Esas No
E. 2020/2257
Karar No
K. 2023/1777
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2257

KARAR NO: 2023/1777

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/700
KARAR NO: 2019/439
DAVA TARİHİ: 21/06/2017
KARAR TARİHİ: 10/04/2019
DAVA: Kayıt Kabul
KARAR TARİHİ: 20/12/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis şirkete kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeler neticesinde kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle müflis borçlu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra dosyasından alınan kapak hesabına göre iflas tarihi olan 09/11/2016 tarihi itibariyle alacak miktarının 12.741.662,86 TL hesaplandığını, müflis firma hakkında ilamsız icra takibi başlatılmasından sonra İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1675 D.İş. Sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak söz konusu ihtiyati haciz kararının sadece müteselsil kefiller hakkında infaz edildiğini ve dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile birleştirildiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası (kapak hesabının alındığı dosya) kayden kapatıldığını, müflis firma hakkındaki işlemlerin de İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takip edildiğini, kapak hesabı uyarınca 12.741.662,86 TL'nin kaydını iflas masasından talep etmelerine rağmen istemin reddine karar verildiğini bildirmiş, 12.741.662,86 TL alacağın iflas masasına kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının talebinin "icra takibinin iflastan bir gün önce yapıldığı, iflasın açılması ve İİK 193.maddesine göre takibin duracağı, bu durumda takibin ve borcun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği ve belgeler alacağı tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle reddedildiğini, kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığını, faiz oranlarının ve faizin yüksek miktarda talep edildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''Dava, davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkindir.Müflis şirket hakkında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/831 Esas sayılı dosyasında iflas kararı verilmiş, 09/10/2016 tarihinde iflas açılmış, İflas İdaresi seçilerek göreve başlamış, iflas kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle ikinci alacaklar toplantısının yapılmadığını bildirilmiştir.Davacı iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunmuş, iflas idaresince alacağı tevsik edici nitelikte belge bulunmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş, davacı kararın tebliği için gider sunmuş, sıra cetveli davacıya 15/06/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, dava yasal süre içinde açılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında davacı, müflis şirket hakkında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız takip yoluyla takip yapmıştır. Davanın konusu davacının icra takibine konu ettiği genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağıdır. Taraflarca bildirilen tüm delillerin toplanmasından sonra davanın niteliği itibariyle davacının müflis şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti konusunda uzman bilirkişi raporu alınmış, tüm dosya kapsamı, icra dosyası mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen gerekçeli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu ile davacı bankanın müflis şirketten kredi sözleşmesi kapsamında müflis şirketin kullandığı krediler nedeniyle alacaklı olmasına rağmen iflas masasına alacak kaydının iflas idaresince haksız olarak reddine karar verildiği, davacının iflas tarihi itibariyle müflis şirketten 12.773.484,58 TL alacaklı olduğu, ancak davacı tarafça 12.741.662,86 TL alacak kaydı talep edildiği dikkate alınarak ayrıca iflas kararı henüz kesinleşmemiş dahi olsa davanın kayıt kabul davası niteliğinde olması nedeniyle iflas kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı..." gerekçesiyle,"1-Davanın kabulü ile; Davacının iflasın açıldığı tarih itibariyle davalıdan 12.773.484,58 TL alacaklı olduğunun tespiti ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 12.741.662,86 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İflas erteleme sürecinde iken davacı bankanın kat ihtarnamesi gönderip, bu meblağda bir borç için 24 saatlik ödeme süresi vermesinin, geçerli tebligat olmadan iflas erteleme sürecindeki şirket aleyhine icra takibi başlatılmasının kabul edilemez olduğunu, alacak iflasın açılmasıyla muaccel hale geldiği için bilirkişi raporundaki şirketin temerrüde düşürüldüğüne dair tespitlerin hatalı olduğunu, şirket hakkında iflas kararının 09/11/2016 tarihinde verildiğini, icra takibinin ise 08/11/2016 tarihinde başlatıldığını, kesinleşmiş bir icra takibinden ve geçerli bir kat ihtarından bahsedilemeyeceğini, sadece asıl alacak miktarının esas alınması gerektiğini, müflis şirket ticari defterlerinde belirlenen rakam ile hesaplanan rakam arasında çelişki olduğunu ve fazla kısma ilişkin itirazlarına rağmen yeniden bilirkişi raporu alınmadığını,

Bilirkişi raporunda söz konusu kredinin ilk 12 taksidinin ödendiği belirtilerek, ana paradan düşülmesine rağmen dosyadaki belgelerde ve hesap hareketlerinde 13. taksit ödemesi olarak görülen 68.753,40 TL'lik ödemenin ve 23/11/2019 tarihinde ... tarafından aynı kredi hesabına "TT242 ref. Açıklamasıyla" yapılan 14.429,00 USD'lik ödemenin dikkate alınmadığını, Ayrıca bilirkişi hesaplamasında 20.322,00 USD tahsilatın düşülmesi konusunda yanlışlık yapıldığını, TL cinsinden hesaplanan rakamdan dolar cinsinden tahsilat düşüldüğünü, oysa 20.322,00 USD'nin tahsilatın yapıldığı tarihteki kur üzerinden TL'ye çevrilerek alacaktan düşülmesi gerektiğini, ayrıca raporda kredi alacağına eklenen 191.225,81 TL'lik vekalet ücretinin kabulünün ise mümkün olmadığını, bu bedelin kredi alacağına eklenemeyeceğini, faizlere, oranlara ve bsmv'ye yönelik itirazlarının da değerlendirilmediğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava,

İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından verilen cevabi yazıya göre; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/831 E. sayılı dosyasında davalı şirket hakkında 09/11/2016 tarihinde iflas kararı verilmiştir. Sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açma süresi,

İİK 235.maddesi uyarınca 15 gündür ve özel dava şartı niteliğindedir. Bu süre iflas masasına başvurulduğu sırada tebliğ masrafının yatırılması halinde sıra cetvelinin tebliğ tarihinden aksi halde son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında; davacının masaya 1 kayıt numarası ile kayıt yaptırdığı ancak alacak talebinin reddedildiği, sıra cetvelinin 01/06/2017 tarihli ... Gazetesinde ve 08/06/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davacıya 15/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından iflas masasına başvurulduğu sırada tebligat masrafı yatırıldığından 15 günlük yasal süre, tebliğ tarihi olan 15/06/2017 tarihinden itibaren hesaplandığında, davanın 21/06/2017 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.

İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır.

İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Hükümde öngörülen alacaklar ana para alacağı ile iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve alacaklı daha önce takibe geçmiş ise takip masrafları olup, tahsil harcı takip masrafı ise de borçlunun iflas etmesinden dolayı bir tahsilat yapılmadığından tahsil harcının iflas masasına kaydı istenemez.

