11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/6996 E. , 2023/6459 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirketin ortağı dava dışı ...'ün müvekkili şirket çatısı altında birbirinden farklı ofislerde farklı kullanıcı kodları ile Ak Sigorta A.Ş. acentesi olarak çalıştıklarını, ayrı ayrı poliçeler tanzim ederek Ak Sigorta A.Ş. hesabına ödeme yaptıklarını, bir süre sonra poliçe hacminin büyümesi sonucu borç alacak takibinin zorlaştığını, 21.12.2006 tarihinde davalının ortaklıktan çıktığını, ancak 31.01.2008 tarihine kadar poliçe üretimine devam ettiğini, Ak Sigorta A.Ş.'nin bilgisayar altyapısındaki, değişiklikten dolayı bir dönem tahmini borç ödemesi yapıldığını, müvekkilinin dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'ye kesilen poliçelerden daha fazla ödeme yaptığını, bu ödemelerin bir kısmının davalıya ait olduğunu, davalı ortaklıktan ayrıldıktan sonra Ak Sigorta tarafından gönderilen ekstreye göre müvekkilinin ödediği poliçe borçlarından bir kısmının kendisine ait olmadığını fark ettiğini ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL'nin reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 31.08.2015 tarihli dilekçesi ile dava değerini 95.654,93 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin Ak Sigorta A.Ş.'ye 80.965,00 TL bedelli çekler ile borcunu ödeyerek hesabını kapattığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 27.11.2015 tarihli ve 2014/834 E. ve 2015/962 K. sayılı kararında davacı şirketin ortağı Saadettin Türengül ile davalının davacı şirket çatısı altında iki ayrı acentelik yürüttükleri, üretilen hizmetlerin ödemelerinin davacı şirket üzerinden yapıldığı, davacı şirket tarafından ortaklığın sürdüğü Mart 2005 ile 31.01.2008 tarihleri arasında düzenlenen poliçelerden dolayı vergi ve komisyon tenzillerinden sonra 118.354,93 TL fazla ödeme yapıldığı, bu fazla ödemeye karşılık davalı tarafından davacıya 22.700,00 TL ödendiği, davalının çeklerle ödeme yaptığına ilişkin savunmasını ispat edemediği, dava tarihi itibariyle davaya konu ödemenin fazladan yapılmış olduğunun öğrenildiği tarihte yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga 818 sayılı Kanun) sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümleri uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 95.654,93 TL alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.02.2017 tarihli ve 2016/1505 E. ve 2017/634 K. sayılı kararında davacının iddiaları gözetilerek taraflarca düzenlenen poliçelerin tespiti ile bunlardan primleri davacı tarafından ödenenler saptanarak fazladan ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı yararına bozulmuş, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacının dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'ye olan 910.608,27 TL net poliçe borcuna karşılık toplam 1.028.149,83 TL ödeme yapıldığı, davacının kullanmış olduğu ISTA8096MU acente kodu ile yaptığı işlemlerden dolayı 910.608,27 TL poliçe prim borcu olmasına rağmen fazladan (1.028.14,83-910.606,07) yaptığı 117.543,76 TL ödemenin davalı tarafından kullanılan acente kodları (ISTA8096MU ve ISTA8096ST) ile yapılmış olan işlemlerden kaynaklandığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 22.700,00 TL ödemenin de tenzili ile davacının davalıdan nihai alacağının 94.843,76 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 94.843,76 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının Şubat 2005 yılından beri yaptığı kabul edilen fazla ödeme iddiasına konu talebin bir kısmının 31.08.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edildiğini, dava dilekçesinde ödemelerin bir kısmının davacı şirket ortağı tarafından yapıldığının belirtildiğini, bu durumda yapılan tüm ödemelerin tüzel kişilik adına yapılmışcasına rapor tanziminin doğru olmadığını, dava dosyasına sundukları 3 adet çek ile davalıya ödeme yaptıklarına ilişkin hususun araştırılmadığını, buna ilişkin taleplerinin sadece davacı defterlerinde olmadığından kabul görmediğini ancak bu çekin davacı şirket ortağı tarafından tahsil edilmiş ihtimalinin de araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Mülga 818 sayılı Kanun'un 61 ve devamı maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.