5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2021/11726 E. , 2023/11732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/357 Esas, 2014/103 sayılı Kararının şikayetçiler ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, kooperatif üyesi olmak dışında bir sıfatları bulunmayan ve kooperatif tüzel kişiliğini de temsile yetkili kılınmayan ..., ..., ..., ... ve ...'ın usulsüz olarak katılanlığına karar verilmesi hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden, vekillerinin bu suçlardan kurulan hükümleri temyiz yetkilerinin bulunmadığı kabul edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (1163 sayılı Kanun) Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanıklara yüklenen zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 17 nci ve 18 inci maddeleri gereği zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde zimmet suçu bakımından müdahil sıfatını kazandığı, diğer suça ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz hakkı bulunduğu tespit edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2012 tarihli ve 2011/795 Soruşturma, 2012/193 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan şikayetçiler vekillerinin soyut iddiaları dışında kamu davası açılmasını gerektirir nitelik ve yeterlilikte delil bulunmadığından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verilmiştir.
2.Şikayetçiler vekillerinin itirazı üzerine, merci Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2012 tarihli ve 2012/542 Değişik iş sayılı Kararı ile; kooperatifle ilgili birçok ceza ve hukuk davasının bulunduğundan bahisle itirazların kabulüyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 247 nci maddesi uyarınca işlem yapılmasına, dosyanın gereği için Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmiştir.
3.Ankara Batı (Sincan) Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2012 tarihli ve 2012/21607
Soruşturma, 2012/6203 Esas, 2012/461 numaralı İddianamesiyle zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talep edilmiştir.
4.Ankara Batı (Sincan) 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/357 Esas, 2014/103 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ve suçtan zarar gören ...
Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davaya katılma talebinin yanı sıra tüm sanıkların her iki suçtan da ayrı ayrı üst sınırdan ve indirim uygulanmaksızın cezalandırılmaları gerektiği, atılı suçların unsurlarının oluştuğu, bu durumun katılanların dilekçeleri ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 04.01.2012 tarihli ön inceleme raporu ve bilirkişi Şinasi Şahin'in düzenlediği rapor içeriğinden anlaşıldığı, verilen kararların usûl ve yasaya aykırı olduğu ayrıca Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle tüm sanıklar hakkındaki hükümleri temyiz etmiştir.
B. Şikayetçiler ..., ...
Ve ... Vekilinin Temyiz Sebepleri
Yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bilirkişi heyetinin kooperatif bilançosunu hatalı incelediği, kullanma zimmeti suçunun unsurlarının oluştuğu, kooperatif genel kurulunun 30.06.2010 tarihli ve 7 numaralı kararıyla yönetim kuruluna bağlanan aylık 2.700 TL huzur hakkının Yargıtay kararıyla iptal edildiği, yönetim kurulu ve akrabaları tarafından yapılan aidat ödemelerinin adi makbuzla yapılmış gibi gösterildiği, sanık ...'in yeğeni ... ...'i bedelsiz olarak kooperatife üye yaptığı akabinde 15.775 TL bedelle üye yapmış gibi gösterdiği, ... ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde üyelik bedelini ödemediğini belirttiği yine sanık ...'in damadı ve dünürünü, sanık ...'ın ise yeğenlerini kooperatife değerinin altındaki bedellerle üye yaptıkları, bu şahısların kooperatife düşük bedelle üye olduklarını kabul ettikleri, böylece sanıkların zimmet suçunu işledikleri, icra dosyalarından elde edilen bedellerin akıbetinin belli olmadığı, sanıkların mahkemeyi yanıltıcı beyanda bulundukları ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle tüm sanıklar hakkındaki zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarını temyiz etmiştir.
C. Şikayetçiler ...
Ve ... Vekilinin Temyiz Sebepleri
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sanıkların kooperatif ana sözleşmesinin 40 ıncı maddesine aykırı hareket ettiklerinin belirtilmesine karşın sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğu, ... ...'in kooperatife bedelsiz olarak üye yapıldığı iddiasının gerekçede tartışılmadığı, ... ...'in ifadelerinde kooperatife ücret ödemeden üye olduğunu kabul ettiği, bu hususta bilirkişi raporunun tamamen hatalı değerlendirildiği, eksik incelemeyle usûle, hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı kararlar verildiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle tüm sanıklar hakkındaki zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarını temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 tarihli ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 tarihli ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı biçimde ve 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında; sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede, yüklenen suçları oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadan, 26.03.2012 tarihli ve 2011/795 Soruşturma, 2012/193 sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair Karar içeriğinin aynen iddianameye aktarılıp, sanıklar hakkında herhangi bir isnatta bulunulmadan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin merci Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2012 tarihli ve 2012/542 Değişik iş sayılı Kararına atıf yapılarak sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarının talep edildiği, bu suretle sanıklar hakkında usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı halde, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar hakkında zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlere yönelik ..., ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına katılan olarak KABULÜNE,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı (Sincan) 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2012/357 Esas, 2014/103 sayılı Kararına yönelik katılan ve suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye sonucu itibarıyla kısmen uygun ve ek Tebliğname'ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29/11/2023 tarihinde karar verildi.