Esas No
E. 2021/20740
Karar No
K. 2023/701
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/20740 E.  ,  2023/701 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/807 E., 2021/143 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul/ Karar verilmesine yer olmadığına

Uluslararası A.Ş vekili ve davalılar ... İnş. ve Tic.

Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş. ile ... İnş. ve Taah.

A. Ş. vekilleri

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti. vekili, Yüksel Proje Uluslararası A.Ş vekili ve davalılar ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş. ile ... İnş. ve Taah. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların üstlendiği metro tünel inşaatı yapımı sırasında meydana gelen göçük sonucu davacının iş yerinin zarar gördüğünü, bir kısım malzemelerinin göçük nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, söz konusu zararın, taşınma masraflarının, taşınma süresinin ve fabrikada imalatın tamamen durduğu günlerin tespiti için Fatih 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2001/121 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını ve 109.728.489,000 TL (eski TL) tutarında zarar belirlendiğini, davalı işveren ... ve diğer davalıların yüklendikleri işi tekniğine, fennin gerektirdiği koruyucu, önleyici tedbirlere uymaksızın dikkatsiz ve tedirsiz bir şekilde yapmaları nedeniyle dava konusu zararın meydana geldiğini belirterek 109.728.489,000 TL'nin (eski TL) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkil şirket ile yüklenici Anadolu Metro Ortaklığı arasında 02.02.2000 tarihinde alt taşeron sözleşmesi imzalandığını, ortaklığın yazılı ve sözlü talimatlarına uymak ve uygulamak zorunda olduğunu, işlerin proje ve talimatlara uygun olarak devam ettiğini, şirketin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, kendisine düşen görevi azami dikkat ve intizam ile yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 19.09.2001 tarihinde meydana gelen göçük nedeniyle hasara uğradığını, kamulaştırma çalışmalarına başlandığını, göçük sebebiyle üçüncü şahısların uğradığı maddi zararların; müvekkili ile ortak girişim arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartname gereği yüklenici girişim sorumluluğunda olduğunu, fen ve sanat kurallarına tam uymaması nedeniyle zararın meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin işveren Büyükşehir Belediye Başkanlığından İstanbul Metrosu Taksim - Yenikapı arası İnşaatı Mühendislik ve Kontrollük hizmetleri işini yüklendiğini, zemin altında tünel inşaatı çalışmalarının devam ettiği sırada 19/09/2001 tarihinde meydana gelen göçük sonucu bir kısım binaların yıkıldığını, yıkılan binaların fen ve sanat kaidelerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ruhsat alıp almadığı, bulundukları bölgenin coğrafi yapısına uygun ve dayanıklı olarak inşa edilip edilmediği hususunun davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, göçük olayının zeminin içerdiği ve önceden anlaşılması mümkün olmayan şartlar dolayısıyla meydana geldiğinin raporlar ile belirlendiğini, bu nedenle davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... İnş. ve Mühendislik A.Ş., ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. ve Taah. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen göçük neticesinde davacının sadece yemekhanesinin bulunduğu taşınmazın kısmen hasar gördüğünü, davacı tarafından yaptırılan tespit dosyasında dahi zarar gören alet ve edavatın sadece yemekhane bölümüne ait olduğu ve fabrikada hiçbir zarar meydana gelmediği hususunun sabit olduğunu, verilen talimatlar doğrultusunda işi gerçekleştirdiklerini, olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, dava tarihi itibariyle fabrikanın nakil edildiğini, yemekhane de dahil varsayılan tüm zarar bedellerinin gerçekleştiğini iddia etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve kanıtlanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 25.05.2017 tarih 2014/533 E-2017/225 K sayılı kararı ile davalı ... yönünden yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine, davalı ....’e yönelik dava ... bırakıldığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda bir kısım davalılar yönünden işyerinin nakli için yapılan masraflar, zarar gören malzeme bedeli ile çalışılamayan sürede işçilere ödenmek zorunda kalınan ücret ile SSK primleri ve kira gideri yönünden davanın kısmen kabulü ile 93.105,91 TL'nin 19.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; mahrum kalınan gelire ilişkin talep ise reddedilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı vekili ve davalılar Yüksel Proje Uluslararası A.Ş, ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş., ... İnş. ile Taah. A.Ş. ve ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2.Dairenin 20.06.2018 tarih, 2017/4940 esas ve 2018/4937 karar sayılı ilamı ile ''2-...dosya içeriğinden; davalılar tarafından inşa edilen metro tünel inşaatının çökmesi üzerine davacının fabrikasının ve yemekhane binasının kullanılamaz hale geldiği, yıkım tehlikesi nedeniyle Belediye Başkanlığı tarafından binanın tahliye edildiği, göçük altında kalan yemekhane binasında bulunan malzemelerin tamamen zarar gördüğü, tespit raporunda davacının fabrikasının yeni yerine nakli, elektrik ve makine parkının kurulması ve faaliyete geçirilmesi için gerekli olan sürenin 30 gün olarak belirlendiği, davacının, zarar gören malzemeleri nedeniyle ve bu 30 gün sürede çalışamaması nedeniyle mahrum kaldığı geliri ile çalışamadığı bu süre zarfında işçilerine ödemek zorunda kaldığı ücret ve SSK primleri nedeniyle uğradığı zararın tazmini isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Hükme esas bilirkişi raporunda; davacıya ait şirketin 2001 yılına ait kanuni defterlerinin ibraz edilememesi nedeniyle inceleme yapılamadığı, davacı firmanın bilanço ve gelir tablosu görülemediğinden çalışılamadığının iddia edildiği 30 günlük süre için, yoksun kalınan gelirin hesap edilemediği mütalaa edilmiştir.

