Esas No
E. 2014/4446
Karar No
K. 2014/12868
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/4446 E.  ,  2014/12868 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Antalya 5. İş Mahkemesi

Tarihi : 31/01/2014

Numarası : 2012/286-2014/57

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,

2.Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, işyerinde çalışan İbrahim Keskin isimli işçinin kendisini darp etmesi nedeni ile şikayetçi olduğunu, hakkında sulh ceza mahkemesinde dava açıldığını,işveren yetkililerinin şikayetini geri alması için davacıya baskı yaptıklarını, ancak davacının tüm baskılara rağmen davasını geri almadığını, işçinin ceza davasında ceza almasından sonra davacının asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açtığını, bu davanın geri alınması konusunda da işverenin baskı yaptığını, hatta davada İbrahim Keskin isimli işçi lehine tanıklık yaparak taraf tuttuklarını, bu dava devam ederken işten haksız olarak çıkarılıdığını, fazla mesai yaptığını, tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, son ay ücretinin ve servis ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, iddialarının gerçeklerle uyuşmadığını, davacı işçinin iş akdinin işyerine izinsiz ve mazeretsiz olarak devam etmemesi sebebiyle son çare olarak ve usulüne uygun biçimde haklı nedenle derhal feshedildiğini, müvekkilinin işçisinin işyerinde çalışmaya devamını istediğinin en önemli ve resmi dayanağını ise işçinin çıkışının yapılmasının üç ay daha beklenilmesi olduğunu, davacının ücret alacağı olmadığını, servis alacağı ücretinin talep edilme gerekçesinin de anlaşılmadığını, kötü niyet tazminatı istenebilmesinin dayanağı olmadığını, tüm senelik izinlerini düzenli kullandığını, fazla mesaisinin olmadığını, bayramlarda kesinlikle çalıştırılmadığını, genel tatil ücreti alacağı da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme tarafından, davacının iş sözleşmesinin davalı işverenlik tarafından haklı nedenle feshedilmediği, davacının başka bir çalışanla ilgili davası üzerine kendisine davadan vazgeçmesi için baskı yapıldığı, davacı boyun eğmediği için işten haksız yere çıkarıldığı, kıdem ve ihbar tazminatı ile kötü niyet tazminatına hak kazandığı ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen diğer alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında, davacının iş aktinin kötüniyet tazminatına hak kazanacak şekilde feshedilip feshedilmediği ihtilaf konusudur.

Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2. maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir. Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.

Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür. Yasanın 17. maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir. 1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.

Somut olayda; toplanan delillere, davacı tanık anlatımlarına, sulh ceza ve asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalara ilişkin mahkeme kararlarına göre, davacının iş sözleşmesinin işverenin başka bir işçisi aleyhine açtığı ceza ve hukuk davasını geri almaması nedeni ile davalı işverence haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiği anlaşılmakta olup, mahkemenin bu yöndeki tespiti yerindedir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17.maddesine göre kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için işçinin iş güvencesi kapsamında olmaması gerekir. Bu itibarla iş sözleşmesinin fesih tarihi itibari ile işyerinde çalışan işçi sayısının 30'dan az olup olmadığı önem kazanmaktadır. Dosya içeriğinden işyerinde kaç işçinin çalıştığı, işçi sayısının 30'dan fazla olup olmadığı başka bir anlatımla davacı işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu itibarla davalı işyerinde çalışan işçi sayısı araştırılmalı, SGK kayıtları getirtilmeli ve buna göre davacının kötü niyet tazminat talebi hakkında karar verilmelidir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile alacağın hüküm altına alınması hatalıdır.

3.Kabule göre de,reddedilen alacak miktarı 750,00 TL olup karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 12/2.maddesine göre davacı yararına 750,00 TL avukatlık ücretine karar verilmesi yerine, 90,00TL vekalet ücretinin tahsili cihetine gidilmesi doğru olmamıştır. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya iadesine, 10.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog