7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/4957 E. , 2014/12102 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 21/01/2014
Numarası : 2011/1580-2014/7
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının iş akdini fazla çalışam ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiğini öne sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve prim alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının fesih ihtarnamesinde işe başladığı günden itibaren fazla mesai yapıldığını ve bu çalışmalara karşılık ücret ödenmediğinden bahisle iş akdinin feshedildiğinden bahsedildiğini, ancak fazla mesai ücreti talebinin haksız olduğunu, zira davacının 45 saati aşan çalışması olmadığını, bu nedenle fazla mesai ücreti talep edemeyeceği gibi, fesihte de haksız olduğunu ve kıdem tazminatına da hak kazanamadığını, davacının bankaya gönderdiği fesih bildiriminde prim ve ikramiyeler ile yıllık izin ücretinin ödenmesini talep etmesi sebebiyle davacının iş akdini feshettiği tarihe kadar hak etmiş bulunduğu, ikramiye ücreti ve yıllık izin alacaklarının banka hesabına yatırıldığını, böylece davacının talep etmiş olduğu prim ikramiye tutarının dava tarihinden önce ödendiğini, talep edilebilecek prim alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının fazla mesailerinin ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı sebeplerle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, haftanın 5 günü 09:00-20.30, ayda 2 Cumartesi günü de 10.00-15.00 saatleri arasında çalıştığı, bu çalışma şekline göre fazla mesai yaptığı, karşılıklarının ödendiğinin ise davalı tarafça ispatlanamadığı, %40 oranında hakkaniyet indirimine tabi tutulması gerektiği, her ne kadar davacı prim alacağı talebinde de bulunmuş ise de, dosyaya celp edilen prim bordrolarının incelenmesinden kendisine çeşitli prim başlıkları adı altında bir kısım ödemelerin yapıldığı, ancak ödenen primlerde alınan kıstasların neler olduğuna ilişkin başkaca bilgi ve belgelerin ibraz edilmediğinden sabit olmayan prim alacağı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak iş akdini feshetmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 9. maddesine göre aylık ücret 4857 sayılı yasanın 32. maddesinde sözü edilen belirgin aylık olup, 1 ay boyunca çalışmaksızın ödenmesi gereken fazla çalışma ücretlerini de kapsar. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarından hareketle davacının haftada 6.5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalının fazla çalışma ücretinin taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 9. maddesi nedeniyle ücrete dahil olduğu hususunda itirazı üzerine aldırılan ek raporda ise bilirkişi, haftalık 6.5 saat fazla çalışmanın ilke kararında vurguladığımız yıllık 270 saati aştığı belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının fazla çalışma ücreti alacağı ilke kararında belirtildiği şekilde yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilerek bulunmalı ve sonucuna göre fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğini beyan eden davacının iş akdini feshinin haklı nedenle olup olmadığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden ve ek rapora hiç değinilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.