Esas No
E. 2019/44
Karar No
K. 2023/110
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/44
KARAR NO: 2023/110
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 15/02/2019
KARAR TARİHİ: 23/11/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, 1982 yılında kurulmuş ve malt içecekler üreten bir şirket olarak halen faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacının 2005 yılından itibaren Birleşik Arap Emirlikleri'nde ve Suudi Arabistan'da genişletmiş olduğunu, davacı markasının 1980'li yıllara dayanan uluslararası tescilleri ile de birçok ülkede marka koruması altında olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de davacıya ait şekil ibareli “....” markasının ... numara ile tescilli olduğunu, huzurdaki davanın, marka hakkına tecavüzün tespiti talebi ile İstanbul Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri nezdinde ikame edildiğini, zira davacının marka başvuru kaydından da görüleceği üzere Marka Vekili olarak "...Aş" vekillerinden "..." yer aldığını, bu nedenle ve davacının da Yabancı şirket olduğu gözetilerek 6769 sayılı SMK m.156/4 uyarınca vekilin bulunduğu yerde ikame edildiğini, davalı ... Şirketi'nin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sayılı "..." kelime marka başvurusu gerçekleştirdiğini, söz konusu başvuruya davacı şirketin haberdar olmaması nedeniyle itiraz gerçekleştirilemediğini, ancak, dava dışı başka şirketlerin itirazları üzerine incelemeye alınan başvuru dosyasında, davalı ... marka vekilinin sunmuş olduğu Karşı Görüş dilekçelerinde davalı kullanımlarına örnek görsellere yer verildiğini, yine davalı ...'e ait ... internet adresi kapsamında davalının davacı markasının şekil unsurları ile aynı olan şekil ibaresinin markaları arasında yer aldığı görüldüğünü, davacının, davalı kullanımlarından haberdar olması üzerine, ...'e kullanımlarının durdurulması yönünde Noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, ancak bu ihtara rağmen davalıların haksız fiillerini sürdürdüğünü, yurt dışında elde edilen ürün örneğinde, davalı ...bilgileri yer aldığını, ürün barkodu incelendiğinde ilk üç hanenin ülke kodu olduğu göz önünde bulundurulduğunda 868 kodunun Türkiye'ye ait olduğunun da ayrıca tespit edilebileceğini, bu anlamda ürünlerin ülkemizde üretilerek davacı markasının oldukça tanınmış olduğu Orta Doğu ülkelerinde satışa sunulduklarının açık bir şekilde anlaşıldığını, bu anlamda muhtemelen Gümrük işlemlerine de tabi tutulan ürünlerin sayısının ve değerinin tespiti bakımından Ticaret Bakanlığı'na yazı yazılarak ... tarafından "..." marka ibareli ürünleri gümrük işlemlerine tabii tutulmuş ise adet ve değeri yönünden davalı tarafından bildirilen beyanların celbini talep etmek zorunluluğu doğduğunu, davalı ...'in tek ortaklı bir şirket ve bu şirketin tek ortağının da "..." isimli ve uyruğu Cezayir olduğunu, davacı markasının Orta Doğu ülkelerinde oldukça tanınmış "alkolsüz içki" makası olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı, fiillerinin iyi niyet ile bağdaşmadığının da açık olduğunu, davacı şirketin Ortadoğu'da oldukça tanınmış olduğunu ve ticari faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin marka olarak seçmiş olduğu ibarenin tesadüfi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira davalının kullanımlarında da görüldüğü gibi, davalının davacı kullanımları ile iltibas yaratacak şekilde faaliyet gösterdiğini, bu hususlara ilişkin delillerinin marka hakkına tecavüze ilişkin açıklamalarında yer verileceğini, davalı tarafın, davacıya ait markanın ününden ve dünya piyasasında edindiği tanınmışlıktan haksız biçimde istifade etmek maksadıyla hareket ettiğini ve davacı markası ile birebir aynı olan ibareyi kendi adına tescil ettirmek istediğini, yurt dışında elde edilen davalılara ait ürün ambalajlarında "..." kayıt numarası araştırıldığında davalı ... Şirketi bilgileri elde edildiğini, dolayısıyla söz konusu ürünlerin üretimini de ...'nın gerçekleştirmekte olduğunu, bu anlamda davalıların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde maddi ilişkinin de ortaya çıkacağı değerlendirildiğinde, davalıların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek bu anlamda oluşan ticari ilişkinin tespiti gerektiğini, davalı ...Şirketi çalışanlarından İhracat Müdürü "..."ın sosyal medya üzerinden "..." ibareli ürünleri ...'in yeni markası olarak tanıttığının görüldüğünü, aynı sosyal medya hesabı üzerinden üretim videosu da paylaştığının görüldüğünü, söz konusu videonun davacı kullanımlarına ilişkin ibraz edilen CD içerisinde yer aldığını,...'in de ticari defter ve kayıtlarının incelenerek davalılar arasındaki ticari işbirliği ispat edilebileceğini, davacı markasının, ürünü, ambalajı davalılar tarafından taklit edilerek kullanıldığını, davalı ... tarafından gerçekleştirilen... sayılı "..." ibaresi her ne kadar kelime ibaresi olarak başvuruya konu edilmişse de, davalının ikrar ettiği üzere, davacı markasındaki görsel unsurlar ile birebir aynı şekilde kullanıldığı görselleri ile birlikte ilgili başvuruya gelen itirazlar üzerine sunulan Karşı Görüş dilekçelerinde ibraz edildiğini, kendilerince yapılan araştırmalar neticesinde davalıların kullanımlarının devam ettiğini gerek sosyal medya üzerinden gerek resmi internet adresleri üzerinden, ibareli alkolsüz bira ürünlerinin tanıtımı gerçekleştirildiğini, davacı adına düzenlenen ...

