Esas No
E. 2014/5251
Karar No
K. 2014/13680
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/5251 E.  ,  2014/13680 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 9. İş Mahkemesi

Tarihi : 17/02/2014

Numarası : 2013/21-2014/46

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı şirket vekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Bursa Grup Başkanlığının 15.05.2013 tarhil yazısı uyarınca programlı teftiş kapsamında 20-27 Mayıs 2013 tarihlerinde yapılan teftiş neticesinde "çalışma sürelerinin toplam 45 saati aştığına ilişkin bir tespit olmadığı halde haftalık çalışma süresinin 4857 sayılı İş Kanununun 63.maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan Çalışma Süreleri Yönetmeliği'nin 4.maddesindeki düzenlemesi gerekçesi ile teftiş konusu işyerinde günlük çalışma sürelerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğine dair tespitin iptaline, işyeri müdürü Mustafa Selçuk Kısa ile ilgili olarak da " genel tatil günleri çalışması karşılığı 01.01.2012-31.04.2013 tarihleri arasında 11 günlük genel tatil ücreti alacağının bulunduğunun tespit edildiği"nin tutanağa yazılması nedeniyle bu tespitin de iptaline, şirkette uygulanan iş sözleşmelerinin hukuka uygun olduğunun tespitine, ayrıca 27.05.2012 tarihinde tebliğ edilen yazıda/raporda yer alıp bu dilekçede belirtilen tüm konu ve hususların uluslararası normlara, mevzuata, Yargıtay kararlarına ve mahkeme kararları ile doktrine aykırı oluşu nedeniyle iptaline ya da rapordan çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı İdare vekili, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının iptalini istediği tespit tutanak olup davacının bu tutanağın iptalini talep etmekte hukuki bir yararı olmadığı gibi tutanağın iptali için dava açılmasına da yasal olanak olmadığını, çünkü teftişin henüz tamamlanmadığını, müfettişlerce işverene tespit edilmiş olan noksanlıkların giderilmesi için 45 gün mehil verildiğini, bu süre sonunda tekrar işyerinde teftiş yapılacak olup eğer söz konusu noksanlıklar giderilmişse işverene idari para cezası uygulanmayacağını, ancak eksiklikler giderilmemişse düzenlenecek teftiş raporu sonucunda işverene idari para cezası uygulanacağını, işverenin de bu aşamada söz konusu idari para cezasına itirazı varsa cezanın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesi'ne dava açabileceğini, ayrıca İş Kanununun 92/son maddesinde ," iş müfettişleri tarafından düzenlenen rapor ve tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı" taraflara dava açma hakkı tanıdığını, iş bu davanın ise tutanağın işçilik alacağına ilişkin kısmı için açılan bir dava olmadığını, kurum işleminin iptali ve iş sözleşmesinin hukuka aykırı olmadığının iptali amacıyla açılmış bir tespit davası olduğunu, ortada henüz 4857 sayılı İş Kanununun 92. maddesine göre tanımlanmış bir teftiş ve rapor/tutanak da bulunmadığını, iş teftiş tüzüğüne göre müfettişlerce işverene teftiş esnasında eksikliklerini tamamlaması için mehil tanınmış olup mehil sonunda yapılacak teftişe göre olumlu veya olumsuz bir rapor düzenleneceğini, henüz ortada tamamlanmış bir işlem yani tespitte olmadığından dava açılacak bir durum da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bu davalarda taraf sıfatı bulunmadığı, iş müfettişi raporunun işçi alacaklarına ilişkin kısmına ilişkin dava açılabileceği, iş müfettişinin işyerinde uygulanan çalışma sürelerine ilişkin yaptığı tespitin 4857 sayılı Kanunun 92/3 fıkrasında yer alan " işçi alacağı" kapsamında değerlendirilemeyeceği, öte yandan mağaza müdürünün fazla çalışma yaptığına ilişkin tespite işçinin taraf gösterilerek dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı Yasanın 92/3.fıkrasında "Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez." hükmünü içermektedir.

Davacı işveren iptal davasını sadece Bakanlığa ve Ç.. M..ne karşı açmıştır. Bakanlığın programlı teftiş üzerine verdiği tespit kararı (tutanak)," ... işyerinde çalışan bütün işçilerin Haziran ayı ile Eylül ayları arasında Alışveriş Merkezinin kapanış saatine paralel olarak 10.00-22.00 saatleri yerine 10.00-23.00 saatleri arasında, 14.00-22.00 saatleri yerine 15.00-23.00 saatleri arasında çalıştıkları, işçilerin haftada bir gün çalışmayarak izin yaptıkları tespit edildi. ... İşyerinde 01.01.2012 tarihinden itibaren mağaza müdürü olarak tayin edilen Mustafa Selçuk Kısa adlı işçiye 2012 yılı 1 Ocak, 23 Nisan, 1 Mayıs, 18-20-21 Ağustos ( 2,5 gün Ramazan Bayramı), 30 Ağustos, 24-27-28 Ekim (2,5 gün Kurban Bayramı) 29 Ekim günleri ile 2013 yılı 23 Nisan günlerinde yaptığı genel tatil çalışmaları için herhangi bir ek ücret ödenmediği, ibraz edilen işyeri kayıtlarının incelenmesi neticesinde 01.01.2012-30.04.2013 tarihleri arasında 11 günlük genel tatil ücreti alacağı bulunduğu" tespit edildiği, soruşturma sırasında belirtilen saatler arası çalışmadığını ya da genel tatillerde çalışmadığını söyleyen işçilerin hukuki menfaatlerini ihlal etmese de bu saatler arası çalıştığını ve genel tatillerde de çalıştığı iddiasında olan diğer işçilerin haklarını etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle Mahkemenin davada menfaati etkilenecek olan genel tatil alacağı tespit edilen işçinin davaya dahil edilmesi için davacı şirkete kesin süre verilmesi ve adı geçen işçinin davaya katılımı sağlanarak beyanları alınıp delilleri toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

Yine yukarıda yer alan tespit tutanağı ile davacı işverene eksiklikleri gidermesi için süre verildiği görülmekle davacı işyerinde yapılan teftişe ilişkin tüm kayıtların getirtilerek eksik hususların denetiminin yapılıp yapılmadığı, davacı işverence eksikliklerinin giderilip giderilmediği ve sonucuna dair tüm belgelerin getirtilmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte her ne kadar mahkemece 4857 sayılı İş Kanununun 92/3 fıkrası gereği "işçilik alacakları" kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçelendirilmişse de; çalışma süresine ilişkin müfettiş tespiti ve çalışma sürelerine ilişkin çekişmenin, doğrudan işçilik alacaklarını etkileyen, çalışma süresine bağlı olarak belirlenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı yanında normal ve fazla çalışma hususlarını doğrudan etkileyen unsur olarak dikkate çektiğinden bu tespitin, "işçilik alacağı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Hal böyle olunca yukarıda yer alan tespitler karşısında mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak verilen karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog