4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9839
- Karar No
- 2023/347
- Karar Tarihi
- 12.01.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2021/9839 E. , 2023/347 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davalı ...'nın İstinaf Başvurusunun Kabulü, Davalı ...'ın İstinaf Başvurusunun Reddi / Davanın Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'nın istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ...'ın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.02.2014 tarihinde davalı ...’ın kullandığı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, davalı ... Hesabına yapılan başvuru sonucunda ödeme yapıldığı ancak ödemenin eksik olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 211.364,97 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kaza neticesinde davacıya ödeme yapıldığını, sorumluluklarının kalmadığını, KTK 111'e göre 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Davalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğunun ceza yargılamasında alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği; davacının maluliyet oranının % 31,2 , geçici işgöremezlik süresinin 3 ay olarak tespit edildiği ve bu rapor doğrultusunda tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği " gerekçesiyle, davacının davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kabulüne; davalı ... Hesabına açtığı maddi tazminat davasının ( Güvence Hesabının sorumluğu sınırlandırılmadan dava açılmış ve yine sınırlandırılmadan dava ıslah edilmiş olmakla) kısmen kabulüne; 211.364,97 TL nin ( Güvence Hesabının Sorumluluğu 179.810,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile), davalı ...'dan kaza tarihi olan 14/02/2014 tarihinden itibaren işleyen, davalı ... Hesabından temerrüt tarihi olarak kabul edilen 23/10/2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Hesabına açılan davada fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/02/2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ceza yargılaması kesinleşmeden cezadaki kusur oranlarının hükme esas alındığını, maluliyet oranını kabul etmediğini, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacıya ibraname mukabilinde 23.10.2014 tarihinde ödemede bulunarak tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, 03.01.2017 tarihinde de dava açıldığını, KTK'nun 111/2 maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, mahkemenin ibranamenin iptal sebeplerinin somut olayda mevcut olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini, 03.01.2017 tarihinde dava açıldığını, KTK'nun 111/2 maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, mahkemenin ibranamenin iptal sebeplerinin somut olayda mevcut olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece itibar edilen ATK raporu trafik mevzuatı ve olayın oluş şekline uygun olmakla, davalı ...'ın kusura yönelik itirazlarının reddi gerektiğini; mahkemece aldırılarak itibar edilen maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış olduğu; haksız fiil faili, haksız fiili gerçekleştirdiği tarihte temerrüde düşeceği, hal böyle olunca, haksız fiilden kaynaklanan tazminat isteklerinde hükmedilen tazminat alacağına haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, mahkemece olay tarihinden faize hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğu; somut olayda 23/10/2014 tarihinde davalı ... tarafından davacıya 88.190,00TL ödeme yapıldığı, davacı vekili Av. ... ile "makbuz ve ibraname" başlıklı belge ile "bu tazminatı almakla kendilerini ve zimmetlerini kesin ve dönüşümsüz ibra ettiğimi ve kendilerinden 14/02/2014 tarihli kaza ile ilgili başkaca bir alacağımın kalmadığını, bu kaza ile ilgili olarak sorumlulardan tazminat talep hakkımı 88.190,00TL 'sına kadar Güvence Hesabına devrettiğimi" şeklinde ibraname düzenlendiği, davalı ... Hesabının bu ödemeyi %35 maluliyet oranına göre yaptığı, oysa yapılan yargılamada davacının %31,2 oranında malul olduğu tespit edilmekle gelişen ve ibraname anında davacı tarafça bilinmeyen bir durumun varlığından söz edilemeyeceği, davanın ise 03/01/2017 tarihinde açıldığı, sonuç olarak KTK 111/2 maddesindeki 2 yıl olan hak düşürücü sürenin geçtiği görülmekle davalı ... yönünden davanın reddi gerektiği" gerekçesiyle, davalı ...'nın istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ...'ın istinaf başvurusunun reddine, mahkeme kararının HMK 353/1-b,2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve hükmün aşağıdaki şekilde yeniden tesisine; davacının davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile 211.364,97 TL'nin 14/02/2014 kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 40.000,00TL manevi tazminatın 14/02/2014 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda davacı maluliyet oranını Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 26.12.2018 tarihli raporu ile öğrendiğini, tazmin edilmesini istediği zararının gerçek miktarını bu tarihte öğrendiğini, bu nedenle zaman aşımı süresi geçmediğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili; ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi olmadığından ...'nın sorumlusu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54,56 ncı maddeleri,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91,111 inci maddeleri,... Yönetmeliği.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davalı ...'na karşı 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesine, davacının maluliyetinde gelişen bir durumun söz konusu olmamasına, kusur ve maluliyet raporlarının hükme esas almaya elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.