Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/34
Karar No
K. 2022/34
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/34 Esas - 2023/188

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ

K A R A R

ESAS NO: 2022/34
KARAR NO: 2023/188

DAVACI ...

VEKİLİ: Av..
DAVALI: 1...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av. ...

DAVALI: 2-...
VEKİLİ: Av...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 12/01/2022
KARAR TARİHİ: 29/03/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 06/04/2023

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının o tarihte paydaşı olduğu.... arasında 15/05/2015 tarihinde 1.500.000,00 TL limitli cari hesap kredi sözleşmesi düzenlendiğini, davalı bankanın, borçlu şirketin o tarihteki yönetim kurulu üyeleri olan....nun şahsi kefaletlerini aldığını, ayrıca bila tanzim ve vade tarihli 1.950.000,00 TL bedelli borçluları ..... lehine düzenlenmiş bir teminat senedi istediğini, ayrıc....nolu bağımsız bölüm üzerinde ... Müdürlüğünün 14/05/2015 tarih,...yevmiye sayılı işlemi ile banka lehine 1.dereceden 500.000,00 TL limitli üst limit ipoteği kurulduğunu, taşınmazın devri nedeniyle bu ipoteğin terkin edilerek 14/07/2017 tarihinde davacıya ait ...nolu taşınmaz üzerinde yeni ipotek tesis edildiğini, cari hesap kredi sözleşmesine bağlı ilk kredi kullanımının 2015 yılı temmuz ayında gerçekleştiğini, taraflar arasında 30/10/2017 tarihinde ... numaralı cari hesap kredi sözleşmesine bağlı olarak 37.000,00 TL limitli gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının davalı şirketteki paylarını 01/10/2018 tarihli hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ...'ya devrettiğini ve temsil görevinin sona erdiğini, borçlu şirketin yıllar içinde davacı banka ile toplam 8.314.911,23 TL tutarında cari hesap şeklinde işleyen kredi işlemi yaptığını, bunun 8.219.426,04 TL'sini ödediğini, 31/12/2018 tarihi itibariyle toplam 95.485,19 TL borcunun olduğunu, şirketteki hisselerini devrettikten sonra şirketin diğer alacaklılarıyla birlikte davalı bankaya gönderdiği 11/12/2018 tarihli ihtarname ile devir nedeniyle kefalet ve ipoteğin geri çekildiğini bildirdiğini, davalı banka tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile vazgeçme beyanının kabul edilmediğinin ifade edildiğini, ancak alacaklı bankanın bu ihtarnameden 1 hafta sonra borçlu şirketin yeni pay sahibi ile 21/12/2018 tarihli yeni bir ... ve ek cari hesap sözleşmesi imzaladığını, borçlu şirketin 14/12/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile ....adresindeki metruk bir ofise taşındığını, 29/04/2019 tarihli hesap kat ihtarında çek karneleri ve gayri nakdi kredilerle birlikte 628.844,28 TL'ye ulaşan kredinin borçludan tahsil edilememesinin davalı bankanın özensizliğinden geldiğini, alacaklı bankaya gönderilen 11/12/2018 tarihli kefalet ve ipoteğin geri çekme bildiriminde yeni tebligat adresinin bildirildiğini ve alacaklı bankanın 14/12/2018 tarihli cevabi ihtarnamesini bu yeni adrese gönderdiğini, buna karşın 29/04/2019 tarihli hesap kat ihtarının davacının artık kullanmadığı eski adresine gönderilerek kat ihtarının usulsüz şekilde kesinleştirmek istediğini, davalı banka tarafından 31/05/2019 tarihinde davacıya karşı ....sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 500.000,00 TL tutarında ve 2019/7744 sayılı dosyası ile de 15/05/2015 tanzim, 25/04/2019 vade tarihli 635.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 649.117,88 TL tutarında olmak üzere 2 ayrı takip başlatıldığını, her iki takibe karşı ... dava açıldığını, davanın reddedildiğini, kefaletin alacak hakkını genişleten feri bir hak olduğunu, ...nolu kredi sözleşmesine bağlı asıl alacağın sona erdiğini, asıl alacağın sona ermesinin kefilin sorumluluğunu kaldırdığını, kefalet sözleşmesinin şekil kurallarına aykırı olup geçersiz olduğunu, işletmenin devrinin kefilin ve rehin veren 3.kişinin sorumluluğunu kaldırdığını, usulsüz hesap kat ihtarı halinde ipoteğin paraya çevrilmesinin istenemeyeceğini, senedin tanzim tarihinin davalı banka tarafından 15/05/2015 olarak sonradan doldurulduğunu, senedin kayıtsız şartsız bir borcun ödenmesi amacıyla verilmediğini, borçlunun hamile yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senedin metninden anlaşılan defilerle, alacaklı her kim ise ona karşı şahsen sahip olduğu defileri ileri sürebileceğini, dayanak senedin, kredi sözleşmesinin banka tarafından onaylanmasından daha önceki bir tarihte düzenlenmesi nedeniyle o sırada bir alacağın doğup doğmayacağı ve miktarının belli olmadığını belirterek fazlaya ve istirdada ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davaya konu icra takipleri ile dayanak senet, kefalet ve ipotek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama sırasında cebri icra yoluyla ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte istirdadına alacağın güvencesi olarak davalı lehine verilen ipoteğin iptali ile terkinine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP

Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte olup, arabuluculuğun dava şartı olduğunu, dava şartı tamamlanmadan dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacının banka nezdindeki borcunun devam ettiğini, dilekçe ekinde sunulan kefaletnamenin incelenmesinde kredi alanın kullandığı ve kullanacağı nakdi ve gayri nakdi kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlar ile her ne surette olursa olsun asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlara kefilin kredi alan ile beraber kefil olmasının bu sözleşmenin konusunu oluşturacağının kararlaştırıldığını, davalı banka tarafından davacıya ibra yahut yenilemeye ilişkin verilmiş bir yazılı belge olmadığını,...numaralı genel kredi sözleşmesinde eski sözleşmelerin geçersiz olacağına, yenileneceğine, yahut sona erdirileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, kefaletnamenin usulüne uygun şekilde alınmış olup geçerliliğini koruduğunu, ... ... Ltd. Şti.'nin tümüyle ticari unvanını yahut tüm malvarlığını devretmediğini, yalnızca ticari işletme bünyesinde işlettiği hastaneyi devrettiğini, firmanın banka nezdindeki sorumluluğunun da devam ettiğini, davacının kefalet sözleşmesi gereğince gayri nakdi kredilerden de sorumlu olduğunu, hesap kat ihtarının usulüne uygun şekilde düzenlenerek borçlulara tebliğ edilerek temerrüt koşulunun sağlandığını, davacının kefaletnamede bildirdiği, ayrıca ipotek tesisi sırasında tapu müdürlüğüne bildirdiği adrese tebligatın çıkartıldığını,

İİK'nın 148/a maddesi uyarınca "... yeni adresin bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarihin tebellüğ tarihi sayılır." hükmü gereğince tebligatın usulüne uygun olup ilamlı takip başlatılmasında bir sakınca bulunmadığını, dava konusu senedin tahsil edildiğinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere / kullandırılmış olan kredi borcunun ödenmesi amacıyla, bankaya ciro edilerek teslim edildiğini, davacının iddialarını Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde 2019/456 esas sayılı dosyada da incelenerek kesin hükme bağlandığını, itirazların reddi gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.

Diğer davalıya tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunulmamış, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş, davalı vekili 07/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde; söz konusu kefalet ve ipotek işlemlerinin davacının yetkili olduğu dönemde yapıldığını, davacı tarafın şirket yetkilisi olduğu bir dönemde kullanılan kredi ve yine o dönemde imzalanan kefalet sözleşmesi mevcut iken borçlu olmadığının tespitinin istenmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davalı bankanın Etimesgut şubesine 10 adet çek yaprağının müvekkili şirket tarafından teslim edildiğini, davacının kefaletten sorumlu olduğunu belirterek davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

GEREKÇE

Dava;.... sayılı takip dosyasında takibe konu senetten ve aynı icra müdürlüğünün ... sayılı (yeni esası 2021/4277) takip dosyasından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir.

Davacı vekili yargılama sırasında sunduğu 04/07/2022 tarihli dilekçe ile... (eski esası 2019/7741) sayılı dosyasına ödenmek zorunda kalınan toplam 519.981,00 TL'nin 10/03/2022 satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, istirdat ettiği tutarı aşan kısma menfi tespit davası olarak devam edilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. ....takip dosyasının gönderilen uyap kayıtlarının incelenmesinde; davalı - alacaklı .... tarafından, borçlular...... hakkında 500.000,00 TL asıl alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği,

Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/7744 sayılı takip dosyasının gönderilen uyap kayıtlarının incelenmesinde; davalı - alacaklı .... tarafından, borçlular...... hakkında 635.000,00 TL asıl alacak, 12.212,88 TL işlemiş faiz, 1.905,00 TL komisyon olmak üzere toplam 649.117,88 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiği,

İpoteğin dayanağı tapu kayıtları, ipotek resmi senetleri ve kredi sözleşmesine ilişkin belge örnekleri celp edilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bankacı bilirkişi 01/06/2022 tarihli raporunda, davalı bankanın, davacıdan müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı şeklen görülen 15/05/2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu firmaya kullandırılan ... kredisinden kaynaklı 31/05/2019 tarihi itibariyle alacağın, asıl alacak ve ferileri ile birlikte 471.697,97 TL olduğunu, kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı asıl borçlu firma lehine düzenlenen 32.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun 31/05/2019 tarihi itibariyle meri durumda olup, gayri nakdi risk tutarının bu miktar olduğunu, sözleşmede teminat mektup bedellerinin depo edilmesinin talep edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, 2013 yılından itibaren davalı firmanın çek karnesi kullandığını, davalı banka sorumluluk bedeli toplamının 5 adet çekten kaynaklı 10.150,00 TL olduğunu, sözleşmede çek yapraklarından kaynaklı banka sorumluluk bedellerinin depo edilmesinin talep edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını bildirmiştir.

Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmış olup, bilirkişi 28/06/2022 tarihli ek raporunda; taraf itirazlarına ilişkin itirazların irdelenmesi bölümünde yapılan açıklamalar sonucu uzmanlık alanının dışındaki itirazlara ilişkin hususların mahkemenin takdirine bırakıldığını, icra takibi ve dava tarihi itibariyle davalı asıl borçlu firmaya kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredilerden kaynaklı alacak tutarının takip tarihi itibariyle asıl alacak ve feriler toplamı olarak 529.413,57 TL, dava tarihi itibariyle nakdi alacak toplamının 1.314.790,60 TL, gayri nakdi alacağın dava tarihi itibariyle 24.085,00 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.

Rapora itirazlar ve takip tarihleri ve bu yöndeki itirazlar da gözetilerek, ayrıca davacı vekilinin 04/07/2022 tarihli istirdat dilekçesi de gözetilerek bu talep yönünden de inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosya 2.ek rapor için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 27/10/2022 tarihli ek raporunda; icra takip tarihinin 11/06/2019 olarak ve 14/01/2022 dava tarihi itibariyle alacak tutarının hesaplanması sonucunda.... esas sayılı dosyaları için takip tarihi itibariyle toplam alacağın 1.149.117,88 TL, dava tarihi itibariyle toplam alacağın 2.089.329,51 TL olarak hesaplandığını, dava tarihinden sonra 433.100,00 TL'nin 01/07/2022 tarihinde davalı bankaya ödendiğini bildirmiştir.

Alınan rapor ve ek rapor içerikleri, tarafların beyan ve itirazları ve dosya kapsamı nazara alınarak dosya üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi 22/01/2023 tarihli raporunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; takibe ve davaya konu kredilerin 15/05/2015 tarihli ... sayılı genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak 15/05/2015 tarihli 1.500.000,00 TL'lik cari hesap kredisi sözleşmesine istinaden kullandırıldığından davacının davalı bankaya tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ....sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip dosyasından 11/06/2019 takip tarihi itibariyle davacının borcunun 617.591,41 TL nakit, 82.750,00 TL gayri nakit alacak, işlemiş faiz ve komisyonla birlikte toplam 625.730,40 TL olduğunu, buna göre borçlu olunmayan miktarın 17.408,59 TL asıl alacak, 5.926,66 TL işlemiş faiz, 52,23 TL komisyon olmak üzere 23.387,48 TL olduğunu, dava tarihi itibariyle borcun 612.508,83 TL'si nakit ve gayri nakit alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 856.215,26 TL olduğunu, kat ihtarının davacıya tebliğ olunamadığından TMK'nın 887.maddesi gözetildiğinde davacı hakkında ipotek takibinin yapılıp yapılmayacağı hususunun mahkemenin takdirine ait olmak üzere, takip yapılabileceğinin düşünülmesi halinde... sayılı dosyasından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte takip tarihi itibariyle borcun 608.377,40 TL asıl alacak olmak üzere feriyle birlikte toplam 625.072,64 TL olduğunu, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğundan 500.000,00 TL ipotek miktarı ile borçlu olunacağını, dava tarihi itibariyle toplam borcun 1.336.891,15 TL olup, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğundan 500.000,00 TL ile sınırlı borçlu olunacağını, ipotekli taşınmazın davadan sonra 10/03/2022 tarihinde....dosyasından 666.000,00 TL'ye satıldığının tespit edildiğini bildirmiştir.