25.Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile kullanımların durdurulması talep edilmişse de davalı ... tarafından düzenlenen ve kendilerine ulaşan ...

40.Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile başvuru aşamasında itiraz edilmemesi nedeniyle kendilerinin hak kazanmış olduklarını belirterek kullanımların iltibas uyandırmadığını belirttiklerini beyan ederek ...tescil numaralı markasına vaki tecavüz fiillerinin tespiti, men'i, ref'i, tecavüze konu ürünlerin toplatılması ve imhasına, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesi: Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, mahkemenin de takdir edeceği üzere; 6769 sayılı Kanunun 4. maddesi ile markanın ne olduğu, 5 ve 6. maddelerinde mutlak ve nispi ret nedenlerinin neler olduğu, 18 vd. maddelerinde ise yayıma itiraz prosedürü düzenlendiğini, Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28 vd. maddeleri ise yayıma itiraz prosedürünü ayrıntılı olarak düzenlemiş olduğunu, kanun koyucunun gerek kanunda gerekse de yönetmelikte yayıma itiraz süresini yayım tarihinden itibaren 2 ay olarak belirlediğini ve bu süreyi bir hak düşürücü süre olarak düzenlediğini, iş bu dava ile ileri sürülen iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yan tarafınca hak düşürücü süre içerisinde yayıma itiraz hakkını kullanmadığını, davacı yanın bu kez 6769 Sayılı Kanun 6/9 ve 25. Maddeleri uyarınca işbu davayı haksız ve mesnetsiz olarak ikame ettiğini, davacı yanın davalı marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, ancak gerek dava dilekçesine ve eklerine gerekse de haricen ibraz edilen delil listesi ve eklerine bakıldığında, davacının marka tescili konusundaki kötü niyetini ispat edecek hiçbir delil ve emarenin bulunmadığını, davalı şirket tarafından marka görseli olarak kullanılanların da bir iltibas yaratmadığını, bir marka ne kadar özgün ise diğer markalar ile karıştırılması o denli yükseldiğni, başka deyişle markanın koruma alanının o denle kuvvetlendiğini, davacı yanın markasına ait şekil ve işaretlere bakıldığında, davacının markasının özgün özelliği yüksek olmadığını, iltibasın diğer bir kriterinin ise vurucu unsur, bir başka deyişle asli unsur olduğunu, davalının kullandığı görsellerde vurucu olan unsurun asi bir at başı olduğunu, yani normal bir tüketicinin dikkatini çeken ilk unsurun asi at başı olduğunu, bununla birlikte vurgulanan ikici hususun ise "..." sözcüğü olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde somut olayda iş bu davanın ikamesi sonucunu doğuracak hiçbir hukuki ve teknik koşul olmadığını beyan ederek davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Ticaret A.ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, ...tarih, ... E.- ...

K. Sayılı ilamı ile, ...

A.ş.'nin iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesi ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin, 15.02.2019 tarih, ... E.- ...

K. Sayılı ilamı ile İflas Halinde ...Ticaret A.ş.

İflas masasını temsilen iflas idare üyeleri ..., ...ve ...'ün görevlendirilmesine karar verildiğini, davalı tarafça, iflas tarihinden sonra 16.10.2019 tarihinde dava dilekçesi ve ön inceleme tutanağının iflas idare üyesi ...'a tebliğ edildiğini, iflas tarihinden itibaren şirketin üretim yapmadığını, davalı şirket hakkında 04.01.2019 tarihinde iflas kararı verildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği marka hakkının ihlalini kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı şirket hakkında iflas kararı verilme tarihinden itibaren şirket üretimi durdurduğunu, üretim yapmadığını, üretim yapılmadığı halde iflastan sonra açılan bu davada davacı şirketin bir marka ihlali söz konusu olduğu gerekçesiyle yaptığı başvuruyu kabul etmediklerini, ikinci alacaklılar toplantısının beklenilmesi gerektiğini, davalı şirket hakkında verilen iflas kararı kesinleşmediğini, iflas kararı kesinleşmediğinden ikinci alacaklılar toplantısının gerçekleştirilemediğini, İİK 194. Maddesi gereğince; “Hukuk Davalarının tatili “ konu başlıklı 194.Maddesinde; “Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir olduğunu, bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz olduğunu, dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez olduğunu” İkinci alacaklılar toplantısı beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarını kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı firmanın ne davacı firmayla ve ne de diğer iki davalıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davalı firmanın bu firmalarla ticari bir faaliyeti alışverişi olmadığını, davalı firmanın davaya konu ürünle ilgili olarak hiçbir üretim faaliyeti de bulunmadığını, davalı firmanın genel ticari faaliyeti çerçevesinde çeşitli markaların satışını yapmakta olup buna ilişkin olarak satışını yaptığı veya yapmak istediği ürünlerin reklamını sosyal medya aracılığı ile yaptığını, bu nedenle davacı tarafın iddiası gibi dava konusu ürünü bir üretim faaliyeti veya kendi ürünleri şeklinde tanıtmalarının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Cevaba cevap: Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla 2017 09400 tescil numaralı markasına vaki tecavüz fiillerinin tespiti, men'i, ref'i, tecavüze konu ürünlerin toplatılması ve imhasına, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller:

TPMK: TPMK 'dan gelen cevabi yazıda ... adına sayıyla tescilli markaya; ... Şirketi adına ... kod numarasıyla kayıtlı marka başvurusuna ilişkin, kullandıkları ürün ve hizmet listelerini ve tescil/başvuru belgesindeki bilgilerin aynısını içerir son durumlarını gösterir onaylı renkli sicil/başvuru kayıtlarının dosya arasına alındığı, ... kod numaralı marka başvurusunun tescil işlemleri muhtelif aşamalarda devam etmekte olup, bahsi geçen marka ve marka başvurusu halen sahibi adına geçerliliğini koruduğu anlaşılmıştır. ... İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı yazısı: 05/09/2019 tarihli gelen kayıtlarda iflas kararının henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı, 29/11/2019 tarihli yazıda; ...

3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2019 tarih ve ...esas ... karar sayılı ilamı ile iflasına karar verilen müflis şirketin iflas kararı istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Başkanlığının 27/11/2019 tarih ve 2019/1810 esas sayılı ilamı KALDIRILMIŞ olup, iflas tasfiyesi sona ermiş ve iflas dosyası kapatıldığı anlaşılmıştır. ...

