4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/5138 E. , 2023/9294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu davalı şirket hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunamadığını, ancak alacaklılarından mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalıya devrettiğini belirterek bu devirlere ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Süt ve Süt Ürünleri Tar. Hayv. Tur. Gıda. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin taşınmazı borcun doğumundan önce satın aldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.02.2014 tarihli ve 2013/96 Esas, 2014/92 Karar ... kararı ile; dava konusu 439 ada 3 parsel (eski 1560) ... taşınmazın 03.08.2012 tarihinde davalı ... Süt ve Süt Ürünleri Tarım Hayvancılık Tic. Ltd. Şti.ye satılıp tapusunun devredildiği, akabinde 10.01.2013 tarihinde davalı ...'e satışının yapıldığı, icra takibine esas senedin 15.08.2012 tarihinde tanzim edildiği, borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğu; yine dava konusu edilen 439 ada 5 ... parselin dava dışı başka bir alacaklının alacağı nedeniyle yapılan takip sonucu cebri icra yolu ile satılıp, satın alan kişi adına tescil edildiği ve bu taşınmaz yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın, 439 ada 5 parsel ... taşınmaz yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 439 ada 3 parsel ... taşınmaz yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2017/5240 Esas, 2018/8614 Karar ... ilamı ile; "... Bu tür davaların dinlenmesi için, diğer dava koşullarının yanında borçlunun aciz halinde olması ve tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerekir. Somut olayda, borçlu hakkında alınmış bir kesin aciz belgesi olmadığı gibi, borçlu adresinde yapılmış İİK'nun 105.maddesi anlamında aciz belgesi niteliğinde olan bir haciz tutanağı da olmadığından davanın ön koşulu yoktur.
Öte yandan, dava konusu 439 ada 3 parsel (eski 1560) 03.08.2012 tarihinde yani borcun kaynağı 15.08.2012 tarihinden önce borçlu tarafından dava dışı ...'e onun tarafından da 10.01.2013 tarihinde davalı ...'e satılmıştır. Bu taşınmaz yönünden tasarruf borcun doğumundan önce gerçekleşmiş olduğu gibi üçüncü kişi ... de taraf sıfatını almamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan davanın her iki taşınma yönünden de dava ön koşulu yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Dava ön koşulları kamu düzenine ilişkin olup resen araştırılması gerektiği gibi aynı zamanda temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın bozma nedenidir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu hakkında alınmış bir kesin aciz vesikasının olmadığı, borçlu adresinde yapılmış İİK'nun 105.maddesi anlamında aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağının da bulunmamakla dava ön şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın mahiyetinin TBK m.19 uyarınca muvazaaya dayalı iptal davası olduğunu, muvazaa nedeniyle iptal davasında da aciz vesikasının dava şartı olmadığını, bu nedenle dava ön şartının bulunmadığı ve dava dışı ... açısından taraf sıfatının kazandırılmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını, tapu akit tablosu incelendiğinde satış işlemlerinin ... adına vekaleten ... ... tarafından yapıldığını, ... ...'in ise, davalı ... Ltd. Şti.’nin yetkili müdürü olduğunu, borcun doğumunun protokolün tanzim tarihi olan 06.07.2012 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı ... ... ve dosyada ismi geçen bir kısım şahısların iş bu dosyada yapılan muvazaa işlemleri gibi işlemler nedeniyle Antalya 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/2 esas ... dosyasında nitelikli dolandırıcılık, çıkar amaçlı silahlı suç örgütü kurma, suç örgütü üyeliği ve evrakta sahtecilik suçlamaları ile yargılanmakta olduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.