Kural olarak, gerçek zarar hüküm altına alınmalıdır. (818 sayılı BK'nın 42. maddesi, 6098 sayılı TBK'nın madde 50. maddesi). Bu da, zararlandırıcı eylemden önceki durum ile sonrası arasındaki farktan ibarettir. Ancak; hakim, durumun özelliğini ve kusurun ağırlığını da gözetmekle yükümlüdür (TBK. madde 51/1). Yasa koyucu, bu hükümle hakime, her somut olayın özelliğine göre tazminatın kapsamını belirleme ve hakkaniyet çerçevesinde TMK'nın 4. maddesi uyarınca takdir yetkisini kullanma imkanını, daha da ötesinde görevini vermiştir. Hakim burada, karşılıklı yararlar dengesini de göz önünde tutacaktır.

Davaya konu olayda, davacı firmanın işletme kapasitesi nazara alınarak 30 günlük sürede elde edebileceği net gelir, uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile belirlenmelidir. Belirlenemediği takdirde, mahkemece, 818 sayılı BK'nın 42. maddesi (6098 sayılı TBK'nın madde 50. maddesi) nazara alınarak hüküm tesis edilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

3.Davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-Davacı, çalışamadığı 30 günlük sürede işçilerine ödemek zorunda kaldığı ücret ve SSK primlerinin de davalılardan tahsilini istemiştir. Dairemizce davalının çalışamadığı 30 günlük süre yönünden mahrum kaldığı gelirin hesaplanması ve mahkemece hüküm altına alınması yönünden davacı yararına bozma yapıldığı gözetildiğinde, davacı firma yönünden maliyet oluşturan işçilik ücretlerinin ve SSK primlerinin tazminat olarak hüküm altına alınması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. b-Davacı, dava dilekçesinde zarar gördüğü döneme ilişkin kira gideri isteminde bulunmamıştır. Mahkemece, davacının talebi olmamasına rağmen 588,58 TL kira giderine hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 26. (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Kira gideri talebi olmamasına rağmen kira giderine hükmedilerek talebi aşar şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. c-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; zarar kalemlerinin olay tarihi 19/09/2001 tarihi ile davanın yenilenme tarihi olan 09/12/2014 tarihi arasındaki reeskont faizi hesaplanmış ve mahkemece faizi ile birlikte belirlenen tazminat miktarlarının olay tarihi 19/09/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Bu durum, faize faiz yürütülme yasağına aykırılık oluşturduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, ''mahkemece davacı firmanın işletme kapasitesi nazara alınarak 30 günlük sürede elde edebileceği net gelirin uzman bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talebi de gözetilerek 53.000,00 TL olduğu, fakat söz konusu hesaplamanın davacı beyanı kapsamında yapılmış olması ve davacının 2001 yılına ait kanuni defterlerini ibraz edememesinin yükümlülüğünün tamamıyla davalılara yüklenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı ve bu nedenle Yargıtay bozma ilamı da gözetilerek, somut durumun meydana gelişindeki davacı kusuru da gözetilerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50.maddesi) maddesi gözönünde bulundurularak %40 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca davacının 29.228,49 TL emtia ve nakliye giderinin olduğu, bu rakama ayrıca bir faiz yürütülmesinin faize faiz yürütme yasağına aykırı olacağı, sigorta primleri açısından yapılan değerlendirme sonucu 12.754,00 TL prim, 2.487,03 TL işveren payı olmak üzere toplam 15.241,00 TL zararın olduğu gerekçesiyle davalılar ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti., Yüksel Proje Uluslararası A.Ş., ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş. ile ... İnş. ve Taah. A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 76.269,49 TL'nin 19.09.2001 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; diğer davalılar ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.'' V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti. vekili, Yüksel Proje Uluslararası A.Ş vekili ve davalılar ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş. ile ... İnş. ve Taah. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş ve ... İnş. ve Taah. A.Ş vekili; ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davacı firma yönünden maliyet oluşturan işçilik ücretlerinin ve SSK primlerinin tazminat olarak hüküm altına alınmasının doğru olmadığı yönünde bozma kararı verildiği halde mahkemece 12.754,00 TL prim ve 2.487,03 TL işveren payı olmak üzere toplam 15.241,00 TL tazminata hükmedildiğini, davacı tarafından ticari defterlerin sunulması zorunlu olduğu halde ticari defterlerin ibraz edilmediğini, defterler ibraz edilmediği için bozma sonrası alınan ek bilirkişi raporunda herhangi bir hesaplamanın yapılamadığı belirtilmiş ise de mahkemece aksi yönde karar verilerek 53.000,00 mahrum kalınan gelir tutarı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti. vekili; ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davacı firma yönünden maliyet oluşturan işçilik ücretlerinin ve SSK primlerinin tazminat olarak hüküm altına alınmasının doğru olmadığı yönünde bozma kararı verildiği halde mahkemece 12.754,00 TL prim ve 2.487,03 TL işveren payı olmak üzere toplam 15.241,00 TL tazminata hükmedildiğini, davacı tarafından ticari defterlerin sunulması zorunlu olduğu halde ticari defterlerin ibraz edilmediğini, defterler ibraz edilmediği için bozma sonrası alınan ek bilirkişi raporunda herhangi bir hesaplamanın yapılamadığı belirtilmiş ise de mahkemece aksi yönde karar verilerek 53.000,00 mahrum kalınan gelir tutarı belirlendiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde ve dolayısıyla davacının sözde zararının oluşmasında davalı şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

3.Davalı ...Ş vekili; ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, davacı firma yönünden maliyet oluşturan işçilik ücretlerinin ve SSK primlerinin tazminat olarak hüküm altına alınmasının doğru olmadığı yönünde bozma kararı verildiği halde mahkemece 12.754,00 TL prim ve 2.487,03 TL işveren payı olmak üzere toplam 15.241,00 TL tazminata hükmedildiğini, mahrum kalınan gelire ilişkin tazminat tutarı belirlenirken mahkemenin davacı yararına takdir hakkını fahiş oranda kullandığını, kar kaybı konusunda davacının talebinden % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 31.800,00 TL kar kaybı tazminatına hükmedilmesinin, olayın özellikleri itibariyle fahiş, amacı aşar ve hak ve nesafet kaidelerine aykırı sonucun ortaya çıkmasına neden olduğunu ileri sürerek kararın bozulması talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar tarafından yapılan metro tünel inşaatı sırasında meydana gelen göçük nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51 ve 52 inci maddeleri

3.Değerlendirme

1.Davalıların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; yukarı tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamının 3 (a) bendinde; davacının çalışamadığı 30 günlük sürede işçilerine ödemek zorunda kaldığı ücret ve SSK primlerinin de davalılardan tahsilinin istendiği, Dairemizce davalının çalışamadığı 30 günlük süre yönünden mahrum kaldığı gelirin hesaplanması ve mahkemece hüküm altına alınması gerektiği yönünde davacı yararına bozma yapıldığı gözetildiğinde, davacı firma yönünden maliyet oluşturan işçilik ücretlerinin ve SSK primlerinin tazminat olarak hüküm altına alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde 12.754,00 TL prim ve 2.487,03 TL işveren payı olmak üzere toplam 15.241,00 TL tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.

Şu durumda; mahkemece, her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gereği kısmen yerine getirilmemiştir. Davacının 12.754,00 TL prim ve 2.487,03 TL işveren payı olmak üzere toplam 15.241,00 TL tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, bu nedenle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti., Yüksel Proje Uluslararası A.Ş., ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş. ile ... İnş. ve Taah. A.Ş.'nin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davalılar ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti., Yüksel Proje Uluslararası A.Ş, ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş. ile ... İnş. ve Taah. A.Ş. yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ... İnş. Taah. Hafriyat Ltd. Şti., Yüksel Proje Uluslararası A.Ş., ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. ve Mühendislik A.Ş. ile ... İnş. ve Taah. A.Ş.'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.