Esas No
E. 2023/603
Karar No
K. 2023/963
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/603 K. 2023/963 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/603, K. 2023/963, T. 19.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/603
Karar No
2023/963
Karar Tarihi
19.12.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/603 Esas
KARAR NO: 2023/963
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2023

Mahkememizde görülen Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı ... marka 2012 model yük aracı için davalı yanca 23.02.2018/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ... Genişletilmiş Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davalı yanca kasko edilen aracın, 07.03.2018 tarihinde Bulgaristan/Dragoman şehri yakınlarındaki E-80 otobanındaki açık tır parkında bulunduğu sırada araç iç aksamında meydana gelen kısa devre sonucu çıkan yangın nedeniyle araçta hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından derhal Bulgaristan yetkilileri ile davalı tarafa bildirim yapıldığını, davalı sigorta şirketinin aracın Türkiye'ye getirilmesini talep etmesi üzerine de aracın çekici ve vinç yardımı ile (Tüm ücretler müvekkili yanca ödenerek) Türkiye'ye getirilerek davalı yanın yönlendirmesiyle ... servisine götürüldüğünü, davalı yanca aracın perte çıktığı ve gerekli ödemelerin derhal yapılacağı söylenmesine rağmen uzun bir süre geri dönüş olmaması üzerine ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasından tespit yapıldığını, davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 04.03.2019 tarihli ve 2018.E...-2019/... K. sayılı kararı (.... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Hakem Kararları Saklama Dosyası ...K.) ile müvekkilinin haklı çıkarak (Pert bedeli düşülerek) 65.340 TL araç zararı, 9.660 TL çekici ve vinç hizmeti olmak üzere toplamda 75.000 TL'ye hükmedildiğini, işbu tahkim kararının da Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .... sayılı ilamı ile kesinleştiğini ve karşı tarafça ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına asıl alacakla birlikte vekalet ücretleri (İlam ve icra), tahsil ve cezaevi harçları ile diğer masraflarda dahil olmak üzere 02.06.2023 tarihinde tüm dosya kapsamı itibariyle 153.126,17 TL yatırıldığını, ülkemizde gittikçe ağırlaşan enflasyonist ortam ve döviz kurlarında önlenemeyen artışların mevcut olduğunu, 2018 yılında dolar kuru 4,8 civarlarındayken bugün itibariyle 26-27 bandına kadar yükseldiğini, hatta araç fiyatlarında neredeyse 10 katına yaklaşan artışlar olduğunu, ... Sigorta tarafından "kasko" yapılan aracın 2018 yılında gerçekleşen riziko nedeniyle "pert" olduğunu ve bu durumun bizzat davalı yanca da teyit edildiğini, fakat ilgili ödemenin yapılmadığını, 2018 yılında rizikonun gerçekleşmesinden hemen sonra ilgili ödeme yapılmış olsaydı müvekkili tarafından başka bir araç alma şansı bulabileceğini, fakat ülkemizde yaşanan ağır enflasyonist ortam ile dolar-euro kurlarında aşırı yükselmeler neticesinde, devletin vermiş olduğu "temerrüt faizi" ile dahi karşılanması mümkün olmayan bir zararın (Munzam Zarar-Aşkın Zarar) ortaya çıktığını, tahsil edilen bedel ile zararın giderilmesi veya en basitinden aynı aracın tekrardan alınmasının imkansız hale geldiğini, rizikoya konu aracın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değeri ile aynı aracın bugünkü değerinin tespit edilmesi halinde zaten müvekkili yönünden uğranılan zararın açıkça ortaya çıkacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası), uğranılan aşkın zarar/munzam zararın davalıdan en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline ve mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortalı/sigorta ettirenin “Rizikonun ve tazminatın kapsamının belirlenmesi için gerekli olan bilgi ve belgeyi makul süre içerisinde sigortacıya vermek” zorunda olduğunun hüküm altına alındığını, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının “B.l. Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri ” maddesinde de buna parallel bir düzenleme bulunduğunu, uyuşmazlık konusu aracın 07.03.2018 tarihinde meydana gelen bir yangın olayı sonucunda hasar gördüğünü, meydana gelen olayı belgeleyecek yangın raporunun sunulduğunu, yangın raporunda, raporun hangi istasyon tarafından düzenlendiği ve görevli personelin ismi bulunmadığını, bu nedenle araştırma yapmak gerektiğini, bu çerçevede İtfaiye Raporu ile ilgili Bulgaristan İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan raporun doğruluğu konusunda teyit istendiğini, yetkililer tarafından “ibraz edilen raporun standart düzenlenen rapora göre farklı olduğu, konunun detaylı olarak incelenmesinden sonra bilgi verileceği” belirtildiğini, olayın sürüncemede kalmaması için davacı/sigortalıdan “APOSTİL şerhli Yangın Raporu” talep edildiğini, defalarca telefon görüşmeleri ile yapılan bu isteklerin cevapsız kaldığını, bunun üzerine başvuran/sigortalıya, ....Noterliği kanalıyla gönderilen 06.07.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “zarara dayanak olarak sunulan belgenin Bulgaristan İç İşleri bakanlığı tarafından tastik edilerek ve Bulgaristan Dış İşleri Bakanlığı tarafından da APOSTİL şerhi konularak” alınacak belgenin müvekkili şirkete iletilmesinin talep edildiğini, ancak geçen süre zarfında bu belgenin ibraz edilmediğini, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurularak tazminat bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak bu belgenin hiç bir zaman müvekkili şirkete ibraz edilmediğini, davacı/sigortalının, olayın gerçekliliğini ispat edecek belgeyi müvekkili şirkete sunmadığını, tazminat ödeme süresinin uzamasına neden olduğunu, bu nedenle davacı/sigortalının haksız ve mesnetsiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı/sigortalının faiz ile giderilemeyen munzam zararını ispat ile mükellef olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı/sigortalı tarafın iddia ettiği zararın temerrüt faizi ile giderilebilecek nitelikte olduğunu, TBK m. 120’de düzenlenen temerrüt faizi hususuna dair yasal düzenleme yapma yetkisi Anayasa uyarınca yasama organına ait olup temerrüt faizi ekonomik veriler değerlendirilerek belirlendiğinden başvurucu tarafın temerrüt faizini aşar nitelikte bir munzam zararı bulunmadığını, davacı tarafın yalnızca aşkın zararın mevcut olduğunu beyan ettiğini ancak işbu iddianın tamamıyla dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle taleplerin illiyet eksikliği sebebiyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın iddia ettiği alacağını vaktinde tahsil etmiş olması halinde gelir getirici bir eylemde bulunup bulunmayacağı, alacağını tahsil edememesi sebebiyle zarar ve kar anlamında bir kalemin doğup doğmadığının belirsiz olduğunu, aşkın zarar taleplerinin reddi gerektiğini, başvuran tarafın zararını somut ve yasal deliller ile ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek munzam zararın varlığı ve müvekkili şirketin sorumluluğunu ispat edecek bir belge sunulmamış olduğundan talep edilen munzam zarar zarar bedelinin reddine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.

