11. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 29/12/2023
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Talep eden vekili, Davalı şirket tarafından 11/08/2022 tarihinde .... numarasıyla müvekkil şirkete 240 adet güneş kırıcı üst araba açıklaması ile e-fatura kesildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten herhangi bir siparişi veya talebi olmamasından dolayı söz konusu faturanın Antalya 7. Noterliğinin .... yevmiye numaralı 17/08/2022 tarihli ihtarnamesi ile iade edildiğini, davalı taraf fatura kestikten sonra, ilgili ürünlerin sipariş edilmediği fark edilerek ilgili birimlere faturaya konu malların teslim alınmaması uyarısı yapılmış olsa da müvekkil şirkete ait İstanbul bölgede bulunan çalışanlar tarafından mallar sehven teslim alındığını, şirketin yetkililerinin bu durumu öğrenir öğrenmez dava konusu malları .... takip kodlu .... Kargo gönderisi ile davalı şirket adresine geri kargoladığını ve bu durum yukarıda bahsettikleri fatura iadesi ihtarında davalı şirkete bildirildiğini, aynı ihtarnamede malların kabul edilmemesi halinde mahkemeye başvurularak tevdi mahalli belirlenmesi talep edileceği ve malların oraya iade edileceğinin de ihtar edildiğini, her ne kadar sipariş edilmemiş malların davalı şirket tarafından müvekkil şirkete gönderilip fatura edilmiş olsa da, müvekkil şirket tarafından geri gönderiminin davalı şirketçe kabul edilmemesi neticesinde dava konusu mallar müvekkil şirketin elinde kaldığını, müvekkil şirketin söz konusu malları satın alma iradesi olmadığın ve hiç bir zaman olmadığını, bu sebeple müvekkilin sipariş etmediği ve dolayısıyla iade etmek durumunda olduğu malları karşı tarafın iade alınmayarak temerrüde düştüğünü, TBK m.106 "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." hükmü ile de sabit olduğu üzere alacaklının temerrüdü, alacaklının haklı bir sebep olmaksızın usulüne uygun olarak sunulan ifa teklifini kabul etmemesi veya ifa için kendisine düşen hazırlık işlemlerini gerçekleştirmemesidir. Borçlunun hakimden tevdi mahalli tayini isteyebilmesinin ön koşulu alacaklının temerrüde düşmüş bulunmasıdır. Somut olayda açıkça görüldüğü üzere müvekkili şirkete gönderilen malları satın alma iradesi olmadığını fakat karşı taraf buna rağmen kendisine iade edilen malları iade almaktan imtina ettiğini, bu nedenle karşı taraf temerrüde düşmüş olup, malların iadesi için mahallinde tespit yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkinin alım satım ilişkisi mi yoksa sebepsiz zenginleşme ilişkisi mi olduğunun ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği,
TBK'nın 106 ve 107. madde hükümleri kapsamında temerrütün ve tevdi mahalli tayini koşulların oluşup oluşmadığı, varsa sözleşmenin ve edimlerin tartışılarak değerlendirilmesi, diğer bir ifade ile yargılamayı gerekli kıldığı, bu nedenle mahkemece tevdi mahalli tayini talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından 11/08/2022 tarihinde müvekkili şirkete 240 adet güneş kırıcı üst araba açıklaması ile e-fatura kesildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten herhangi bir siparişi veya talebi olmadığını, bu nedenle faturanın Antalya 7. Noterliğinin 17/08/2022 tarihli ihtarnamesi iade edildiğini, davalı tarafça fatura kesildikten sonra ilgili ürünlerin sipariş edilmediği farkedilerek ilgili birimlere fatura konusu malların teslim alınmaması yönünde uyarıda bulunulduğunu ancak müvekkili şirkete ait İstanbul bölgesinde bulunan çalışanlar tarafından malların sehven teslim alındığını, şirket yetkililerinin bu durumu öğrenince dava konusu malları .... Kargo ile davalı adresine gönderdiklerini ve fatura iadesi ihtarında da davalı tarafa bildirildiğini, ancak davalı şirket tarafından gönderimin kabul edilmediğini, dava konusu malların müvekkili şirketin elinde kaldığını, karşı tarafın müvekkili tarafından sipariş etmediği halde malları iade almayarak temerrüde düştüğünü, bu nedenle mahkemeden tevdi mahalli tayini talebinde bulunulduğunu, mahkemece temerrüt ve tevdi mahalli koşullarının oluşmadığından talebi reddettiğini, ancak TBK'nın 107. maddesinde tevdi mahalli tayini için "alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir" şeklindeki düzenleme uyarınca müvekkilinin gerekli yasal koşulları yerine getirdiğini, sipariş edilmeyen malların müvekkilinin elinden kalmasından kaynaklanabilecek zararları bertaraf etmenin amaçlandığını, söz konusu fatura veya ticari alacağın söz konusu davanın konusunu oluşturmadığını, müvekkilinin talebinin geçici olarak malların mahkemece belirlenecek yerde kalması ve uyuşmazlık çözümlenene kadar bu şekilde kendi zarar riskinin ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu, dolayısıyla tevdi mahalli isteme şartlarının oluştuğunu belirterek, mahkemece verilen red kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Talep, tevdi mahalli talebi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, tevdi mahalli talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3.Talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.29/12/2023