11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/1233 E. , 2023/4929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2003/01603, 141331, 96805, 143879, 2004/35647 ve 2014/80506 sayılı, "coca-cola şekil", "coca cola", "şekil", "always coca cola", "coke c style şekil", "şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2017/00615 sayılı "Kale Çerez+ şekil" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkili adına tescilli ve tanınmış “Dynamic Ribbon” ismiyle anılan şekil markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının, YİDK.'nın 10.07.2018 tarih ve 2018/M-5327 sayılı kararı ile reddedildiğini, refleks halinde müvekkili şirket ve “Coca-Cola” markasını çağrıştıran dava konusu başvurunun tesciline izin verilmesinin, müvekkillerinin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği şekil markalarının sulandırılmasına neden olacağını, davalı firmanın müvekkilinin markalarından haberdar olmamasının mümkün olamayacağını ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu, 2017/00615 sayılı “Kale Çerez +şekil” ibareli markanın, tescili talep edilen mal/hizmetleri açısından, davacı yana ait 96805, 2014/90506, 2003/01603, 141331 ve 2004/35647 tescil numaralı markaları arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas tehlikesinin bulunduğu, somut olay açısından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin tanınmış "coca cola" markasını bilmeyeceğinin düşünülemeyeceği, dolayısıyla başvurusunun kötüniyetli olduğu gerekçesiyle tescili talep edilen bütün sınıflar açısından başvurunun reddi gerektiğinden davanın kabulüne, davalı kurumun 2018/M-5327 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın bir bütün olarak bıraktığı izlenime göre karar verilmesinin gerektiğini, ancak bu durumun markada ayırt edici ve baskın unsurun göz ardı edileceği anlamına gelmediğini, dava konusu 2017/00615 sayılı ve “Kale Çerez + şekil” ibareli markanın da özgün bir marka olduğunu, “Kale Çerez” kelime unsurunun, markanın ortasında yer alan ve ilk dikkati çeken, hakim unsuru konumunda bulunduğunu, söz konusu kelimelerin, altındaki sıradan şekil unsuruna oranla nispeten çok daha büyük puntolarla kaleme alındığını, ayırt ediciliğin sağlandığını, bu durumun bilirkişi raporunun karşı görüşünde de açıkça ve gerekçeli olarak ifade edildiğini, markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davalının kötüniyetli kabul edilmesinin dosya kapsamında mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarında kullanılan renkler, davalı başvurusunun italik yazılış şekli, kelime ve şekil unsurlarının markaya kompozisyon edilişi birlikte değerlendirildiğinde, davalı başvurusunun davacı markalarına yaklaştığı ve taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas tehlikesinin bulunduğu, somut olay açısından 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması şartlarının oluşmadığı, ancak aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin, davacının şekil markasını bilmeyeceğinin düşünülemeyeceği, başvurudaki benzerliğin esinlenmeyi aştığı ve dolayısıyla davalı başvurusunun kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;
istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK 8 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı TPMK'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava konusu 2017/00615 sayılı ve "Kale Çerez + şekil" ibareli marka olup, özgün bir markadır. Markadaki "Kale Çerez" kelime unsuru, markanın ortasında yer alan ve ilk dikkat çeken unsurdur. Markanın hakim unsuru konumundadır. Sözkonusu kelimeler, altındaki sıradan şekil unsuruna oranla nispeten çok daha büyük puntolarla kaleme alınmıştır. Markada şekil ve renk unsurlarına da yer verilmekle birlikte kelime unsurunun markadaki kullanımı ve konumlandırılışı dikkate alındığında, marka algısı kelime unsuru üzerinde şekillenmektedir. Markaya ayırt edicilik katan ve marka algısı yaratan "Kale Çerez" ibaresi davacı markalarında yer almamaktadır. Başvuru markası ile davacı markaları sadece görsel olarak değil, işitsel ve anlamsal düzeyde de birbirinden ayrıdır. YİDK kararı hukuka uygun olup dava red edilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanması doğru değildir. Açıklanan nedenle çoğunluk görüşüne karşıyım.