7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/5049 E. , 2014/12112 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Samsun 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/02/2014
Numarası : 2012/422-2014/37
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, davalı iş veren nezdinde önce satış şefi olarak daha sonrasında ise Bölge Müdürü olarak çalıştığını, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile 2010 yılına ait performans primi alacaklarının ödenmediğini belirterek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram genel tatillerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici var ise işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlemesi söz konusu olmayacağından, kanunda öngörülen çalışma saatlerini aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. Bu bakımdan yönetici olarak çalışan işçiye başkaca bir amir, şirketin yöneticisi,yönetim kurulu üyesi vb. tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediği belirlenmelidir.
Somut olayda; mahkemece “... davacının belirtilen dönemde dava zamanaşımı süresini kapsayacak şekilde Bölge Müdürü olarak çalıştığı kendi mesaisini kendisinin belirlediği, yüksek ücret ve primlerle çalıştığı..." gerekçesiyle fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretleri talepleri reddedilmiştir. Öncelikle dosya içeriğinden davacının satış temsilcisi/şefi olarak çalıştığı, devamında ise bölge müdürü olarak çalışmasını sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Ancak davacının ne zaman bölge müdürü olduğu dosyadan tespit edilememektedir.
Öncelikle davacının satış temsilcisi/şefi ve bölge müdürü olarak çalıştığı tarihler net biçimde tespit edilerek yapılan işe göre her dönem için ayrı ayrı değerlendirmede bulunulması gerekmekte iken mahkemece davacının tüm çalışma süresi boyunca bölge müdürü olduğuna dayalı yapılan değerlendirme isabetsizdir. Kaldı ki davacının, 26.11.2013 havale tarihli dilekçesinde kendisinin üstünde amirleri olarak Türkiye Satış Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür olduğunu belirtmiş olup ayrıca Genel Müdür Yardımcısı ile performans tespitine ilişkin mail ve eklerini de sunmuştur. Tanık beyanlarından davacının işyerinde en üst düzey yönetici olarak kendi mesaisini kendisinin belirlediği, mesaisine karışan başka kimse/kimselerin olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davacıya ait sunulan bir kısım bordrolarda genel tatil çalışma karşılığı ücret tahakkuku da olduğu görülmektedir.
İşverence işçilere yapılan prim ödemesinin ise tanık anlatımlarından belli satış rakamlarına/hedeflere ulaşılması karşılığı ödendiği anlaşılmakta olup fazla mesai karşılığı ödenen bir nitelik taşıdığına dair de bir veri bulunmamaktadır. Bu tespitlere göre Mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygunluk göstermemektedir.
Dolayısıyla yukarıda belirtilen hususlar araştırılıp ilgili belgeler getirtilerek davacının Bölge Müdürü olarak göreve başladığı tarih tereddütsüz belirlenip, davacının üst düzey yönetici olup kendi mesaisini kendisinin belirlediğinin sabit olması halinde, Bölge Müdürü olduğu tarihten önce satış şefi olarak çalıştığı dönemin hesaplanması gerekmektedir. Dava tarihi ve zamanaşımı defii de gözetilerek bölge müdürü olduğu tarih tam olarak belirlendikten sonra satış şefi olduğu dönem yönünden, bu dönemdeki fazla çalışma ücreti ile genel tatil ücretine hak kazandığı gözetilip bordrolarda tahakkuk bulunan aylar dışlanarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.