Dosya kapsamından; davacı bankanın... arasında 15/05/2015 tarih... sayılı genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak 15/05/2015 tarih, 1.500.000,00 TL'lik cari hesap kredisi sözleşmesi, 30/10/2017 tarih, 37.000,00 TL'lik gayri nakdi kredi sözleşmesi düzenlendiği, davacı...ın 15/05/2015 tarih 1.500.000,00 TL'lik kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, 21/12/2018 tarih,...sayılı genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak 21/11/2018 tarihli 1.500.000,00 TL'lik cari hesap kredi sözleşmesi, 21/12/2018 tarihli 50.000,00 TL'lik gayri nakdi kredi sözleşmesi düzenlendiği, davacı ...'nün 21/12/2018 tarih, 1.950.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı,

Kredinin teminatı olarak davacıya ait ... meskenin tamamı üzerinde 500.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinde ipoteğin sadece davalı kredi lehtarı/asıl borçlu...'nin ....'den kullandığı kredinin teminatını teşkil ettiği hususunun belirtildiği, davacı kefilin kefaletten doğan şahsi sorumluluğunun teminatını oluşturmadığını, 15/05/2015 tanzim, 25/04/2019 vade tarihli, 1.950.000,00 TL bedelli, davacı, dava dışı ....borçlu, davalı ...'nin lehtarı olduğu, bononun davalı bankaya ciro edildiği, ciranta ..borçlu davacı ...

Kredi lehtarı asıl borçlu davalı .... yevmiye numaralı ihtarname ile kredi hesaplarının 29/04/2019 tarihi itibariyle kat edildiği, ihtarname içeriğinde belirtilen ve toplamı 628.844,28 TL borcun tebliğden itibaren 1 gün içerisinde ödenme isteğinde bulunulduğu, ihtarnamenin kredi lehtarı asıl borçlu şirkete 10/05/2019 tarihinde, dava dışı kefil Zeki Özkanoğlu'na 07/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 1 günlük sürenin eklenmesiyle temerrüdün 14/05/2019 tarihinde oluştuğu, (kefilin sorumluluğunun asıl borçlunun sorumluluğundan fazla olamayacağından) kefil davacı .... ve dava dışı kefil ...'a ihtarnamelerin adresten ayrıldıklarından bahisle tebliğ edilemediği, bunlar yönünden temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu anlaşılmıştır. Dava konusu menfi tespit talebine konu icra takip dosyaları, .. sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe ilişkin dosya, diğeri... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasıdır.

İşbu davada takiplerden biri kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip, diğeri yine tahsilde tekerrür olmamak üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20/01/2023 tarihli kararına kadar tahsilde tekerrüre yer olmamak üzere her iki takipte yapılması yasal olarak mümkün olmuştur. ... tarihli kararı ile "rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla borç, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz." denilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olup, karar tarihinden itibaren mevcut tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.

Bu durumda dava her iki icra takibinden dolayı menfi tespit davası olup, aynı kredi sözleşmesi ve aynı alacağa ilişkin aynı tarihli biri kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla, diğeri ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler olduğu, birinin ....esas sayılı oldukları, bu durumda takiplerden birinin yapılamayacağı, takip alacaklısına tercih hakkı verilecek bir durum yok ise de, takip alacaklısı davalı bankanın tercih hakkını da kullanmadığı, bu durumda takipler aynı gün olmakla önceki esaslı olan takibin sürdürülebileceği, diğer takip için ...esas sayılı) ... kararı kapsamında takip yapılamayacağından ve derhal uygulanması gerektiğinden bu aşamada takibin devam ettirilemeyeceği anlaşılmakla, davacının ...sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konu menfi tespit davasının kabulü ile davacının davalılara bu takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı taraf tazminat isteğinde bulunmuş ise de davalı banka tarafından kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davacının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer dava konusu takip dosyası; ... esas sayılı takip dosyası olup, bu takip ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkindir. Davacı banka ile davalı asıl borçlu .... arasında genel kredi sözleşmesi düzenlenmiş, davacının müteselsil kefil ve ipotekli taşınmaz maliki olup, ipotek asıl borçlu ....'nin asaleten borçlarının teminatını oluşturmakta, davacı kefilin kefalet borçlarının teminatını oluşturmamaktadır.

