7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/26287 E. , 2014/10306 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Mersin 1. İş Mahkemesi
Tarihi :03/10/2013
Numarası :2012/172-2013/400
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, 2008 yılında davalıya ait işyerinde hamal olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin işveren tarafından haksız ve ihbarsız olarak sona erdirildiği 29/10/2011 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin işverence daha düşük ücretli bir işte çalıştırmak istenmesi, davacının da bu işi kabul etmemesi, hatta bu sebeple işverenin davacıyı dövmesi üzerine sona erdiğini, bu hususta davacının Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına 2011/41224 soruşturma, 2011/1526 Esas numarası ile başvurulduğunu, iş akdinin feshi tarihinde net 1.420,00 TL ücret aldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının davalı işyerinde çalışan O.. Ç.. adındaki işçisine sataşarak yumruk attığının tutanaklarla saptanması üzerine davacının iş akdinin 04/11/2011 tarihinde sonlandırıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işveren yanında yükleme-boşaltma işçisi olarak asgari ücret karşılığında çalıştığı, davalı işverenin davacıyı daha düşük ücretli bir işte çalıştırmak istemesi, davacının bu işi kabul etmemesi üzerine sona erdiği, davalı işverenin iş akdinin haklı nedenlerle sona erdirildiğini ispat edemediği, bu nedenlerle davacının iş akdinin haksız feshedildiği ve kıdem, ihbar tazminatı almaya hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davacının mevcut işinden daha düşük ücretle başka bir işte çalıştırılmak istenmesi ve davacının kabul etmemesi nedeniyle davacının iş akdinin işverence feshedildiği kabul edilmiş ise de Mahkemece davacının mevcut işinde asgari ücretle çalıştığının kabul edildiği, davacının da bu konuda temyize gelmediği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan ceza soruşturmasına ilişkin ifade tutanaklarından ve tanık beyanlarından davacının amiri konumundaki O.. Ç.. tarafından verilen işin davacı tarafından yapılmaması nedeniyle durumun işverene bildirildiği, işverenin de davacıyı başka bir bölümde görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Davacının 29.10.2011 tarihinde Kazanlı Polis Merkezinde verdiği ifadesinde 28.10.2011 tarihinde şefi olan O.. Ç.. ile aralarında işten dolayı tatsızlık olduğunu, kendisini çalıştığı yerden başka bir yere verdiklerini, ancak çalıştığı yerde aldığı ücret ile yeni verildiği yerde alacağı ücret arasındaki farktan dolayı akşam eve gittiğinde düşündüğünü ve bu işyerinden ayrılmaya karar verdiğini, 29.10.2011 tarihinde işyerine gittiğini ve muhasebe sorumlusuna çıkışını ve tazminatını almak istediğini söylediğini, muhasebe sorumlusunun kendisi çıktığı için tazminat ödenmeyeceğini söylemesi üzerine oradan ayrıldığını ve dışarı çıktığını, dışarı çıktığında karşıdan O.. Ç..’in geldiğini, O.. Ç..’e “Bak senin yüzünden ekmeğimden oldum” dediğini, O.. Ç..’in kendisine sağ elinin tersi ile burnuna vurduğunu, orada bulunan diğer şahısların gelerek ayırdıklarını, işten ayrılmasına sebep olması nedeniyle O.. Ç..’e yumrukla vurduğunu beyan etmiştir.
Davacının bu beyanından iş akdini davacının kendisinin feshettiği anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarından ikisi davacının gümrük deposunda çalıştırılmak istendiğini, orada çalışanların ücretlerinin de aynı olduğunu beyan etmişler, davalı tanıkları ise davacının depoda çalışanlarla anlaşamadığı için orada çalışmak istemediğine beyan emişlerdir. Tanıkların bu beyanları karşısında iş akdinin davacı tarafından haklı neden olmadan feshedilmesi nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.