11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3787 E. , 2023/5928 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Melis Emre dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile Amasyalı Yapı Ltd.Şti. arasında 500.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, 10.000 m2 kapalı alanı bulunan üç katlı iş merkezinin sözleşme kapsamında ... tarafından bankaya ipotek edildiğini, asıl borçlu şirketin bankaya karşı edimlerini yerine getirmemesi üzerine bankaca borçlular aleyhine takip başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine alacaklı bankaca itirazın iptali davası açıldığını, sonuçlanan bu dava ile ilgili olarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 375 inci maddesi uyarınca yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmesinin yargılamanın iadesi sebeplerinin oluştuğunu ileri sürerek davanın kabulü ile yargılamanın yenilenmesini, ilk hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ileri sürülen sebeplerin yargılamanın iadesine konu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/47-2014/12 E.K. sayılı 23.01.2014 tarihli kararı ile '1-Davacının davasının sübut bulmadığından reddine, icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına...' karar verilmiş olup, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/12443-2016/2191 E.K. sayılı 11.02.2016 tarihli kararı ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verildiği, bu karara karşı davacıların karar düzeltme talebinde bulunduğu, bu talebin ise 23.02.2018 tarihli, 19. Hukuk Dairesinin 2016/11899 E. 2018/925 K. sayılı karar ile reddine karar verildiği ve bu suretle İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/47-2014/12 E.K. sayılı 23.01.2014 tarihli kararın kesinleştiği, yargılamanın iadesi talebinde bulunan davacıların, İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2013/47 E. 2014/12 K.sayılı hükmüne karşı 1086 sayılı Kanun 375-1 fıkrasının ç-f-h-ı maddeleri ve aynı Kanun'un 2 inci maddesine göre yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, sonradan ele geçtiği iddia edilen belgelerin bir kısmının Yargıtay 12. Dairesinin ve Yargıtay Genel Kurul kararları olduğu ve bu belgelerin sonradan ele geçen belge olarak değerlendirilemeyeceği, aksi halde her değişen içtihat görüşünde, hemen hemen her dosyanın yeniden ele alınması gerekeceği, İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin gerekçeli kararlarının daha önce incelenme ve itiraz konusu yapıldığı ve bu konudaki itirazların daha önce değerlendirildiği, bilirkişilerin gerçeğe aykırı beyanda bulundukları hususunda daha önce itirazda bulunulduğu ve bu iddianın da daha önce incelendiği, diğer hususların ise tahdidi olarak sayılan iade sebepleri içerisinde yer almadığı ve iddiaların delillendirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; evvelki yargılamada ihtiyati haciz kararı veren İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin üç kişiden oluşan heyetinden iki hakim ile bir hakimin eşi olan cumhuriyet savcısının FETÖ-PYD terör örgütü üyeliğinden meslekten çıkarılarak hüküm giydiklerini, bankanın sözleşme hükümlerine aykırı olarak borç muaccel olmadan ve ilk taksitin ödenmesi beklenmeden borçlu şirketlere ait araçların icra-i hacizle yakalanarak satışa çıkarıldığını, nitelikli dolandırıcılık iddiası ile banka genel müdür ve yardımcıları hakkında, önce işlemlere başlayıp gözaltı ve yakalama kararı veren İstanbul Cumhuriyet Savcısının işlemleri durdurarak belgeleri emniyetten geri istediğini, anılan kişinin de FETÖ PYD silahlı törör örgütü üyeliğinden hüküm giyerek meslekten çıkarıldığını, dava öncesi süreçte görev alan hakimlerin tutuklanmasının yeni bir delil olduğunu, bu nedenle yargılamanın iadesi koşullarının gerçekleştiğini bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 1086 sayılı Kanun 373 vd. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.1086 sayılı Kanun 373 ve devamı maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.