TMK'nın 881.maddesi ipotek başlıklı olup, 887.maddesinde; "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." hükmünü haizdir. İşbu davada kat ihtarı ipotekli taşınmaz malikinin bankaya bildirdiği, tapuda bildirilen adrese tebliğe çıkarılmış, bu adrese çıkartılan tebligat adresten ayrıldığından bahisle iade edilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle tapuya bildirilen başkaca bir adres de yoktur.

Davacı taraf ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediği, 11/12/2018 tarihli davalı bankaya .... Noterliğinden keşide edilen ihtarnamede müvekkilinin adresinin ve yine davalı banka tarafından keşide edilen cevabi 14/12/2018 tarihli ihtarnamede başka adresin belirtildiği, ancak kat ihtarının bu adreslere tebliğ edilmediğini, kat ihtarının tebliği yapılmadığından, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçilemeyeceği, ihtar şartının oluşmadığı iddiasında bulunmuş olup, davacının kefili olduğu genel kredi sözleşmesinde belirtilen adres, ipotek resmi senedindeki adresi, kat ihtarının tebliğe çıkarıldığı adres olup, davacının belirttiği 11/12/2018 tarihli ihtarnamenin adres değişikliğini bildirir nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

İİK'nın 148/a ve 150/ı maddesi uyarınca ipotek akit tablosundaki adresin değiştirilmesinin tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi halinde sonuç doğuracağı, yani adresin bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarihin tebellüğ tarihi sayılması gerektiği, ... uygulamalarının bu yolda olduğu, davacı ipotek veren - kefile kat ihtarının tapuda bildirilen ve kredi sözleşmesinde yazılı adrese tebliğe çıkarıldığı, adres değişikliği bildirilmediği ve tapuda da başkaca adres olmadığı anlaşılmakla çıkartılan tebligatın tebliğ edilmiş sayılacağı, bu şekliyle ipotekli takibe geçmek için takip koşulunun oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacının taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki kefaletine ilişkin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin bildirimin davalı bankaya 11/12/2018 tarihli ihtarname ile yapıldığı, davacının hisselerini devrettikten sonra imzalanan 21/12/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi ile tekrar kredi kullandırıldığı, davacının imzaladığı sözleşmeye istinaden tahsis edilen ve kullandırılan kredilerin 21/12/2018 tarihli sözleşmeden sonraki bir tarihte yenilenmediği, geçmiş tarihte kullandırılan ... kredisinin teminat mektubu ve çek karnesi hesaplarının mevcut üzerinden kullanılmaya devam ettiği anlaşılmıştır.

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin takip dosyasından menfi tespit dava konusuna ilişkin mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taşınmaz üzerindeki ipoteğin limit ipoteği (500.000,00 TL ile sınırlı) olduğu, kredi sözleşmesi ve kullandırılan krediler kapsamında işbu takibe konu takip tarihi itibariyle borcun ipotek limitinin üzerinde olduğu, takip değeri ve ipotek limiti de nazara alındığında borcun bulunduğu kanaatine varılmakla bu takip dosyasından dolayı açılan menfi tespit davasının reddine, davalı taraf tazminat isteğinde bulunmuş ise de İİK'nın 72/2-3 kapsamında verilmiş ve uygulanmış ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından ve diğer davalı şirket takip alacaklısı olmadığından, davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Dava konusu ... sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, takibe geçilen tarih itibariyle tahsilde tekerrür olmamak üzere kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebileceği.... kararının takip ve davadan sonraya ilişkin olduğu, bu durumda dava açıldıktan sonra gelişen durum itibariyle davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla bu takip yönünden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, bu takibe ilişkin davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın kısmen kabulü ile,

1.Davacının ...sayılı takip dosyasından dolayı açmış olduğu menfi tespit davasının kabulü ile, davacının davalılara bu takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, Davacının tazminat talebinin reddine,

2.Davacının .... sayılı takip dosyasından dolayı açmış olduğu menfi tespit davasının reddine,

Davalı tarafın tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 179,90 TL ret harcının peşin alınan 11.085,32 TL’den mahsubu ile artan 10.905,42 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Dava konusu ... sayılı takip dosyasına ilişkin olarak taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, dava konusu bu takibe ilişkin taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dava konusu ... sayılı takip dosyasına ilişkin davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı .... tarafından yapılan 11,50 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı.... tarafından yapılan 23,00 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup 73.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar davacı vekili ile davalı .... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2023 Başkan ... Üye ... Üye .. Katip ..

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk İİK md.148 İİK md.72/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog