14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1885
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 30/06/2020
NUMARASI: 2018/314 E. - 2020/302 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Pay Devri Sözleşmesine Aykırılıktan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; ... Vakfı İdare Heyetinin 08.06.2015 tarihli kararı ile bazı şirketlere ait payların müvekkiline devir edildiğini, diğer 14 şirketin devir işleminin gerçekleştiğini, sadece ... Ltd.Şti'nin devir işleminin gerçekleşmediğini, davalı şirketin, 04.03.2016 tarihli e-posta ile yapılacak işlemleri izah ederek devir işleminin ortaklar kurulu tarafından onaylanmayacağının bildirildiğini, şirketteki paylarının davalı tarafından satın alınmak istendiğini, ancak kendisinin paylarını satmak istemediğini davalıya bildirdiğini, bunun üzerine 01.04.2016 tarihli e-posta ile şirketin büyük ortağı olan ... Holding'in, tüm hissedarlarına ait hisseleri satın alma kararı aldığını, bu yüzden kendisinin hisse devrinin de ortaklar kurulu toplantısında onaylanmayacağını ve ... Vakfından hisselerin ... şirketine satılacağının bildirildiğini, şirket hisselerinin davalıya satılmasını kabul etmediği için devir işleminin gerçekleşmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının, dava dışı ... Vakfının müvekkil şirketteki hisselerinin kendisine devredildiğini iddia ettiğini, ancak devir işleminin hukuk çerçevesinde gerçekleşmediği için geçerli olamadığını, davacının hisse devri müracaatının bulunmadığını, dava dışı ... Vakfından dava konusu hisse senetlerinin davacıya devredilmediğini ve vakıf bünyesinde muhafaza edildiğini, kaldı ki müvekkilinin TTK'nın 595. maddesine göre hisse devrini kabul etmeme yetkisinin bulunduğunu, şirket kayıtlarına göre ... Vakfının hissedarlık haklarından faydalanmaya devam ettiğini, tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...müteveffa ...'in vasiyeti üzerine kendisine ait olan şirket hisselerinin tamamını ... Vakfına bağışlamış olduğu, iş bu hisse senetlerinin ...-... Vasiyet Fonuna kaydedildiği, vakfa intikal eden hisseler arasında dava konusu edilen 150 TL nominal değerli ... San. Tic. Ltd. Şti. ye ait 6 adet hisse senedinin de bulunduğu, ... Vakfı İdare Heyetinin 08.06.2015 tarihli kararı ile bahsi geçen hisse senetlerinin ...'na devrine karar verildiği, ... Vakfı tarafından mahkememize ibraz edilen 19/07/2019 tarihli müzekere cevabında dava konusu hisse senetlerine ilişkin yapılan değerlendirmede hissenin devredilmeyerek Vakıf bünyesinde muhafazasının uygun olacağına karar verildiğinin ve hisse devri için herhangi bir işlem yapılmadığının bildirildiği, mahkememize sunulan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; her ne kadar ... Vakfı tarafından dava konusu limited şirket paylarının devri yönünde bir karar alınsa da TTK m.595/1 uyarınca noterce onanmış bir devir sözleşmesinin yapılmadığı, bu nedenle davacı tarafın davalı şirkette pay sahibi olmadığı ve bu aşamada davalı şirkete karşı pay devrinin onaylanması veya tazminat talebinde bulunamayacağı belirtilmiş olmakla " gerekçesiyle ispat olmayan davanın reddine, karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda vekalet ücreti takdir edilmemesi nedeniyle davalı tarafından 06.08.2020 tarihinde vekalet ücreti talep edilmiştir. Mahkemece 28.08.2020 tarihli ek kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrasına 5 nolu bendin eklenerek, davalının kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince 3.400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara ve ek karara karşı, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanları aynen tekrarla gerekçeli kararda delil olarak gösterilen bilirkişi raporunda Beyoğlu ...Noterliğinin ihtarnamesine konu olan ve kendisine uygulanan haksız fiillere ilişkin bir ibare bulunmadığını, rapora yönelik 26.06.2020 tarihli dilekçedeki itirazlarının itibara alınmadığını ... Vakfı idare heyetinin davalı şirketteki paylarını devre ilişkin 08.06.2015 tarih ve 3 nolu kararının geçerli olduğunu, bu kararla aralarında davalı şirkete ait payların da bulunduğu bir kısım şirket paylarının kendisine devir edildiğini, bu payların ...'in verasetinden intikal ettiğini, davalı şirkete ortak olma konusunda herhangi bir engelin bulunmadığını, mahkeme gerekçesinde vekalet ücretinin unutulmasına rağmen, davalı vekilinin 06.08.2020 tarihli ve kendisine 12.09.2020 tarihinde tebliğ edilen dilekçesine istinaden 28.08.2020 tarihli ek kararla vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, 19.03.2019 tarihli dilekçesinde, Mart 2016 ayında kendi telefonu ile davalı şirketin kendisine yönelttiği hisse satış talebine ilişkin görüşmelerin incelenmesi gerekirken bu kayıtların incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının ve ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.