Esas No
E. 2022/13129
Karar No
K. 2023/4857
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2022/13129 E.  ,  2023/4857 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ilama dayalı takipte borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu borcun vergi alacağından kaynaklanan amme alacağına ilişkin olduğu ve takip yolunun doğru olup olmadığının mahkemece re'sen dikkate alınacağı belirtilerek; davacı borçlu aleyhine ...

5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2013 tarih ve 2011/631 E., 2013/635 K. sayılı ilamı dayanak yapılarak ...

20.İcra Müdürlüğü'nün 2021/2469 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın tasarrufun iptaline ilişkin olduğunu, kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ilamı ile düzeltilerek onandığını, ilamın içeriği incelendiğinde davanın bedele dönüştüğünü, yalnızca borçlu Bilfen Dersanecilik A.Ş.'nin borçları ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verildiğini, her ne kadar 380.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulmuş ise de davacının asıl borçlunun ödemediği tutardan 380.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, bu alacağa faiz talep edilmesi imkanının bulunmadığını belirterek takibin 246.895,89 TL'lik işlemiş ve işleyecek yasal faiz alacağına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı alacaklı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; takip talebinin takibe konu ilama ve yasalara uygun olduğunu, talep edilen faiz tutarında herhangi bir fazlalığın bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip konusu kararın kesinleşmeden icraya konulabilecek kararlardan olduğu, ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olduğu, hükmün içeriğinin aynen infazı gerektiği ve gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı da dikkate alınarak, kararda faiz konusunda bir hüküm bulunmadığı bu nedenle faizin karar tarihinden itibaren başlatılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığının anlaşıldığı, mahkemece dosyanın hesap bilirkişisine tevzii edildiği, bilirkişinin 19.09.2021 tarihli raporunda, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2469 Esas sayılı dosyasından talep edilen alacak kalemlerinde herhangi bir fazlalığın bulunmadığının bildirildiği görülmekle, denetime ve hükme elverişli rapor da dikkate alınarak faiz talebinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Takibe konu olan Setbaşı Vergi Dairesi'nin vergi borcu alacağı ve gecikme zammı alacaklarının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun Kapsamında takip konusu yapılabileceği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun uygulanamayacağı, takip yolunun yanlış olduğu, dava dilekçelerinde ve bilirkişi raporuna itirazlarında alacağın vergi alacağı olduğunun belirtildiği, dosya içeriğinde de vergi alacağının açıkça yazılı olduğu, takip yolu yanlışlığı hususunun mahkemenin resen gözetmesi gereken bir husus olduğu, ayrıca davacının yalnızca asıl alacak miktarından nakden tazminat olarak sorumlu olduğu, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek faiz yönünden sorumlu olmadığı ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak ilamın düzeltilerek onanmasına karar verilen Yargıtay ilamında, alacağın tahsiline dair hüküm kurulmuş olup, faiz konusunda herhangi bir hüküm kurulmamış olduğundan ve takip dayanağı ilam kesinleşmeden icrası mümkün ilamlardan olduğundan karar tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek takip başlatılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince, işlemiş faizin miktarının denetlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılarak alınan denetime elverişli rapordaki hesaplama doğrultusunda alacak kalemlerinde fazlalığın bulunmadığı tespiti uyarınca sonuca gidilmesinin hukuka uygun olduğu, davacı taraf istinaf aşamasında, takip yolunun yanlış olduğunu, alacağın vergi borcu ve gecikme zammı alacağı olduğu, bu nedenle 6183 sayılı yasa kapsamında takip konusu yapılabileceğini, İİK gereği takip yapılamayacağını ileri sürmüş ise de; takip dayanağı ilam ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen bir ilam olduğundan, hükmün İİK kapsamında icra edilmesi bakımından yasal bir engel bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ilama dayalı takipte, takip dosyasındaki işlemiş faiz ve işleyecek faiz yönünden borca kısmen itiraz istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog