8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/959 E. , 2023/5980 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
...
...
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında ... Köyü köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 309 parsel ... 10.375,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 12170 ada 203 parsel numarasıyla ve 6.668,56 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... kayıtlı bulunan eski 307 parsel ... 7.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 12170 ada 204 parsel numarasıyla ve 5.121,98 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait eski 309 (yeni 12170 ada 203) parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve sınırının yanlış belirlendiği, eksikliğin ve yanlışlığın davalıların miras bırakanı ...'ye ait eski 307 (yeni 12170 ada 204) parsel ... taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile iddiasına konu kısmın adına kayıtlı taşınmaza eklenmek sureti ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve müşterekleri cevap dilekçelerinde; kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün de eksildiğini ve dolayısı ile davacıya ait taşınmazdaki eksikliğin kendilerine ait taşınmazdan kaynaklanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... ve müşterekleri vekili cevap dilekçesinde, davacı yanın iddialarının faraziyeye dayalı olup, taşınmazların ara sınırında sabit nitelikte sınır bulunmadığını ve davacının hak kaybı mevcut ise bunun muhatabı olmadıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2014 tarih ve 2012/42 Esas, 2014/468 Karar ... kararı ile tesis kadastrosu sırasında taşınmazların yüzölçüm hesabında hesap hatası yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16 ıncı Hukuk Dairesinin 21.03.2016 tarihli ve 2015/5408 Esas, 2016/2950 Karar ... kararıyla; "...İlk Derece Mahkemesince yapılan uygulamanın yetersiz, bilirkişi raporlarının ise denetime elverişsiz olduğunu, çekişmeli taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen hesap cetveli, ölçü krokisi, uygulama kadastrosuna ait ada raporu ile tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının getirtilmediği, fen bilirkişisinden yöntemine uygun şekilde rapor ve harita alınmadığı, harita mühendisi bilirkişi ...'un 27.08.2014 tarihli ek raporunda ilk kadastro paftası üzerinde davacıya ait eski 309 parsel ... taşınmazın tesis kadastrosunda alan hesabının planimetre aleti ile 10.375,00 metrekare olarak hesaplandığı, ancak hesaplanan bu alanın hatalı olduğu belirtilmesine karşın tesis kadastrosuna ilişkin hesap cetveli ile ölçü krokisi dosya arasında bulunmadığından hata olup olmadığının denetlenemediği, ayrıca rapora ekli 2 nolu krokide yer alan kaymanın nedeninin de açıklanmadığı ve bu şekildeki eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak İlk Derece Mahkemesince harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...teknik bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı tarafından dava konusu taşınmazların sınırı olduğu iddia edilen hendeğin sabit sınır özelliği göstermediği, tarafların tamamı tarafından hendeğin sınır olduğunun kabul edilmediği, bu nedenle sözü edilen sınırın çekişmesiz sınır niteliği taşımadığı, ayrıca hava fotoğraflarına göre 2004 yılında hendeğin mevcut olmadığı gibi farklı tarihlerde hendeğin şeklinin değiştiği ve uygulama çalışmalarının teknik olarak doğru olduğu..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde, davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, uygulama kadastrosundan evvel taşınmazların ara sınırının dut ağacı ve zeminde mevcut çakılı taşa kadar düz hat ile takip eden sınır yeri olduğunu, bu sınırının davacı ile davalıların miras bırakanı tarafından ortak irade ile belirlendiğini, tesis kadastrosundan bu güne kadar da taşınmazların bu şekilde kullanıldığını, dolayısı ile bu sınırın esas alınması gerektiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasının a bendine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasının a bendi.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.