3.ATM'nin ... Esas sayılı dosyası: UYAP sistemi üzerinden gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi örneği dosya arasına alınmıştır. İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1810 Esas sayılı dosyası: UYAP sistemi üzerinden karar ilamı örneği dosya arasına alınmıştır.

Bilirkişi Raporu:

Bilirkişi raporunda; "Davalılardan “... Şirketi"ne ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 30.01.2018 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “... ŞTİ” firma (davalı) adına kayıtlı olduğu, güncel olarak İlgili internet sitesi içeriğinde davaya konu “...” ibareli/ görselin bulunduğu, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davalı tarafından davaya konu “...” ibareli/görselin ne zamandan itibaren kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin alındığından itbaren web arşiv sistemi üzerinden hiç arşivlenmediği/yedeklenmediği tespit edilmiş olup bu nedenle ilgili internet sitesinde davaya konu “..." ibareli/görselin tam olarak ne kadar sürece kullanıldığı konusunda sağlıklı bir sonuca varılamadığı, ancak davacının dosyaya sunduğu "15.02.2019" tarihli dava dilekçesi ekinde ilgili internet sitesinde davaya konu "...” ibareli/görselin dava açılış tarihinde kullanımların olduğu görüldüğü,

Davacı tarafından dilekçelerinde sunulan ve davalılardan ...Limited Şirketi'ne ait olduğu belirtilen "..." Instagram sosyal medya hesabının “...” linkindeki profil sayfasının ve ilgili hesaba bağlı olan linklerin güncel olarak yayında olmadığı, ancak dosyaya sunulan CD içeriğinde bulunan "..." isimli video ve yine dosyaya sunulan ekran görüntüleri detaylı olarak incelendiğinde “(...” isimli Instagram hesabından paylaşımların içeriğinde davaya konu “...” ibareli ürünlerin üretimine dair tanıtımların yapıldığı, CD içeriğinde sunulan “..." isimli video kaydı içeriğinde "...” isimli Instagram hesabından yapılmış video içerikli paylaşımın tarihi video kaydında gözükmediğinden dolayı paylaşımın hangi tarihte yapıldığı hususunda sağlıklı bir tespit yapılamadığı, ancak yine dosyaya sunulan ekran görüntüleri detaylı olarak incelendiğinde davaya konu “...” ibareli diğer bir paylaşımın “03 Ekim 2018" tarihinde yapıldığı, Davalı ... Şirketi'nin markasındaki farklar davacı markasından ayrışmak yerine ona benzediği ve davalı ... Şirketi'nin logoyu tasarlarken yaptığı değişikliklerin genel görünümde farklılık yaratmadığı her iki markanın görsel olarak bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibariyle benzer olarak algılandıkları, Türk Patent nezdindeki kayıtlardan davacının ...sınıftla “...” markası üzerinde davalılara kıyasen başvuru tarihi (02.02.2017) itibariyle öncelik hakkına sahip olduğu; Buna ek olarak, davalıların fiilen satışını gerçekleştirdikleri alkolsüz malt bazlı içecek ürünlerinin de davacının markasının tescilli olduğu ...sınıfta yer aldığı, Davacının öncelik hakkına sahip olduğu “...” markası ile davalıların tescilsiz olarak kullandıkları “...” ibaresi arasında SMK m.7/2/b hükmü uyarınca görsel, işitsel ve kavramsal noktalarda açık benzerliğin bulunduğu, İşaretler arasındaki bu benzerliğe ek olarak, tarafların sundukları ürünlerin de aynı emtia sınıfında (...sınıfta) yer aldığı; dolayısıyla SMK m.7/2/b hükmünde aranan işaretler ve emtia sınıfları arasındaki