Esas No
E. 2010/18604
Karar No
K. 2010/21001
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2010/18604 E.  ,  2010/21001 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.920,00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Dava dilekçesinde; davacının adına kayıtlı olan telefon hattını kapattırmasına ve davalı ... tarafından bu hattın başka bir kişiye verilmesine rağmen, bu hatta ait faturaların 21.5.2007 tarihinden itibaren davacıya ait banka hesabından ödenmeye devam edildiği, böylece davalının sebepsiz olarak zenginleştiği ileri sürülerek, 1.920 YTL alacağın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

Mahkemece; davalı ...'un bankaya fatura gönderip davacının hesabından tahsilat yapmasının söz konusu olmadığı, davacının kendi hesabından telefon ücretini ödediği, davalının alacağın kim tarafından ödendiğini araştırma zorunluluğunun bulunmadığı ve sebepsiz zenginleşmenin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkidir.

Hakkaniyet ve adalet ilkesi, geçerli bir nedene dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin malvarlığına kayan değerlerin eksiksiz olarak iadesini gerektirmektedir. Nitekim Borçlar Kanununun 62. maddesinde; borç olmayanı rızası ile ödeyen kimsenin yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının telefon aboneliğini iptal etmesine rağmen bu numaraya ilişkin otomatik ödeme talimatını iptal ettirmemesi nedeniyle başka kullanıcıya ait faturanın davacı hesabından otomatik olarak ödendiği tarafların kabulündendir. Ancak bu ödemenin hataen olduğuda açıktır. O halde yukarıdaki açıklamalar uyarınca, davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog