7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/3960 E. , 2023/5096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda müvekkilinin ve davalıların hisseleri bulunduğunu, üzerindeki üç katlı betonarme binanın müvekkili tarafından yapıldığını, 1/2 hisse sahibi ...'un ortaklığın giderilmesi talebiyle dava açtığını belirterek üç katlı betonarme binanın müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu 20.04.2005 tarihli tutanağın gıyabında hazırlandığını, tutanakta imzası bulunan kişilerin içeriğini kabul etmediklerini, üç katlı binayı davacının yaptığına dair beyanın gerçeği ifade etmediğini, 3 katlı binanın müvekkillerinin katkılarıyla ... Aksoy'un sağlığında onun geliriyle, müvekkillerinin maddi ve manevi katkılarıyla murisin namına ve hesabına yapıldığını açıklayarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu geçerli olarak alınan yapı kayıt belgesinin mülkiyet ... tanımadığını, yine binayı kullanma imkanı vermekle birlikte zilyetlik yönünden de ilgilisine bir hak vermediği bilindiğinden, davanın ispatı için yeterli olmadığını açıklamıştır.
2.
Davacı vekilinin delil olarak sunduğu 20.04.2005 tarihli belgenin incelenmesinde; muhdesat ve eklerinin davacı tarafından yapıldığı ve diğer aile bireylerinin hiçbir katkısının bulunmadığı, hazırlandığı tarihte muhtar, aza ve tutanak şahitleri huzurunda imzalandığı ifade edilmiştir. Mahkemece bu belgede imzası olan ve hayatta olan ilgilileri tanık olarak dinlenilmiş, beyanlarında dava konusu belgeyi okumadan imzaladıklarını, içeriğine hakim olmadıklarını, davacının ısrarları üzerine imzaladıklarını beyan etmişlerdir. Mahkemede beyanları alınan tutanak tanıklarının istikrarlı anlatımı ve imzaları reddedilmeyen bizzat kendileri tarafından davalılara verilen belgeler dikkate alındığında belgenin davacının imzaları bulunan kişilerin iradesini fesada uğrattığı ve kişilerin okumaksızın imza attıkları, taraflar arasında belgenin hazırlandığı tarih itibariyle de anlaşmazlığın bulunduğu anlaşılmakla, belge içeriğinin imza atan kişilerin iradesi ile örtüşmediği gerekçeleriyle davanın ispatı noktasında dikkate alınmamıştır.
3.Mahkemenin 2011/692 Esas ... dava dosyasında görülen muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasındaki bir kısım tanık ve taraf anlatımlarının ilgili dava dosyasında dahi ispata değer bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi mirasçılar arasında fiili taksimin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; mahkemece deliller değerlendirilirken takdire hata edildiğini ve bilirkişi beyanlarını yanlış yorumlandığını, davalı tanıklarının beyanlarının diğer delillerle çeliştiğini, imzaların kendilerine ait olduğunu kabul ettiklerini, okumadan imzalama beyanın kabul görmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğunu Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun (4721 ... Kanun) 684 üncü, 718 inci maddeleri, 22.12.1995 tarih ve 1/3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.