7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/381 E. , 2014/10074 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Görele Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 06/11/2013
Numarası : 2012/324-2013/367
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2.Davacı, davalı işyerinde 27/12/2001– 20/6/2012 tarihleri arasında çalıştığını iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir Taraflar arasında davacının tazminat ve alacaklarından hangi davalının ne oranda sorumlu olacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesiyle davalılar yanında 27.12.2001 tarihinden sözleşmesinin fesih edildiği 20/6/2012 tarihine kadar kesintisiz ve aralıksız çalıştığını iddia ederek tazminat ve alacak isteğinde bulunmuştur. Davalılar davaya cevap vermemiş ancak delillerini ibraz etmişlerdir. Mahkemece davalılar arasındaki ilişki irdelenmeden davacının çalıştığı sürelere göre davalılar ayrı ayrı alacaklardan sorumlu tutulmuştur. Oysa davalılar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu işyeri devrinin sadece kayıtlar üzerinde olduğu gerçekte aralarında organik bağ bulunduğu dosya içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Böyle olunca davacının çalışma süresi bölünmeden tüm süre için tek bir hizmet akdi olduğu düşünülerek davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle sorumluluğun ayrı ayrı belirlenip hesaplama yapılması hatalıdır.
3.Taraflar arasında davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı tanık beyanlarına göre, davacının bir kısım alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğinin anlaşılmasına rağmen davalılar aleyhine ayrı ayrı ihbar tazminatı alacağının tahsiline karar verilmiş olması isabetsizdir.
4.Mahkeme kararında hüküm altına alınan alacakların net mi, bürüt mü olduğunun yazılmamasının, dava ve ıslah ile istenen miktarların ayrı ayrı gösterilmemesinin infazda tereddütlere ve karışıklığa neden olacağının düşünülmemesi hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir. O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.