Esas No
E. 2022/13379
Karar No
K. 2023/5435
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2022/13379 E.  ,  2023/5435 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı alacaklı vekili; DYO marka boyaların dükkanın arka tarafında depo olarak kullanılan yerde bulunduğunu, davalı 3. kişinin haciz esnasında borçlu şirket yetkilisi ile aralarında ticari ve hukuki bir bağlantı olmadığını beyan ettiği,ancak müvekkili Banka tarafından borçlu şirkete kullandırılan kredi kartı ile davalı 3. kişi şirket POS 'larından 75.000 TL çekildiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin DYO bayisi olmasa da her türlü boya alıp satabileceğini, yasal bir engel olmadığını,haczedilen dava konusu malların bir kısmının borçlu şirketten, bir kısmının ise başka şirketlerden satın alındığını,borçlu şirketten mal alımına dair tüm faturaların yasal defterlere kayıtlı olduğunu, borçlu ile kardeş olmalarının alacaklıdan mal kaçırıldığı anlamını taşımadığını, belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı borçlu vekili, müvekkili şirket yetkilisi ile 3. kişi şirket yetkilisinin kardeş olduklarını, DYO marka boya satmak için bayi olmaya gerek olmadığını, 3. kişi şirketinde DYO marka boya alarak müşterilerine satabileceğini, her iki şirket sahiplerinin birbirleri ile ortaklığı, müdürlük veya yöneticilik bağı olmadığını, aralarında ticari mal alım satımı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haczin 3. kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığı, bu adresin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olmadığı, haciz mahallinde borçlu olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir evrakın da bulunmadığı, borçlu ile üçüncü kişi arasında daha önceden beri süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, istihkaka konu mahcuzların ticari deftelerde kayıtlı olduğu, mülkiyet karinesinin davalı 3. kişi lehine olduğu, karinenin aksinin alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı alacaklı, eksik ve yetersiz rapor üzerinden hüküm kurulduğu, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığı, 2018 yılında ticari ilişkilerinin olup olmadığı varsa ne miktarda olduğunun tespitinin yapılmadığını, borçlu şirketin dosyadaki bilanço kayıtlarında görülen 3. kişi şirketten 2018 yılından devir 2.947.580,62 TL sipariş avansının bulunup bulunmadığının sorgulanmadığı; büyük meblağlı ödemelerin elden yapılmasının hem de aynı gün bunun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, tarafların kötüniyetli hareket ettikleri ve aralarındaki ticaretin gerçek olmadığını, tarafların aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve birbirlerinin ekonomik durumlarını bilen kişiler olduğu, her iki şirket yetkilisinin kardeş olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haczin ödeme emrinde belirtilen adreste yapılmadığı, ihtiyati haciz esnasında borçluların hazır bulunmadığı, haciz esnasında 3. kişi yetkilisinin sunduğu faturalar haricinde borçlulara ait bir evrak bulunmadığı, mülkiyet karinesinin 3. kişi lehine olduğu, bu doğrultuda ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, borçlu şirket yetkilisi ile 3. kişi şirket yetkilisinin kardeş olmasının ve davalı iki şirketin aynı alanda faaliyet göstermesinin menkullerin borçluya ait olduğunu göstermeyeceği ek bilirkişi raporunda defter ,kayıt ve belgelerin 213 sayılı VUK hükümlerine uygun açılış, kayıt ve kapanış işlemlerinin yapıldığının belirtildiği, ticari ilişki içerisinde bulunulmasının menkullerin aidiyetinin ve tüzel kişiler arasındaki organik bağın tespitine yeterli olmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı alacaklı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla aynı gün elden yapılan milyonlarca ödemenin ticari teamüllere tamamen aykırı olup, aynı gün tanzim edilen milyonlarca tutarındaki senetlerin borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla kötüniyetli olarak yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.