benzerlik şartının somut olayda karşılandığı, tarafların sunduğu emtia arasında tescil sınıflarına ek olarak, fiilen ilgili tüketici algısında da emtia benzerliğine/ aynılığına yönelik bir algının oluşabileceği somut olay açısından ilgili çevrenin markalar arasındaki farklılığı hiç algılayamaması ve ayırt etmesi gereken ürünler açısından hataya düşmesi riskinin mevcut olduğu, tüketicinin markaların farklılığını anlayabilse dahi aradaki benzerlik sebebiyle davalıların tescilsiz kullandığı markayı, davacının markasının bir serisi veya yeni bir sürümü olarak görebilme ve yanlış bir algıya kapılabilme olasılığının da bulunduğu, SMK m.7/2-b kapsamında davacının tescilli markası ile davalıların tesı kullanımını gerçekleştirdikleri işaret arasında karıştırılma ihtimalinin gerçekleşebileceği, davalıların sonradan aynı sınıfta (...sınıfta) tescil dahi ettiremeden kullandığı... başvuru no.lu “... + Şekil” ibaresini, davacının SMK m.7 kapsamında açmış olduğu marka hakkına tecavüz davasında (tespit, men, ref ve tazminat talepleri açısından) SMK m.155 kapsamında bir savunma gerekçesi olarak ileri sürmesinin mümkün görülemediği, davalıların ... başvuru no.lu “... + Şekil” ibaresini sonradan aynı sınıfta (32.sınıfta) tescil dahi ettiremeden kullanmalarının ayrıca TTK m.55/1-a-4 uyarınca "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" filine karşılık geldiğinden ayrıca haksız rekabet teşkil edebileceği, davalılardan ... şirketinin sahibi olduğu ... alan adlı internet sitesindeki “... + Şekil" ibaresine yönelik (davacının markası ile karıştırılma ihtimali yaratan) kullanımlarının davacının “... + Şekil” markasının tescili için başvuru yaptığı tarihten sonraya denk geldiği ve davacının bu markası üzerindeki haklarını SMK m.7/2-b, m.7/3/ç- d, m.29/1-a ve TTK m.55/1-a-4 uyarınca ihlal edebileceği, davalılardan ...Şirketi tarafından kullanılan “@..." isimli Instagram hesabındaki paylaşımların içeriğinde İltibas/karıştırılma ihtimali yaratan “...” ibareli ürünlerin üretimine dair tanıtımın yer aldığı; ayrıca “@...” isimli Instagram hesabından yapılan “03 Ekim 2018” tarihli paylaşımın içeriğinde iltibas/karıştırılma ihtimali yaratan “...+Şekil” ibareli ürünün yer aldığı davalının “...+Şekil” ibaresine önelik (davacının markası ile karıştırıma ihtimali yaratan) bu kullanımlarının davacının "...+Şekil" markasının tescili için başvuru yaptığı tarihten sonraya denk geldiği ve davacının bu markası üzerindeki haklarını SMK m.7/2-b, m.7/3/b-ç-d, m.29/1-a ve TTK m.55/1-a-4 uyarınca ihlal edebileceği, salt dava dilekçesinin 8. ve 9. eklerinde yer alan tarihsiz belgeler nazara alınırsa, ilibas/karıştırılma ihtimali yaratan “..." ibareli ürünün üzerindeki üretim kodundan (...) davalılardan ...'nın davacının marka hakkını ihlal eden “...+Şekil” ibareli ürünün üreticisi olabilme ihtimalinin ortaya çıkabileceği; Şayet bu ihtimal sayın Mahkemenizce makul görülürse davalılardan ..., davacının “...” Markası üzerindeki haklarını SMK m.7/2-b, m.7/3/a-b ve m.29/1-a uyarınca ihlal eti düşünülebileceği" kanaatini bildirmiştir.

Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı adına TPMK nezdinde tescilli markaya tecavüzün tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması ile tecavüze konu ürünlerin toplatılması ve imhasına ilişkindir.

