Esas No
E. 2014/6570
Karar No
K. 2014/13947
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2014/6570 E.  ,  2014/13947 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 5. İş Mahkemesi

Tarihi : 13/03/2014

Numarası : 2012/253-2014/140

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalılardan İ.. Y.. vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1.Davacı, fazla çalışma yapmasına ve genel tatillerde çalışmasına rağmen ücretinin ödenmediğini, hiçbir yasal hakkı ödenmediğini ve sigorta günlerinin eksik gösterildiği ve 31.03.2011 tarihinde davalılar tarafından bildirimsız ve haksız olarak işten çıkarıldığını sonradan öğrendiğini belirterek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ve ücret alacağının tahsilini talep etmiştir.

Davalı İ.. Y.., davacıya tüm haklarının ödendiğini, buna dair ibraname bulunduğunu, hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, diğer davalı M.. D.., davacıyı tanımadığını, söz konusu işyerinin sahibi olmadığı gibi devralanı da olmadığını, işyerinde SSK'lı olarak çalıştığını, davacı ile hiçbir ticari veya iş ilişkisinin bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davacının iş aktinin işyerinin başkasına devri nedeniyle sonlandırıldığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının kabulüne, yıllık izin ve ücret alacağının ise reddine dair karar verilmiştir.

Davacının iş sözleşmesi, 31.03.2011 tarihinde davalı İ.. Y.. tarafından, işyerinin kapanması gerekçesi ile sonlandırılmış ve davacıdan 26.07.2012 tarihinde ibraname alınmıştır. İbranamede davacının kıdem tazminatını eksiksiz olarak teslim aldığı yazılı olup ibraname ile aynı tarihte düzenlenen 30.09.2014 ödeme tarihli 6.000,00 TL tutarlı bono, davalı İ.. Y.. tarafından keşide edilip davacıya verilmiştir. Mahkemece, söz konusu senet dikkate alınarak bu miktarın kıdem tazminatından mahsup edilerek sonucuna göre kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması gerekirken mevcut bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması hatalıdır.

3.Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde 730.00 TL ücret aldığını iddia etmiştir. Davalı İ.. Y.., davacının asgari ücret aldığını belirterek buna ilişkin imzalı bordro örneklerini sunmuştur. Dinlenen tanıkların, ücrete ilişkin beyanları bulunmadığı görülmüştür.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 2011 yılı ilk yarısında asgari ücretin brüt 796,50 TL olduğu, asgari ücretin altında çalışma olamayacağından dava dilekçesinde belirtilen 730,00 TL ( Brüt 1019,69 TL) ücretin net olduğu kabul edilerek hesaplama yapılacağı belirtilmiş, davalı itirazı üzerine ek raporda seçenekli hesaplama yapmış, mahkemece davacının iddia ettiği 730,00 TL ücret net kabul edilerek yapılan hesaplamalara göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının aylık ücreti net 730,00 TL kabul edilerek sonuca gidilmesi yukarıdaki delil durumu karşısında hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, öncelikle dava dilekçesinde belirtilen aylık ücret miktarının net mi yoksa brüt mü olduğunun davacıya açıklattırılarak, davacı işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırmak olmalıdır. Emsal ücret araştırma ve dosyadaki diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının aylık ücret miktarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.

4.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatil günlerinde çalışmasının olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut olayda davacı fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını tanık beyanları ile de ispat edememiştir. Kaldı ki dava açıldıktan 1 ay kadar sonra tanzim edildiği ibranamede fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını aldığını beyan ettiği gibi 24.12.2012 tarihli duruşmada davacı asil tarafından " ...ibranameyi imzaladıktan davalı işverenimden 26.07.2012 düzenleme tarihli 30.09.2014 vade tarihli 6.000,00 TL bedelli senedi aldım doğrudur..." şeklindeki beyanından, bu alacakların reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi de hatalı olup, bozma sebebidir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı İ.. Y..'a iadesine, 20.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog