7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/8074 E. , 2014/16536 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Isparta İş Mahkemesi
Tarihi : 31/01/2014
Numarası : 2013/200-2014/48
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının tutum ve davranışları nedeniyle İşyeri Disiplin Yönetmeliğinin ve 4857 sayılı İş Kanununun 25/2-h bentlerine aykırılık nedeniyle haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini ve davacının davranışlarının sendikal faaliyet ile ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller uyarınca iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı, feshin asıl nedeninin sendikal faaliyetler olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Fesih tarihinden yürürlükte olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “sendika özgürlüğünün güvencesi" başlıklı 25.maddesinin ikinci fıkrasına göre; işveren, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında çalıştırma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz; üçüncü fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farkli işleme tabi tutulamaz; dördüncü fıkrasına göre; işverenin fesih dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre ise; sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18,20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. Iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
Sendikal neden yönünden incelendiğinde ise; davacı ve arkadaşlarının üye oldukları ilgili sendikaya yazı yazılarak, fesih tarihinden önce, fesih tarihi ve fesih tarihinden sonra, davalı işyerinde ilgili sendikaya üye işçi sayısının tespiti ile sendikaya üye olup daha sonra istifa eden, istifa edip de halen işyerinde çalışmaya devam eden işçiler olup olmadığı varsa bu işçilerin istifa ettikleri tarihler belirlenip sonuca gidilmesi gerekirdi. Yine davalı işyerinde ilgili sendikadan başka sendikalaşma olup olmadığı, işyerinde sendika yetki tespitinin yapılıp yapılmadığı, işyerinde T.İ.S. uygulanıp uygulanmadığı ve halen işyerinde çalışmakta olan ilgili sendikaya üye işçiler bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
Dolayısıya sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması halen devam eden işçiler olup olmadığı tereddütsüz belirlenmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.