11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2943 E. , 2023/6670 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." ibareli muhtelif tescilli markaların sahibi olan müvekkilinin ulusal ve uluslararası alanda tanınmış bir firma olduğunu, müvekkili adına 45 sınıfta (1-45) tescilli 2015/46518 numaralı "..." ibareli markası bulunduğunu, davalının 2020/27132 numaralı "... Gayrimenkul Danışmanlığı" ibareli marka başvurusunun 36. sınıfta gerçekleştirildiğini, davalı başvurusu 36. sınıftaki "Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" bakımından kısmen reddedildiği halde davalı tarafça kullanılmaya devam edildiğini, yine müvekkilinin T/02525 numaralı "..." markası tanınmış olduğundan marka sınıfı bakımından sınırlamaya tabi olmadığını, bu hususun benzerlik ve hükümsüzlük değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, tescilli markaları ile tanınan müvekkilinin "..." ibareli markalarını tüm ticari faaliyetlerinde kullandığını dava konusu markanın, müvekkili markasının tescilli olduğu sektörlerden birinde faaliyet gösteren davalı şirket tarafından kullanılmak suretiyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline sebebiyet verildiğini, davalı kullanımının haksız rekabet ve marka hakkı ihlali olduğunun davalıya noter kanalıyla ihtar edildiğini, ancak davalının bu ihtardan kısa süre sonra dava konusu marka başvurusunu yaptığını, davalı başvurusunun, müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmaya yönelik, kötü niyetli olduğunu, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2015/46518 sayılı "..." ibareli ve T/02525 numaralı "..." tanınmış markasına davalı tarafından iltibas suretiyle meydana getirilen marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının markasal kullanımının önlenmesine, davalının TÜRKPTENT nezdinde 2020/271332 numaralı "... Gayrimenkul Danışmanlığı" ibareli marka başvurusunun tescili halinde başvuru kapsamındaki tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
10.06.2021 tarihli ara karar ile davacının davalı markasına yönelik hükümsüzlük talebi tefrik edilmiş olup, temyize konu dava marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğü talep edilen 2020/27132 numaralı "... Gayrimenkul Danışmanlığı" ibareli davalı markasının başvuru aşamasında olduğu, davalının, davaya konu markasının dava açıldığı tarihte tescilli olmadığı, dava tarihi itibariyle tescilli olmayan bir markanın hükümsüzlüğü için dava açılmasının mümkün olmadığı, hükümsüzlüğü istenen markanın yargılama sırasında tescil edilmesinin de sonuca etkisinin olmayacağı, henüz tescil edilmeyen markanın hükümsüzlüğü için dava açmakta davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki taleplerinin terditli olarak müvekkilinin "..." ibareli markalarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve 2020/27132 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olduğunu, Mahkemenin hükümsüzlük ve sicilden terkin talebi yönünden verdiği tefrik kararının ve hükümsüzlük talebi yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden red kararının hukuka aykırı olduğunu, zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 111 inci maddesi gereği terditli ikame edilen davalarda asli talepler hakkında karar verilmeden fer'i talepler hakkında karar verilemeyeceğini, tefrikine karar verilen talebin asli değil fer'i talep olduğunu, zira ilgili markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün istenildiğini, davalı markasının tescili halinde bu tescilin müvekkilinin "..." ibareli markalarına tecavüz teşkil edeceğini, bu durumda marka hakkının ihlalinin önlenmesi yönündeki asli taleplerinin de tam anlamıyla yerine getirilemeyecek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın usulden reddine karar verildiği halde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasın istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğü istenen markanın dava tarihi itibariyle henüz tescilli olmadığı, marka başvuru aşamalarının devam ettiği, dolayısıyla dava tarihi itibariyle henüz tescil edilmeyen ve hükümsüzlüğü talep edilen marka yönünden Mahkemece tefrik kararı verilip hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedildiği, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücretine takdir edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, davalı lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı tarafından başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.