T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından 11/05/2021 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ..., ... vs. Olmak üzere birden fazla marka altında üretim ve satış yaptığını, anılan markaların müvekkilinin izni olmaksızın ve haklı bir nedene dayanmaksızın "..." web sayfasında ve alt linklerinde kullanıldığını, müvekkilinin marka hakkına tecavüzdü bulunulduğunu, bu durumun İzmir FSHHM'nin ...D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini belirterek, davalı yana ait
"..." alan adına,
"...", "...", "..." alt linklerine erişimin engellenmesini, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını, müvekkili şirketin tescilli markalarına tecavüzün tespitini, tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını, tecavüzün giderilmesini, önlenmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkillerinin birçok tescilli markalarının bulunduğunu, bu markalar adı altında ürün üretim ve satışının yapıldığını, davalı tarafça "" adresli internet web sayfası ve "...", "...", "..."
Uzantılı linklerinde müvekkiline ait markalardan kaynaklanan haklara tecavüzde bulunulduğunu, tescilli markaların izin alınmaksızın ticari bir şekilde kullanıldığını, bu adres üzerinden satışların yapıldığını iddia ederek müvekkilinin tescilli markalarından kaynaklanan haklarına davalı tarafça tecavüzde ve haksız rekabette bulunulduğunun tespiti ile davalıya ait "..." şeklindeki alan adının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, tescilli markadan kaynaklanan haklara tecavüzde bulunulduğunun tespiti ile internet alan adı iptali istemlerine ilişkindir.
Dosya, endüstriyel tasarım uzmanı, sınai mülkiyet uzmanı ve bilişim uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyete tevdii edilerek, rapor ve ek raporlar aldırılmıştır. Söz konusu rapor ve ek raporlarda davalının internet sitesi üzerinden yaptığı kullanımların davacının tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, kullanımların davacı markalarına iltibas oluşturduğu tespitlerine yer verilmiştir. Dosya kapsamına, bilimsel ve teknik verilere uygun olduğu değerlendirilen rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınabilir olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı şirketler adına tescilli "...", "..." ve "..." ibareli ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, 6, 19, 20, 17, 11 sınıf kodlarında kayıtlı markaların bulunduğu, davalı taraf adına olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilen ve yukarıda tafsilatı verilen internet sitesi üzerinden bu markalara konu ürünlerin ticari şekilde kullanıldığı, davalı kullanımlarının sanki bu markaların yetkili servisiymiş gibi bir izlenim oluşturularak icra edildiği, bu anlamda kullanımların davacılara ait markalar hakkında tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verebilecek mahiyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının bu kullanımlarının 6769 sayılı SMK 7/5 ve 556 sayılı Mülga KHK 12. Maddesi kapsamında dürüst kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, davacılar tarafından davalıya verilmiş herhangi bir hakkın bulunmadığı, davalının kullanımlarının herhangi bir zorunluluğa dayanmadığı, davalının kullanımlarında davacıların markaları dışında başka bir marka kullanılmaksızın sadece davacıların tescilli markalarının servis hizmetlerini yaptığını bildirdiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği şekilde davalı tarafça yapılan kullanımlar 6102 sayılı TTK'nun 54. Maddesinde başkasının malları, iş ürünleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak biçiminde tarif edilen haksız rekabet halini oluşturmaktadır.
Yine konuya ilişkin 6769 sayılı SMK'nun 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz fiilleri düzenlenmiş, maddenin 1. Fıkrasının A bendinde; marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. Maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın (7. Maddede: Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması, tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, mal ve hizmet sınıflarına bakılmaksızın tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tanınmışlık düzeyi nedeni ile markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması, işareti kullanan kişinin bu hususa ilişkin meşru bir hakkı veya bağlantısı olmaksızın işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması) marka haklarına tecavüz teşkil edeceği açıkça düzenlenmiştir.
Gerek mahkememizce benimsenen bilirkişi raporları, gerekse de tüm dosya kapsamından somut olayda davalı tarafça, davacıların markalardan kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, bu haklara tecavüz sayılması gereken davalı kullanımlarının bulunduğu, bu durumun markadan kaynaklanan haklara tecavüzün yanında TTK 54 maddesi anlamında haksız rekabet durumunu oluşturacağı, bu nedenlerle davalı kullanımlarının davacılar aleyhine markadan kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun kabulü hususunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur. Mezkur nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davanın KABULÜNE,
Davalı kullanımlarının, davacıların marka haklarına tecavüz ve davacılar aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, Tecavüz ve haksız rekabetin men'ine, ortadan kaldırılmasına, durdurulmasına, giderilmesine ve devamının önlenmesine, Davalıya ait... alan adının iptaline, Davacılar duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Alınması gereken 269,85 TL harcın davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Davacılar tarafından yapılan 5.384 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
Davalı tarafından yapılan toplam 8,50 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 23/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)