İİK'nın 138/3 maddesinde ise "Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca icra vekalet ücreti ise takip masrafları kapsamında olup iflas masasına kaydı istenebilir.Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 2015/7358 E 2016/5208 K. sayılı ilamında; ''...İİK'nın 195/1-2. maddesine göre “İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.” cümlesinden hareketle iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek (tahsil harcı bu hesaplama dışında bırakılarak) kapak hesabı yapılıp davacının alacağı belirlenerek bu bedel üzerinden kayıt kabul kararı verilmesi..." gerektiğine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2022 tarihli 2021/2200 E. 2022/1505 K sayılı ilamında; "...Öte yandan, icra vekalet ücretinin takip masraflarına dahil olduğuna ilişkin İİK’nun 138/3 maddesi ile iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masraflarının anaparaya ekleneceğine ilişkin İİK’nun 195 maddesi karşısında 9.057,31 TL’lik icra vekalet ücretinin iflas masasına kayıt kabulüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bu nedenle kararın bozulması gerekmekte ise de, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına..." karar verilerek icra vekalet ücretinin iflas masasına kaydı gereken takip masraflarından olduğuna işaret edilmiştir. Dava konusu alacak kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dosyaya ibraz edilen genel kredi sözleşmesine göre davalı müflis şirketin kullanmış olduğu kredi nedeniyle, dava dışı ... 'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları anlaşılmaktadır.Bankacı bilirkişiden alınan raporda; "Davacı Bankaca Davalı Müflis Şirkete 10/09/2015 tarihinde 4.050.000 USD tutarında dövize endeksli Esnek Ödemeli, 84 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırılmıştır. Hesap kat tarihi itibariyle söz konusu kredinin küçük taksitli olan ilk 12 taksiti ödenmiş sonraki taksitleri ödenmemiştir. 30/09/2016 tarihindeki Kredinin Anapara tutarı 3.930.050,34 TL ve bunun 4.370,66 TL gecikme faizi ve 218,53 TL BSMV toplamı olan 3.934.639,53 USD'dan oluşmaktadır." şeklinde tespite yer verilmiştir. Hesap kat ihtarına göre alacak USD cinsi olmasına rağmen raporda sehven TL olarak gösterildiği düşünülmektedir. Raporun devamında 31/10/2016 hesap kat tarihinden 09/11/2016 iflas tarihine kadar 3.934.639,53 USD alacağın % 20 akdi faizi 21.859,11 USD, % 5 gider vergisi 1.092,96 USD olmak üzere toplam alacak 3.957.591,59 USD hesap edilmiştir. İflas tarihinde 3,1841 kur üzerinden TL'ye çevrilerek 12.601.367.39 TL hesaplanmış ve 1.213,40 TL ihtar gideri eklenerek 12.602.580,77 TL bulunmuştur. Sonuç kısmında ise "Davacı Bankanın Davalı Müflisten olan alacağı 12.602.580,77 TL kredi alacağı, 191.225,81 TL nispi vekalet ücreti ve yapılan 20.322 USD tahsilat düşülmek suretiyle 12.773.484,58 TL olarak hesaplanmış olup Davacı Banka tarafından 12.741.662,86 TL alacağın kayıt kabulü istendiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği Davacı talebi gibi 12.741.662,86 TL nakdi alacağının müflisin masasına adi alacak olarak kayıt ve kabul edilmesi gerektiği, kanaatine varılmaktadır." denilmiştir.

Bilirkişi tarafından alacak TL'ye çevrilmesine rağmen, 20.322 USD ödeme TL'ye çevrilmeksizin, TL cinsi ödeme yapılmış gibi alacaktan mahsup edildiği anlaşılmakla, rapordaki hesaplama hatalıdır.Yine davalı vekili rapora karşı itirazlarında ve istinaf dilekçesinde; söz konusu alacak nedeniyle 13. taksit ödemesi olarak görülen 68.753,40 TL'lik ödemenin ve 23/11/2019 tarihinde ... tarafından "TT242 ref. Açıklamasıyla" yapılan 14.429,00 USD'lik ödemenin dikkate alınmadığını belirtmiştir. Hesap kayıtları incelendiğinde, söz konusu ödemelerin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece anılan hususlara yönelik bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken rapordaki çelişkinin giderilmemesi ve haklı itirazların değerlendirilmemesi hatalıdır. Diğer bir husus ise, dosya kapsamında takip dosyaları bulunmamaktadır.

Davacı vekili müteselsil kefiller hakkında takibin devam ettiğini, dava dilekçesi ile bildirmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının dosya kapsamına alınarak incelenmesi, söz konusu alacak nedeniyle müteselsil kefiller hakkında başlatılan ve devam eden icra takibin olduğu da dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.Ayrıca mahkemece "1-Davanın kabulü ile; Davacının iflasın açıldığı tarih itibariyle davalıdan 12.773.484,58 TL alacaklı olduğunun tespiti ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 12.741.662,86 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne" karar verilmiş ise de, dava kayıt kabul istemine ilişkin olup, davacı tarafın alacaklı olduğu miktarın tespiti yönünde bir talebi söz konusu olmadığından, kararda yer alan "tespit" hükmü, taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Yine davalı şirket hakkında verilen iflas kararının bir örneğinin ilgili mahkemeden getirtilerek dosya kapsamına alınmaması ise eksikliktir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksiklikler ikmal edilerek, davalı vekilinin rapora yönelik itirazları da değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2019 tarihli 2017/700 E. 2019/439 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.