14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1786
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30.05.2023
NUMARASI: 2023/368 E. - 2023/442 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında şöforlü araç kiralamaya ilişki ticari ilişki olduğunu ve buna istinaden 16.11.2021 tarihli araç kiralama sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeye göre davalının 9 adet aracını 18.11.2021- 28.02.2023 tarihleri arasında müvekkili şirkete kiraya verdiğini, davalının müvekkiline hiç bir surette bilgi vermeden araç kiralamaya yönelik taşıma hizmetine son verdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, feshin sözleşmeye aykırı olduğunu ve davalının cezai şart ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, bu nedenle basiretli bir tacir gibi davranmayıp sözleşmeye aykırı hareket eden davalı aleyhinde 500.000,00 TL tazminatın İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu edildiğini beyan ile öncelikle sözleşmede ki cezai bedeli ödemeyi kabul eden davalının 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulması ve ayrıca mallarına tedbir konulması için ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, yapılacak yargılama neticesinde davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasındaki akdedilen 16/11/2021 tarihli 14 adet aracın kiralanmasına ilişkin Araç Kira Sözleşmesinin 'Karayolu Taşıma Yönetmeliği Hükümlerine İstinaden Şoförlü Araç Kira Sözleşmesi' niteliğinde olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK nın 2. Maddesinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde 'Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir' denilmektedir.
HMK'nın 4. Maddesinde ise Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanı düzenlenmiş olup; dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davalarına bakmaya Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
HMK'nın 114. maddesinde görevin dava şartı olduğu belirlenmiş, 115. maddesinde de dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı ilkesi getirilmiştir. Taraflar arasında araç kiralanma ilişkisinin bulunduğu, dava konusu edilen icra takibine konu alacakların ve dava konusu uyuşmazlığın bu şoförlü araç kiralama ilişkisinden kaynaklandığı, görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde belirtildiği üzere genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur... " gerekçesiyle, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davacının davasının görevsizlik nedeniyle reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, görevsizlik kararının kaldırılması gerektiğini,
TTK'nın 5/1 maddesi gereğince görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin tacir olup sözleşmeden anlaşılacağı üzere davalınında gerçek kişi tacir olduğunu, şahıs işletmesine sahip olduğunu, münibüs işletmesi olduğunu, her iki tarafın tacir olup ticari işletmeden kaynaklı kira sözleşmelerinde hukuki uyuşmazlıklarda TTK'nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflarca "Araç kira sözleşmesi" olarak adlandırılan sözleşme kapsamında ceza koşulu alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, taraflar arasında 16.11.2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede davacı şirketin, "taşıma işini yaptıran işveren", davalının ise "münibüs işletmecisi taşıt sahibi" olarak yer aldığı, taraflar arasında Karayolu Taşıma Yönetmeliğine istinaden şöförlü araç kira sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 6. maddesinde özel hükümlere yer verildiği, sözleşme hükümlerinden herhangi birinin ihlal edilmesi hâlinde iş gören şirkete ayrıca 500.000,00 TL tazminat ödeneceğinin belirtilmiş olduğu, davacı şirket tarafından sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiği iddiası ile 500.000,00 TL tazminat alacağı için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine arabuluculuk aşamasından sonra iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin tensip tutanağında ve karar gerekçesinde uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu yazıldığı hâlde, sonuçta Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararın gerekçesi, hüküm sonucuyla çelişkili olup bu durum HMK'nın 298/2 maddesindeki emredici düzenlemeye aykırı olmuştur. İlk derece mahkemesinin görevsizlik kararının incelenmesinde ise; TTK'nın 3. maddesinde ise "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Ticari davalara bakma görevi ise, aksine kanuni bir düzenleme yoksa, asliye ticaret mahkemelerine aittir (TTK m.5). Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme, hukuki niteliği itibariyle yolcu taşıma sözleşmesidir. Tarafların bu sözleşmeye kira sözleşmesi adını vermeleri sonuca etkili değildir. Zira, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hukuki niteleme mahkemeye aittir. Uyuşmazlık taşıma sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup, taşıma sözleşmesi ilişkisinin TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalar mutlak ticari davadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi usule aykırı bulunmuş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzereinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, görevsizlik kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;
HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.11.2023