çocuk ... ile gayri resmî birlikte yaşamaya başladıkları ve birden çok kez cinsel ilişkiye girdikleri, bu ilişkiden çocuklarının doğduğu; İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporu ve dosya kapsamındaki tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk ...'in 1992 doğumlu olduğunun ve olay tarihi itibariyle on iki - on beş yaş grubunda olduğunun tespit edildiği ve ayrıca olay tarihi itibarı ile suça sürüklenen çocuk ...'in üzerine atılı suçun hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirebilme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirlendiği, bu suretle suça sürüklenen çocukların mağdureye karşı ayrı ayrı üzerlerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri adlî tıp kurumu raporları, doğum tutanakları, suça sürüklenen çocukların beyanları, mağdurenin beyanları ile sübûta erdiğinden suça sürüklenen çocuk ...'in doğum tarihinin **1992 olarak düzeltilmesine, suça sürüklenen çocukların cezalandırılmasına dair karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.Mağdurenin aşamalardaki beyanlarına göre suç tarihinin suça sürüklenen çocuk yönünden en aleyhe değerlendirme ile dahi 2007 yılı Temmuz ayı olduğu ve bu tarihte suça sürüklenen çocuğun ise on iki - on beş yaş aralığında olduğu belirlenmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.05.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi gününe kadar, 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, açıklanan nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Suç tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve raporun aldırılmamış olması halinde aynı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bahse konu durumun nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli 2011/327 Esas 2015/138 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli 2011/327 Esas 2015/138 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.