GEREKÇE

Davanın; munzam zarar talebine ilişkin olduğu, davacı şirkete ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 23/02/2018 - 2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kasko sigortası poliçesi düzenlenerek sigortalandırıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından kasko edilen aracın 07/03/2018 tarihinde Bulgaristan'da araçta meydana gelen yangın nedeniyle aracın hasar gördüğü, Bulgaristan yetkilileri ile davalı sigorta şirketine bildirim yapıldığı, aracın perte çıktığı, gerekli ödemelerin derhal yapılacağı sigorta şirketi tarafından bildirilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin ödeme yapmadığının iddia edildiği, bunun üzerine davacı tarafından .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığı, yine davacı şirket tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaat edildiği, buna rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapılmaması sebebiyle davalı sigorta şirketi aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Hakem Kararları Saklama dosyası ... sayılı kararı ile toplam 75.000-TL tazminata hükmedildiği, kararın Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/... - 2022/... sayılı ilamı ile onandığı, kararın kesinleştiği, tazminatın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiği, 02/06/2023 tarihi itibariyle toplam 153.126,17-TL tahsil edildiği, davacı şirketin bu tazminatın ülkemizdeki enflasyonist ortam, döviz kurlarındaki artışlar gerekçe gösterilerek uğranılan aşkın (munzam) zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği,

Davacı her ne kadar munzam talebinde bulunmuş ise de; davacının munzam zarar talebinde bulunabilmesi için öncelikle uğradığı zararı ispat etmesi şarttır. Ancak davacı dava dilekçesinin hiçbir kısmında uğradığı somut zarara ilişkin herhangi bir somut delil ibraz etmemiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ve Hukuk Genel Kurulu kararları ile munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrütünün hukuki bir sonucu olduğu ve alacaklının faizi aşan bölümü olduğu, munzam zararın borçlunun temerrüte düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının mal varlığını kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı bir zarar şeklinde tanımlanabilir. Genel ve soyut nitelikteki enflasyonun yada bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Davacının kanıtlaması gereken husus enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi olgular değil, somut olarak geç ödemeden dolayı uğradığı zarardır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 13/06/2012 tarih, 2011/730E, 2012/373K sayılı kararı) Tüm bu hususlar değerlendirilerek; davacının munzam zararının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının sübut bulmayan davasının reddine,

2.Harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 10.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.HMK. 333. md. Uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog