Esas No
E. 2014/8270
Karar No
K. 2014/15416
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/8270 E.  ,  2014/15416 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Mersin 1. İş Mahkemesi

Tarihi : 18/03/2014

Numarası : 2012/174-2014/155

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine

2.Davacı, davalı işyerinde kamyon şoförü olarak çalışırken 16 ay boyunca aylık 1.500,00 TL net olan ücretinin 500,00TLsinin ödendiği, her ay ödenmemiş 1.000,00 TL ücret alacağı bulunduğu iddiası Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2012/728 takip sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını bildirerek borçlunun Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2012/728 sayılı takip dosyasına yaptığı vaki itirazın iptaline, takibin devamına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davacının ücret beyanının gerçek dışı olduğunu, gerçek ücretin yargılama ile belirlenebileceğini, davacının aylık ücretinin delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının asgari ücret ile çalıştığını ve davacının ücret alacağının kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının kamyon şoförü olarak asgari ücretle çalıştığı ve davacı adına bankaya ödeme yaptığı gerekçesiyle ödenen 500,00 TLnin mahsubu ile alacak hesabı yaparak belirlenen rakam üzerinden itirazın iptaline ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında, davacının aldığı ücret miktarı ile bu ücrete bağlı olarak ta davacıya ödenmeyen ücret alacağı olup olmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

Somut olayda, davacı aylık 1.500,00 TL net, davalı ise asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Dosya içeriğine ve özellikle İş Bankasından aldığı kredi için işverenin verdiği belge ile davacının iddialarının birlikte değerlendirildiğinde, davacının ücretinin aylık 1.000,00 TL net olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacıya gidilen her sefer başına harcırah verildiği de anlaşılmaktadır. Ancak harcırahların ödenmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığından bu dosyada harcırah hesabına girilmemesi doğrudur.

Davalının, davacının aldığı krediye kefil olması nedeniyle, davacının ödemediği bir kısım kredi borcunu da davalının ödediği dosyaya sunulan belgelerle sabittir. Bu nedenle öncelikle, davacının aylık 1.000,00 TL net ücretle çalıştığı ve buna göre ücrete hak kazanacağı tespit edilmeli, bundan davacının elden aldığını kabul ettiği aylık 500,00 TL ve davalının bankaya yaptığı ödemeler mahsup edilmelidir. Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı nedenidir. O halde taraf vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.