7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/12346 E. , 2014/16591 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İskenderun 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 15/04/2014
Numarası : 2013/267-2014/103
Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenlerle ve sendika üyeliği nedeniyle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın 1 yıllık ücret tutarı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin gereğinden fazla rapor alması, ve iş yoğunluğundan dolayı fazla mesaiye kalması istendiğinde amirlerine karşı küfürlü şekilde ifadeler kullanması ve raporlu gün sayısının fazlalığının çalışma ortamını olumsuz yönde etkilediği iddiasıyla feshedildiği, feshin geçerli bir nedene dayandığının ispat yükümlülüğünün işverene ait olduğu ,ancak dinlenen tanık beyanları ile davalının küfürlü konuşma iddiasını kanıtlayamadığı gibi raporlu gün sayıları incelendiğinde davacının ameliyat olduğu ve buna bağlı olarak makul sayıda rapor kullandığı kaldı ki davalı işverenin iş aktini 18. madde gereği fesh ettiği düşünüldüğünde davacıya verilen savunmanın da usule uygun olmadığı zira fesih tarihi ile aynı gün olduğu ve dinlenen tanık ifadelerinden ve gelen cevabi yazılardan da anlaşılacağı üzere davacının sendikal nedenlerle işten çıkartıldığının beyan edildiği, tüm bu nedenlerle feshin geçerli bir nedene dayanmadığı, davacının sendikal faaliyette bulunduğu, 189 sendika üyesi işçinin iş akdinin feshedildiği ve 376 işçinin ise sendikadan istifa ettiği, bu nedenlerle feshin sendikal nedene dayandığı anlaşıldığından davanın kabulüne feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine; işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31/6 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 25/4 maddeleri uyarınca bir yıllık brüt ücret olarak tespitine karar verilmiştir.
İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak yargılama sonucunda feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilmişse de, söz konusu karar eksik araştırmaya dayanmaktadır.
Somut olayda davacı 07.08.2012 tarihinde sendikaya üye olmuş ve üyesi bulunduğu Çelik İş sendikasının 14.02.2013 tarihinde işyerinde çoğunluğu sağladığı tespit edilmiştir.Davacının iş sözleşmesi 26.02.2013 tarihinde feshedilmiştir. Davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetki alma aşamasında işverence yapılan fesihlerde sendikal sebep bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu hususta feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle davacının işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesine dair Yerel Mahkemece verilen çok sayıda karar Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Ancak bu dosyada olduğu gibi sendikanın yetki tespitinden sonra yapılan fesihlerde sendikal neden bulunup bulunmadığı daha ayrıntılı bir şekilde araştırılmalıdır. Özellikle bu bağlamda sendikanın yetki aldığının işverene hani tarihte bildirildiği, yetki tespitine itiraz edilip edilmediği, yetki tespitinin öğrenildiği tarihten sonra işverence yapılan fesihler ve fesihlerde sendika üyesi olan ve üye olmayan işçi oranı, üyelikten bu dönemde istifa eden ve istifa ederek işyerinde çalışmaya devam eden işçiler titizlikle araştırılmalı ve fesihte sendikal sebep bulunup bulunmadığı bu araştırmanın sonucuna göre değerlendirilmelidir. Yukarıdaki ilkeler doğrultusunda; mahkemece, belirtilen hususlar araştırılmaksızın feshin sendikal nedene dayandığının kabulü ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.