4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/3239 E. , 2023/10180 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.01.2021 tarihli ve 2021/14985 Esas, 2021/7592 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalılar ..., .......,....., ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı .......,'ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları takip sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazı 21.09.2007 tarihinde davalı annesi ...'a sattığını, dava dışı .....Taşımacılık ...Ltd.Şti. hisselerini kardeşleri ... ve ...... ile kızı ...'a devrettiğini öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.11.2014 tarihli ve 2014/63 Esas, 2014/546 Karar sayılı kararı ile; davalılar arasında akrabalık bağı olduğu gerekçesiyle davacının tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı (I)
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.10.2017 tarihli ve 2015/2588 Esas, 2017/8555 Karar sayılı ilamı ile; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesi ile sair yönler incelenmeksizin karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (I)
1.Mahkemenin 14.05.2019 tarihli ve 2019/8-278 Esas ve Karar sayılı kararı ile; davalıların akraba olduğu gerekçe ile dava konusu taşınmaz satışının iptaline karar verilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairemizin 26.01.2021 tarihli ve 2021/14985-7592 Esas ve Karar sayılı ilamı ile; "...
1.İİK'nun 284. maddesinde iptal davası hakkının, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşeceği belirtilmiştir.
Bu süre hakdüşürcü süre olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gibi sürenin harhangi bir işlemle kesilmesi de söz konusu değildir. Somut olayda dava konusu taşınmazlar 21.09.2007 taihinde borçlu tarafından annesi ...’e satılmıştır, dava ise 10.02.2014 tarihinde açıldığından beş yıllık süre geçmiş olması nedeni ile taşınmaz satışı ile ilgili talebin ön koşul yokluğundan reddi ile vekil ile temsil edilen davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde, iki adet taşınmazın davalı anneye yapılan satışı ile borçlunun ortağı olduğu şirket hisselerin davalı kardeşlere yapılan satış işlemlerinin iptalini istemiştir. Mahkemece, sadece taşınmazlar ile ilgili olarak hüküm kurulmuş, hisse satışlarının iptali istemi konusunda kabul kararı verilmediği halde davalılar......,....,....., aleyhine, yargılama giderlerine hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (II) Mahkemenin 26.05.2022 tarihli ve 2021/377 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararı ile;
"....davalı ... hakkında açılan davada, tasarrufun iptaline konu edilen, dava konusu taşınmazlar 21.09.2007 taihinde borçlu tarafından annesi davalı ...’e satıldığı, davanın ise 10.02.2014 tarihinde açıldığı görüldüğünden, tasarruf tarihinden itibaren yasal beş yıllık süre geçmiş olması nedeni ile taşımaz satışı ile ilgili davalı ... hakkında açılan davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Diğer davalılar bakımından açılan davada ise, borçlu davalı ...'ın, ...... Taşımacılık ve Akar. Tic. Ltd. Şti'nde bulunan 8000 adet hissesinden 4000 adetinin ...'a, 2000 adetinin ise ...'a, 2000 adetinin .......'a devrine ilişkin 25.11.2011 tarihli hisse devirlerine ilişkin, davanın açılış tarihi 10.02.2014 olmakla yasal beş yıllık süre içerisinde davanın açıldığı, tasarrufların takibe konu borçtan sonraki tarihe ilişkin olduğu, icra dosyalarında yapılan hacizlerde davalı borçlunun borç ödemekten aciz halinde olduğu görülmüş, hisse devirlerinin yapıldığı davalılar ...'ın davalı borçlunun kızı, ..., ...'ın davalıların kardeşi oldukları, davalılar arasındaki yakın akrabalık ilişkisi olduğu nazara alındığında davalı borçlunun ızrar durumunu bilebilecek kişiler olduğu, hakeza İİK 278/2-1 maddesi uyarınca üçüncü dereceye kadar akrabalar arasında ivazlı tasarrufların bağışlama gibi kabul edildiği, bu nedenle davalı borçlunun yaptığı hisse devirlerinin alacaklardan mal kaçırma amacıyla yaptığı kanaatine varıldığından yapılan hisse devirlerinin davacı yönünden iptali ile davacıya cebri icra yetkisi verilmesine." şeklinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ...
ve ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., .......,.......,......, ve ... vekili, ilk kararda şirket hisse devirlerinin iptaline ilişkin olarak karar verilmediği ve bu husus davacı tarafından temyiz edilmediğinden kesinleştiği, davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu halde yeniden bu konuda aleyhe karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin yeterli araştırma yapmadan karar verdiğini, ne kadar alacak için kabul kararı verdiğini açıklanmadığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 297/2. maddesi gereğince mahkemenin davacının taleplerinden her biri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermesinin zorunlu olmasına ve bu hususun kamu düzeni oluşturması nedeni ile karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturmasına hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar ..., .....,....,....., ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.