4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/1740 E. , 2023/1140 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Jandarma Genel Komutanlığı'na ait aracın davacı yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu ileri sürerek, oluşan maddi ve manevi zararlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda asıl kusurun davacıda olduğunu, maluliyetin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak tespiti gerektiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2014 tarih ve 2012/268 Esas, 2014/346 Karar sayılı kararıyla tarafların kusur durumu, maluliyet oranı ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.04.2017 tarih ve 2014/22794 Esas, 2017/4034 Karar sayılı ilamıyla; "... kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı ve Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre muhtemel yaşam süreleri belirlenirken Population Masculine Et – Feminine (PMF) Yaşam Tablosu esas alınması gerekirken CSO Yaşam Tablosunun esas alınmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda Dairemizce; davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre; davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
bozmaya uyularak davacının geçici iş göremezlik tazminatı istemi de reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunun hatalı olduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, reddedilen tazminat için davalı lehine her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, ... harçtan muaf olmasına rağmen ilamda idare aleyhine karar ve ilam harcına hükmedildiğini, faize hükmedilecekse bile karar tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini ve hükmedilen tazminat çok yüksek olduğundan kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ...'un yaya haldeyken davalıya ait aracın çarpması ile oluşan trafik kazası sonucu ortaya çıkan bedensel zararı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın 54 ve 56 ncı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, kararın bozmaya uygun olmasına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesinde "genel bütçeye dahil idarelerin yasanın 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olduğu" öngörülmüştür. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle bakiye karar harcının davalıya yükletilmesi gerekmekte ise de Hazine, Harçlar Kanunu uyarınca harçtan muaf bulunmaktadır. Davalı idare harçtan muaf olduğundan aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi, davacı tarafından dava açılırken ödenen peşin harcın da yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından; mahkeme kararının hüküm fıkrasının 12. ve 13. bendinin bendinin düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrası 12. bendinin tamamının hükümden çıkartılarak yerine "Davalı harçtan muaf olduğundan karar-ilam harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan 742,50 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine" cümlesinin eklenmesine; hükmün 13. bendinin de tamamının hükümden çıkartılarak yerine" Davacı tarafından yapılan kusur raporu gideri, bilirkişi rapor giderleri, tebligat, para havale masrafı ve posta gideri olmak üzere toplam 3.374,70 TL'nin haklılık durumuna göre 2.146,02 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.