Davacı taraf; davalı ...'in TPMK nezdinde ...başvuru numarası ile davacıya ait markaya benzer nitelikte marka başvurusunda bulunduğu, davalının kendisine ait internet sitesinde bu marka ve ürünlerin görsellerini paylaştığını, dava konusu edilen ürünlerin diğer davalı ... şirketi tarafından üretildiğini, diğer davalı ... şirketinin ise davaya konu edilen ürünleri ve markayı yeni markası ve ürünü olarak tanıtmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ...; davacının markası ile davalı ...'e ait markanın benzer olmadığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ; kendisi hakkında iflas kararı verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ise; davacının iddialarının doğru olmadığını, dava konusu ürünlerin üretim faaliyeti veya kendi ürünleri şeklinde tanıtmalarının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın bulunduğu, davalılardan ... tarafından TPMK nezdinde ... başvuru numarası ile "..." ibareli marka için tescil talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

Dosya arasına alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; davacı adına tescilli marka ile davalı ... şirketi tarafından tescil başvurusu bulunan markanın aynı hizmet ve mal sınıflarında tescil edilmesi için talepte bulunulduğu, her iki markanın görsel ve işitsel olarak birbirine benzediği, her ne kadar davalı kendi markasındaki ayırt edici unsurun ... ibaresi olduğunu belirtmiş ise de her iki markanın kullanma şekli bakımından ayırt edici özelliğin ... ve ... ibareleri olduğu, bu haliyle dava konusu edilen davacı adına tescilli marka ile davalı adına tescilli markanın birbirine benzer olduğu ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla davalıların ...şeklindeki kullanımlarının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, dosya arasına alınan bilirkişi raporunun da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar vermek gerekmiştir.

Davalıların sorumlulukları bakımından yapılan incelemede ise davalı... şirketinin ... ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğu, ayrıca bu davalıya ait internet sitesinde ... ibareli markanın kullanıldığı, bu nedenle tecavüz eylemlerinden bu davalının sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davalı ... şirketi bakımından yapılan incelemede ise her ne kadar bilirkişi raporunda davalının, davacı adına tescilli markaya benzer nitelikteki ürünleri ürettiğine ilişkin bir olguya rastlanmadığı belirtilmiş ise de davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen davacı dilekçesine ekli kayıtlardan görüldüğü üzere ... kayıt numaralı ürün ambalajlarının davalı ... şirketine ait olduğu, bu haliyle davalı ... şirketinin davacı adına tescilli markaya benzer nitelikte olan dava konusu ürünleri ürettiği ve tecavüz eylemlerinden sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Diğer davalı ... şirketi bakımından yapılan incelemede ise bu davalı bakımından davacı tarafça dosyaya ibraz edilen CD içindeki kayıtlar incelendiğinde, bu davalının davacı adına tescilli markaya benzer nitelikte markanın tanıtımlarının yapıldığı anlaşılmakla tecavüz eylemlerinden bu davalının da sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markaya benzer nitelikteki marka kullanılmak suretiyle davalıların marka tescil başvurusu, marka kullanımı, markaya ilişkin ürünlerin üretimi ve tanıtımının yapılması nedeniyle tecavüz eylemlerinin subut bulduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüyle davalıların eylemlerinin tescilli markaya tecavüz niteliğindeki olduğununu tespiti, tecavüz eylemlerinin men'i ile ref'ine; davalılar tarafından davacı adına tescilli markaya tecavüz niteliğindeki ürünlerde yer alan "..." ifadesinin kaldırılmasına, kaldırılması mümkün olmayanlar yönünden toplatılarak karar kesinleştiğinde imhasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;

1.Davanın kabulü ile; davalıların davacı adına tescilli ... tescil numaralı markaya tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün men'i ile ref'ine,

2.Davalılar tarafından davacı adına tescilli markaya tecavüz niteliğinde bulunan "..." ürünlerden tecavüz niteliğindeki "..." ifadesinin kaldırılmasına, kaldırılması mümkün olmayanlar yönünden toplatılmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan karşılanmak üzere imhasına,

3.Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 225,45 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 6000 TL bilirkişi ücreti+ 463,60 TL posta masrafı+ 44,40 TL başvuru harcı+ 44,40 peşin harç olmak üzere toplam 6.552,40 TL masrafın davalılardan tahsili ile davacıya iadesine,

6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra iadesine,

7.Davalı tarafından yatırılan gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2023

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.