7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/2842 E. , 2014/11053 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 20/11/2013
Numarası : 2012/718-2013/549
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı 23.09.1988 yılında çalışmaya başladığı davalı işyerinde kadroya geçirildiği 02.02.2002 tarihine kadar kullanması gereken izin haklarını kullanmadığını belirterek yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Yasanın 59 uncu maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemlerden 1999 ve 2000 yılı için yıllık izne hak kazandığı kabul edilmiştir. Ancak dairemizin yerleşik içtihadına göre mevsimlik olarak çalışan bir işçinin o yıl yıllık izne hak kazanabilmesi için en az 330 gün çalışması gerekecektir. Bu nedenle davacının 1999 yılında 343 gün çalışıp yıllık izne hak kazandığının kabulü yerinde ise de, 2000 yılında çalışması 299 gün olmasına rağmen bu yıl içinde yıllık izne hak kazandığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.